GAZETENİN DÜNYASI

Pembegul Abla

Editor • 8/29/2026

GAZETENİN DÜNYASI

GAZETENİN DÜNYASI

Osmanlının son dönemlerinde Abdurreşit İbrahim adında bir seyyah yani gezgin Türkistan, Sibirya, Moğolistan, Mançurya ve Japonya’da geziyor. O ülkelerde yaşayan Müslümanlarla görüşüp güzel bir gezi kitabı yazıyor. Bu kıymetli kitabı birisinden ödünç alıp okuma imkânım oldu. Bulabilirseniz bu gayet eski gezi kitabını okumanızı tavsiye ederim. Konumuzla ilgili olarak, yazarın yüz yıl öncesi Mançurya dediği Çin’in doğu bölgesini gezerken ki gözlemleri bana çok enteresan geldi. Bazı bölgelerde gazete haberleri belli duvarlara asılıp hazır ediliyordu. Sabah olduğunda insanlar işe gitmezden önce bu duvar gazetelerini okuduktan sonra işine gücüne gidiyordu. Devamlı meşhur gezginleri duymaktan dolayı hemen hiç haberimizin olmadığı Abdurreşit İbrahim Efendi başka bir Çin köyünde konakladığında köylülerin sabah tarlaya gitmezden çok öncesi evlere dağıtılan gazetelerinden de bahsediyor. Anne, baba ve çocuklar sabah erkenden kapıya gelen gazetelerini okuduktan sonra evden işlerine çıktıklarından, gazete okumaya ne kadar önem verdiklerinden anlatıyor. Yani insanlar o zamanlarda gazete okuyorlarmış.

 

    Teknoloji teknik ne kadar ilerlerse ilerlesin, elektrikler gidiverse veya bir felaket olsa haberler haberleşme felç olur durur. İnsan en yakınından taa uzaklara kadar habersiz kalır. Geçenlerde “Yoğurt”un tarihçesiyle ilgili bir belgesele bakıyordum.  On birinci yüzyılda yaşamış büyük Türk dil bilgini Kaşgarlı Mahmut 1072 yılında yazmaya başladığı “Divanü Lügati’t Türk” eserinde yoğurttan aynı şimdiki adıyla bahsettikten sonra yoğurdun nasıl mayalandığından da en ince detayına kadar bilgi vermiştir. Bin yıl önce Yusuf Has Hacip tarafından kaleme alınmış Kutadgu Bilig eserinde de “yoğurt” aynı şekilde yazılıp tarif edilmiştir. Yoğurt’ u ilk defa Türkler keşfetmiş demek kolay, o zamanlarda birileri kalemi alıp yazmasaydı biz yoğurdun Türklerde mayalanıp dünyaya dağıldığını nereden bilecektik.

 

   O günlerden bu günlere gelirsek yazmak, haber vermek, kayıt altına almak, tarihe not düşmek hiç durmadı. İnsanların etraflarında olup biteni öğrenme, bilgilenip haberdar olma ilgileri hiç bitmedi. Dünyanın her yerinde her dilde gazeteler işlevlerine hiç durmadan davam ediyorlar. Avustralya’da farklı milletlerin kendi dillerinde ücretsiz basılan gazeteleri var, çarşı pazarda görüyorum. Bizim de bu zamana ve Avustralya’ da Türkçe okumak isteyen her kesime hitap eden “Dünya” gazetemiz var. Bilmem kaç yüzyıl sonra bu günlerin gündemini merak edenler sadece “Dünya” gazetesindeki yazılardan günümüzü öğrenebilecekler. Dünya gazetesi tarihe not düşme misyonunu tek başına başarıyor.  

 

    Avustralya, bilmem kaç türlü milletin barış ve huzur içinde bir arada yaşadığı çok güzel bir ülke. Dünya gazetesi tamda bu çizgiyi yakalayabilmiş, insanlara ayırım yapmadan herkese eşit mesafede yayın yapan aktif bir gazete. Her kesimden Millet vekilleri Türk toplumuna mesajlarını Dünya gazetesi aracılığıyla iletirler. Ne güzel marketlerimiz, mağazalarımız, restoranlarımız açılışlarını Dünya gazetesi sayesinde toplumumuza duyurabilirler. Avustralya büyük bir ülke, yeni çıkan kanunları, kuralları, seçimleri, sayımları, bizi ilgilendirecek gayet önemli Avustralya haberlerini Dünya gazetemiz bize titizlikle haber verir. Memleketten konser veren türlü sanatçılar geldiğinde duyurularını hep gazetemizle yapabilirler. Gazetesiz bir toplum olmamızın sonuçlarını düşünmek bile istemiyorum. Kıymetli doktorların varlığını, yaşlı, bakım ve sağlık hizmetlerine nerelerden ulaşılacağını falan hep gazetemizden öğreniriz. Misal, her yerde yaşlı bakımı servisi, hizmeti vardır ama bizim yaşlılarımız genelde Türkçe konuşan birisini tercih ederler. Gazetemiz bu iki ucu buluşturup haberleştirme görevini her hafta yerine getirir.

 

     Memleketten okumaya gelen bazı talebeler tanıdık birisi aracılığıyla beni arayıp acilen ev veya iş bulmaları gerektiğini haber verdiklerinde onlara hemen Dünya gazetesinin ilanlarını haber veririm. Gazetemizdeki ilanlar sayesinde kaç tane talebe ev ve iş buldu, ben biliyorum. İnsanlarımızın politik görüşleri veya dini tercihleri ne olursa olsun onların hassasiyetlerine gayet saygılı ve tarafsız yayın yapan gazetemizin bu duruşunu kıymetli köşe yazarlarımızın yazılarından da anlayabilirsiniz. Hepimiz buralarla ilgili, buranın havasında insanlarımızı incitmeden yazmaya özen gösteriyoruz.

 

   Bu kadar hizmete karşılık, ne güzel ücret ödemeden bedava alabildiğimiz, Avustralya’nın tek Türkçe yayın yapan gazetemizi elden ele ulaştırarak sahip çıkalım. Belki birileri ihtiyacı olan hacetini ola ki gazetemizde bulabilir. Belki yalnızlığını gazetemizin bulmacasını doldurarak giderebilir. Belli olmaz, ilanlar sayesinde işleri iyi de gidebilir. Bu gazete hepimizin gazetesi diyecektim.

Pembegül Abla