Gundem

Ooshies çılgınlığı NEDEN Avustralya’yı sardı!

Ooshies çılgınlığı Avustralya’yı sardı: Küçük oyuncakların arkasındaki büyük pazarlama stratejisi

Woolworths'un Disney temalı Ooshies kampanyası, çocukların koleksiyon oyunundan çıkıp takaslara, çevrim içi satışlara, okul yasaklarına ve mağazalarda uzun kuyruklara uzanan ülke çapında bir çılgınlığa dönüştü. Pazarlama uzmanlarına göre başarının arkasında ise dikkatle kurgulanmış bir tüketici psikolojisi bulunuyor.

Avustralya'da Woolworths'un başlattığı Disney Ooshies kampanyası, son haftalarda beklenenden çok daha büyük bir ilgi gördü. Müşteriler, 30 dolarlık alışveriş karşılığında bir Ooshie kazanırken, koleksiyonda Disney, Pixar, Marvel ve Star Wars karakterlerinden oluşan 40 farklı figür bulunuyor. 

Ancak kampanya kısa sürede yalnızca çocukların oyuncak topladığı bir promosyon olmaktan çıktı. Ooshies'ler okul bahçelerinde takas edilmeye, sosyal medya gruplarında aranıp satılmaya ve bazı nadir figürler için yüksek fiyatlar istenmeye başladı.

Bir oyuncak, daha fazla alışveriş

Pazarlama uzmanlarına göre kampanyanın en güçlü taraflarından biri, tüketiciyi Woolworths'a tekrar tekrar getirmesi.

Her 30 dolarlık alışverişte bir figür verilmesi, koleksiyonu tamamlamak isteyen müşteriler için daha fazla alışveriş yapma motivasyonu yaratıyor. Üstelik müşteriler hangi karakteri alacağını önceden bilmiyor.

Bu durum, koleksiyonun eksik parçalarını tamamlama isteğini daha da güçlendiriyor.

Pazarlama stratejisti Emily Taylor, kampanyanın insanların normalde tercih ettikleri marketten başka bir mağazaya gitmesine, daha büyük alışveriş sepetleri oluşturmasına ve daha sık alışveriş yapmasına neden olabileceğini belirtiyor. 

“Nadir” figürler yeni bir piyasayı doğurdu

Kampanyanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise Ooshies'ler için oluşan ikinci el piyasası oldu.

Bazı figürler Facebook Marketplace ve eBay gibi platformlarda satışa çıkarılırken, özellikle nadir olduğu belirtilen karakterler için yüksek fiyatlar istendi. Haberlerde bazı Ooshies'lerin yaklaşık 1 dolardan 200 dolara kadar fiyatlarla listelendiği, bazı “nadir” figürler için ise çok daha yüksek rakamların talep edildiği aktarılıyor. 

Nadir bir Bullseye Ooshie için internette 10 bin doların üzerinde ilanlar da görüldü. Bazı olağanüstü yüksek tekliflerin ise sahte veya gerçek olmayan teklifler olduğu bildirildi. 

Woolworths, yetkisiz üçüncü taraf satışlarını teşvik etmediğini belirtirken, koleksiyoncuların eksik parçalarını tamamlamasına yardımcı olmak amacıyla resmi Ooshies Swap Day etkinlikleri düzenledi.

Okullarda bile yasaklandı

Çılgınlığın boyutu bazı okullarda da sorunlara yol açtı.

Çocukların okulda Ooshies takası yapması nedeniyle dikkat dağınıklığı, anlaşmazlıklar ve adil olmayan takaslar konusunda şikâyetler geldi. Queensland, New South Wales ve Victoria'daki bazı okullar oyuncakların okula getirilmesine yönelik kısıtlamalar getirdi. 

Uzmanlar ise koleksiyon ve takas oyunlarının çocukların sosyal becerilerini geliştirebileceğini, ancak özellikle küçük çocuklarda takasların yetişkinlerin gözetiminde yapılmasının daha uygun olduğunu belirtiyor.

Woolworths için neden bu kadar önemli?

Pazarlama uzmanları, Ooshies kampanyasının yalnızca satışları artırmak amacı taşımadığını, aynı zamanda Woolworths'un marka algısını güçlendirmeye yönelik bir marka oluşturma stratejisi olduğunu değerlendiriyor.

Woolworths son dönemde fiyatlandırma uygulamaları ve tüketici güveni konusunda eleştirilerle karşı karşıya. Disney gibi güçlü ve aile odaklı bir markayla yapılan kampanya ise şirketin kamuoyundaki görünürlüğünü farklı bir noktaya taşıyor.

The Australian'ın aktardığı Meltwater verilerine göre, kampanyanın başlamasının ardından Woolworths ve Ooshies hakkındaki çevrim içi etkileşimlerde önemli artış yaşandı; sosyal etkileşimlerde 29,1 bin, toplam mention sayısında ise 2,25 bin artış kaydedildi. 

Stokların tükenmesi de ilgiyi artırıyor

Kampanyanın planlanan bitiş tarihi 25 Ağustos. Ancak bazı Woolworths mağazalarında Ooshies stoklarının bu tarihten önce tükenmeye başladığı bildirildi.

Woolworths, kampanyaya ülke genelinde milyonlarca müşterinin katıldığını ve talebin beklenenden çok daha yüksek olduğunu açıkladı. 

Pazarlama uzmanlarına göre stokların azalması da tüketicide “kaçırmadan tamamlamalıyım” duygusu yaratıyor. Böylece ürünün bulunabilirliğinin azalması, paradoksal olarak kampanyaya yönelik ilgiyi daha da artırabiliyor. 

Sadece çocuklar değil, yetişkinler de peşinde

Ooshies çılgınlığının bir başka dikkat çekici yönü ise yetişkinlerin de koleksiyonun önemli bir parçası haline gelmesi.

Ülke genelinde düzenlenen takas günlerinde ebeveynler, büyükanne ve büyükbabalar ve diğer yetişkinler eksik figürlerini tamamlamak için sıraya girdi. Bazı etkinliklerde uzun kuyruklar oluştu. Bir Ooshies takas etkinliğinden paylaşılan bir videonun 2,4 milyondan fazla izlenmeye ulaştığı bildirildi. 

Böylece Woolworths'un başlangıçta çocuklara yönelik görünen kampanyası, yetişkinleri de içine alan geniş bir koleksiyon topluluğuna dönüştü.

Küçük figür, büyük strateji

Ooshies kampanyasının başarısı, yalnızca Disney karakterlerinin popülerliğiyle açıklanmıyor. Uzmanların değerlendirmelerine göre kampanya aynı anda koleksiyon tamamlama isteğini, sürpriz unsurunu, kıtlık hissini, sosyal takası ve tüketicinin ödüllendirilme duygusunu kullanıyor.

Sonuç ise Woolworths için güçlü bir pazarlama etkisi: Müşteri yalnızca bir oyuncak almıyor; koleksiyonu tamamlamak için yeniden mağazaya dönüyor.

Woolworths'un kendi kampanya sayfasında da 30 dolarlık alışveriş karşılığında ücretsiz Ooshie verildiği belirtiliyor. 

Kaynaklar: Herald Sun / The Mercury, The Australian, Adelaide Now ve Woolworths.

Son Dakika Haberleri

Gundem

Melbourne’a gönderilen traktörden 300 kg kokain çıktı

Melbourne’a gönderilen traktörden yaklaşık 300 kilo kokain çıktı

Almanya’dan Panama üzerinden Avustralya’ya gönderilen traktör ve makine parçalarının bulunduğu konteynerde, X-ray taraması sonrası yaklaşık 300 kilogram kokain ele geçirildi. Olayla ilgili henüz gözaltı yapılmadı.

Australian Border Force (ABF) ekipleri, Melbourne’a gönderilmek üzere yola çıkarılan bir konteynerde yaklaşık 300 kilogram kokain ele geçirdi.

Yetkililere göre Almanya’dan Panama üzerinden Avustralya’ya gönderilen konteyner, resmi kayıtlarda iki traktör ve çeşitli makine parçaları taşıyor olarak beyan edildi.

Ancak ABF görevlilerinin yaptığı X-ray taramasında sevkiyatta bazı anormallikler tespit edildi. Bunun üzerine konteyner açılarak ayrıntılı arama gerçekleştirildi.

Arama sırasında traktörün içinde ve çevresinde altı büyük paket bulundu. Yapılan incelemelerde paketlerin kokain içerdiği belirlendi ve toplam miktarın yaklaşık 300 kilogram olduğu açıklandı.

Melbourne’a ulaşmadan yakalandı

Uyuşturucunun Melbourne sokaklarına ulaşması halinde milyonlarca dolarlık bir değere sahip olabileceği belirtildi.

Victoria Police Detective Superintendent David Cowan, ele geçirilen miktarın organize suç grupları için milyonlarca dolarlık gelir yaratabileceğini söyledi.

Cowan, kokainin yalnızca “parti uyuşturucusu” olarak görülmesinin yanlış olduğunu belirterek uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirin organize suç faaliyetlerini finanse edebildiğine dikkat çekti.

Yetkili, bu tür gelirlerin cinayet, silahlı saldırı, bıçaklama, ağır hırsızlık ve kundaklama gibi başka suçların finansmanında kullanılabileceğini söyledi.

Sevkiyatın alıcısı araştırılıyor

Olayla ilgili henüz herhangi bir kişi gözaltına alınmadı.

Polis şimdi uyuşturucunun nereden geldiğini, Melbourne'da kime gönderildiğini ve sevkiyatın arkasındaki kişileri belirlemeye çalışıyor.

Soruşturma, Australian Federal Police (AFP), Australian Border Force, Victoria Police ve Australian Criminal Intelligence Commission'ın ortak çalışması olan Victorian Joint Organised Crime Taskforce tarafından yürütülüyor.

ABF Superintendent Dan Peters, organize suç gruplarının uyuşturucuları yasal ticaret kanallarının içine gizleyerek Avustralya'ya sokmaya çalıştığını belirtti.

Peters, sınır görevlilerinin bu tür yöntemleri tespit etmek için özel eğitim aldığını ve şüpheli sevkiyatların ayrıntılı şekilde incelendiğini söyledi.

Traktörler uyuşturucu kaçakçılığında kullanılıyor

Avustralya makamları son yıllarda organize suç gruplarının ağır iş makineleri ve araç ithalatlarını uyuşturucu kaçakçılığı için kullanmaya çalıştığı konusunda da uyarılarda bulunuyor.

Australian Border Force, daha önce ağır makinelerin içine gizlenen uyuşturucuların tespit edildiği operasyonlar gerçekleştirmişti. Nisan 2026'da ABF ekipleri, East Coast'ta iki ayrı traktör sevkiyatında toplam 50 kilogramdan fazla kokain ele geçirmişti. Bunlardan biri Melbourne'a gönderilen bir traktörün içinde yaklaşık 30 kilogram kokainbulunmasını içeriyordu.

ABF ayrıca 2026 yılında sınırda kokain tespitlerinde artış yaşandığını bildirmişti. Temmuz 2025 ile Mart 2026 arasında toplam 14 ton büyük miktarlı yasa dışı uyuşturucu tespit edilirken, sınırda ele geçirilen kokain miktarının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı açıklandı.

Son olayda ise yaklaşık 300 kilogramlık kokain sevkiyatının Melbourne'a ulaşmadan tespit edilmesiyle soruşturma başlatıldı.

schedule45m ago
Gundem

SunRice’ta 92 pozisyon kaldırılıyor: Gıda güvenliği krizi!

SunRice’ta 92 pozisyon kaldırılıyor: Nationals gıda güvenliği krizine karşı uyardı

Avustralya'nın önemli pirinç üreticilerinden SunRice'ın Riverina bölgesindeki Leeton ve Deniliquin tesislerinde toplam 92 pozisyonun kaldırılacağı açıklandı. Plan kapsamında 78 çalışanın işini kaybedeceği, 14 çalışanın ise başka görevlere aktarılacağı bildirildi.

The Nationals lideri Matt Canavan, bu gelişmeyi Avustralya'nın gıda üretimi ve su kaynaklarıyla ilgili daha geniş sorunların bir göstergesi olarak gündeme getirdi. Canavan, Avustralya'da nüfusun gıda üretiminden daha hızlı büyüdüğünü savunarak ülkenin önümüzdeki yıllarda bazı temel gıda ürünlerinde ithalata daha fazla bağımlı hale gelebileceği uyarısında bulundu.

The Nationals'ın kendi modellemesine göre, mevcut eğilimler devam ederse 2040 yılına kadar domuz etinde yüzde 50, tereyağında yüzde 40, yumurtada yüzde 21, elmada yüzde 16, tavukta yüzde 15 ve pirinçte yüzde 15 oranında arz açığı oluşabilir.

Canavan, özellikle su altyapısı yatırımlarının azaltılmasını ve su politikalarını eleştirerek daha fazla baraj ve sulama altyapısı kurulması gerektiğini söyledi. Ayrıca çiftçiler için daha ucuz enerji ve gübre sağlanmasını, tarım sektöründeki bürokratik yüklerin azaltılmasını ve daha fazla tarım arazisinin üretime kazandırılmasını savundu.

Canavan'a göre Avustralya'nın nüfusu bu yüzyılda yaklaşık yüzde 50 artarken, gıda üretiminin hacmi yalnızca yüzde 30 arttı. Bu farkın devam etmesi halinde ülkenin temel gıda ürünlerinde dışa bağımlılığının artabileceğini belirtti.

Ancak SunRice'taki 92 pozisyonun kaldırılması ile hükümetin su politikaları arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi bağımsız olarak doğrulanmış değil. Bu bağlantı Canavan ve The Nationals tarafından yapılan siyasi bir değerlendirme olarak aktarılıyor.

SunRice'taki gelişme ise Riverina bölgesinde tarım ve pirinç üretiminin geleceği konusundaki tartışmayı yeniden gündeme getirirken, Avustralya'nın gıda üretim kapasitesi ve su kaynaklarının nasıl yönetileceği konusundaki siyasi tartışmanın da önümüzdeki dönemde devam etmesi bekleniyor.

schedule3h ago
Kose Yazilari

Zihninizin Söyleyemediklerini Bedeniniz Anlatıyor Olabilir

Hiç baş ağrısı, mide problemleri, baş dönmesi, göğüste sıkışma, kronik ağrı veya sürekli yorgunluk yaşadığınız halde yapılan tüm tıbbi tetkiklerin normal çıktığı oldu mu?

Bu durum oldukça zorlayıcı ve hayal kırıklığı yaratabilir. Doktor ziyaretleri, kan tahlilleri, görüntüleme testleri veya uzman görüşleri sonrasında size “Her şey normal görünüyor” denilebilir. Ancak siz yine de içinizde bir şeylerin yolunda olmadığını hissedebilirsiniz.

Birçok kişinin fark etmediği bir gerçek vardır: Bedenimiz ve zihnimiz sürekli olarak birbirleriyle iletişim halindedir.

Uzun süreli stres, kaygı, üzüntü veya travmatik yaşantılar sırasında sinir sistemimiz sürekli alarm durumunda kalabilir. Zaman içerisinde bu durum bedenimizi de etkileyebilir. Yaşadığınız belirtiler hayal ürünü değildir ve kesinlikle “sadece kafanızda olan bir şey” değildir. Bunlar, duygusal yüklerin bedensel olarak ortaya çıkan gerçek tepkileridir.

Birçok Türk ailesinde güçlü olmak, dayanıklı olmak, devam etmek ve başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarımızın önünde tutmak önemli değerler olarak görülür. Çoğu zaman kendimize “Sonra ilgilenirim”, “Dayanmam gerekiyor” veya “Geçer” deriz. Özellikle geçmiş nesillerde duygular hakkında konuşmak her zaman kolay olmamıştır.

Ancak gerçek şu ki; duygularımızı görmezden gelmek, onların ortadan kaybolmasını sağlamaz.

Bazen bu duygular kendini sürekli baş ağrısı olarak gösterebilir. Bazen mide ağrısı, mide bulantısı, göğüste sıkışma, kas gerginliği, uyku problemleri veya dinlenmiş olmanıza rağmen devam eden yorgunluk şeklinde ortaya çıkabilir. Bazı kişiler ise baş dönmesi, kalp çarpıntısı veya tıbbi bir açıklaması bulunamayan sürekli ağrılar yaşayabilir.

Bedeninizi bir uyarı sistemi olarak düşünebilirsiniz. Haftalar, aylar hatta yıllar boyunca biriken stres, bedeninizin size “bir şeylere dikkat etme zamanı geldi” şeklinde sinyaller göndermesine neden olabilir. Bu sinyalleri uzun süre görmezden geldiğimizde, bedenimiz çoğu zaman daha güçlü mesajlar vermeye başlar.

Elbette her fiziksel belirtinin sebebi stres değildir. Yeni başlayan veya devam eden sağlık sorunlarında öncelikle bir doktora başvurmak ve fiziksel nedenleri değerlendirmek çok önemlidir.

Ancak yapılan tıbbi değerlendirmeler yaşadığınız sorunları tamamen açıklayamıyorsa, duygusal sağlığınızın da bu süreçte nasıl bir rol oynayabileceğini düşünmek faydalı olabilir.

Birçok kişi kaygının her zaman endişe hissetmek anlamına gelmediğini bilmez. Bazen kaygı; hızlı atan bir kalp, nefes darlığı veya göğüste sıkışma şeklinde kendini gösterebilir. Depresyon her zaman üzüntü olarak görünmez; bazen yoğun yorgunluk, isteksizlik veya sürekli bedensel ağrılar şeklinde ortaya çıkabilir. Travma ise sadece geçmişte yaşanan bir olay olarak kalmayabilir; bazen bedenimizde iz bırakabilir.

Bir psikologdan destek almak güçsüzlük göstergesi değildir. Aksine, kendinizi daha iyi anlamak, stresin sinir sisteminizi nasıl etkilediğini öğrenmek ve hem ruhsal hem de fiziksel iyilik halinizi geliştirecek yöntemler kazanmak için atılmış önemli bir adımdır.

Bedeniniz, size bir şeylerin yolunda gitmediğini anlatmak için inanılmaz bir kapasiteye sahiptir.

Kendinize “Bende ne yanlış var?” diye sormak yerine belki de şu soruyu sormak daha faydalı olabilir:

“Bedenim bana ne anlatmaya çalışıyor?”

Bu sinyalleri korkuyla değil, anlayış ve şefkatle dinlemek iyileşme yolunda atılan ilk adımlardan biri olabilir.

Dr Firdevs Tat
Klinik Psikolog & Klinik Nöropsikolog

schedule4h ago
Gundem

OĞLUMA KIZ BAKIYORUM

   Kadın bana bu kelimeleri söyledikten sonra devamında neler söyledi hiç duymadım. Birden aklımda elinde çay tepsisiyle bekleyen cici bir kız silüeti belirdi.  Evlenmeye, yuva kurmaya hazır bu hanım kız etrafında iffetiyle, edebiyle vee yardımseverliğiyle meşhurmuş. Başka erkeklerle hiç gezip tozmamış, okulundan eve evinden okuluna giden hafta sonları bir yerlerde çalışan gayet akıllı çalışkan bir kızmış. Evde olduğu zamanlarda annesine, babasına yardım eden, temiz, titiz, güzel pastalar yapan, yaşlı komşulara ikram eden vee çevresinde sevilip sayılan becerikli bir kızmış. Kesinlikle sigara ve içki içmeyen, gerektiğinde kazancıyla hayır hasenat yapmayı seven güzel ahlakıyla tanınan bir kız. Giyimi kuşamı gayet edepli, kazancını israf etmeyen tutumlu, annesine ve babasına yük olmayan çok merhametli bir kız… aklımda gezdi durdu.

    Neden sonra hanım arkadaşın oğlu geldi yanımıza, saygıyla “hoş geldiniz, nasılsınız?” dedi. Hemen kendimi toparladım. Yirmi beş yaşlarında fiziği düzgün, okumuş, işi gücü olan, ailesiyle mütevazı bir hayat yaşayan bu gencin bize olan hizmetine, titizliğine bir kez daha dikkat ettim. Biz annesiyle otururken çocuk gayet becerikli bir şekilde çaylarımızı koydu getirdi, kek, kurabiyeleri önümüze sıraladı. Annesi söylemeden her hizmeti anında yapan bu genç ne güzel bir eş olurdu. Evine evladına iyi bakan ne iyi bir baba olur diye bir intiba oluştu bende. Allahualem, bu evcimen gence hayırlı bir kısmeti olsun için dua etmekten başka bir şey gelmedi elimden.

   

Bazı gençlerimiz var, kızların olduğu ortamlarda gezmedikleri için hayat arkadaşlarını kendileri bulma ihtimalleri çok zayıf. Bu gençler filmlerdeki gibi gözleri kapalı bir maceranın içerisine atlamaktan ziyade hayatta bir sefer olacak evlenme işlerinde çok temkinliler, çok utangaç ve çekingenler. Bu yüzden görücü usulü dediğimiz sistem az da olsa hala çalışıyor. Bilhassa anneler çekinmeden bana “oğluma kız bakıyorum veya kızıma münasip bir eş arıyoruz” diye haber verirler. Bende bu işlerde tanıdığım güzel, hanım aile kızları varsa haber vermekten hiç geri durmuyorum. Bu işerin olup olmayacağını Allah bilir, buna bütün kalbimle inanıyorum. Ama “şurada iffetli, güzel bir ailenin kızı var” demekten hiç üşenmem.

   

Böylece “şurada size uygun güzel bir damat adayı var” diye haber verdiğimde bazen aday kızların henüz hiç görüşmeden devirdiği çamlar sayesinde işler olmaza gidiyor. Bir bakıyoruz kız daha ilk görüşme aşamasında çay içmeye eniştesiyle çıkıp geliyor. Avustralya’da doğup büyümüş, özgür bir fikre sahip bir damat adayının bu manzarayı kabul edenine henüz rastlamadık. Evlenmeye karar veren kızların bazıları da upuzun bir soru cevap listesi hazırlayıp aynı mülakata girer gibi arkadaşlarından derlediği soruları talibine sorup sıralamaya başlıyor, cevaplar dosdoğru, güzel ama oğlanı ikna etmek şöyle dursun ebediyen kaçırıyor. Bazı kızlarında galiba tecrübeli birinden aldığı akılla, daha ilk tanışmada “ne iş yapıyorsun, kazancın ne kadar...” gibi tuhaf soruları olabiliyor. Bu durum buralı saf niyetli gençlerimiz açısından gayet itici olduğunu gözlemledim.

    

Damat adaylarının da çözemediğimiz halleri var. Bu durumları kolaylaştırıp aşamadıkları için mecburen anneler, teyzeler araya girmek zorunda kalıyorlar. Oğlan ne güzel kızı bulmuş, beğenmiş ve tanışma aşaması başarılı geçmiş.  Sonrasında kız damat adayının kendi ailesine karşı saygısızlığını gördüğü an yüzüğü derhal atabiliyor. Şimdi gençlere birbirlerini haber verip kenara çekiliyoruz ama hiçbir şey umduğumuz gibi olamıyor maalesef. Başka bir tanıştırmada daha ilk görüşmede oğlan “evlenirsek benim ailemle beraber yaşayacağız” diye tutturuyor. Bismillah...sen tanımadığın birisine en son söylenecek sözü en önce söylersen böyle ortada kalakalırsın dimi. Bir delikanlıda buluşmaya gayet bakımsız, pasaklı gittiği için reddedilmişti.

   

Bir zaman bir aile kız istemeye gidecekler, kızın ailesini ikna etmek için en yakınlarına “yanımızda kimi götürelim” diye danışıyorlar. Onlarda “Cevat efendiyi götürün, o dizlerinin üzerine çöke çöke çok yeminler ederek insanları ikna eder” demişler, nitekim iş olmuşta.  Eskiden olanın tam tersine artık bir kız istenirken de “kızımızın içki, sigara içme alışkanlığı var mı? bu kız kumar oynar mı?” diye önceden soranlara rastlıyoruz. Bütün sorulardan başarıyla, geçtik gençler anlaştı ve düğün sayfasına geçildi diyelim, dertler bitmiyor tabi. Bir düğünde her şey yolunda giderken damat son halaydan sonra gelini kucağına alıyor, arabalarına gidecekler. Gelinin yakını bir amca koşarak gelip önlerine geriliyor. Parmağını damada sallayarak “hayvan herif..naapıyoon..o daha şimdi olmaacah..indir onu kucağından…” diyerek damada bağırıyor. Yazık güzelim giden her şey bir anda çok kötü oluyor tabi. Ondan sonrası hiç iyi olmuyor haliyle.

  

Birçok şeyin güvenilmez olduğu günümüzde evlenmek isteyen bazı gençlerimiz yakınlarından gelen “evlenmek isteyen birisi var” haberlerine kayıtsız değiller diyecektim.

                                                                                         

Pembegül Abla

 

schedule4h ago
Kose Yazilari

Bir insan öldüğünde geriye gerçekten ne kalır?

İnsan Gerçekten Ne Bırakır?

 Bir insan öldüğünde geriye gerçekten ne kalır?

 

Belki de hayatın en önemli sorularından biri budur. Çünkü öldüğümüzde evlerimiz başkasının olur, bankadaki paramız el değiştirir, eşyalarımız paylaşılır. Bir süre sonra ismimiz bile daha az anılır. Peki bizi gerçekten yaşatan şey nedir?

 

İnsanın gerçek mirası, sahip oldukları değil; dokunduğu hayatlardır. Bir mahallede aç olduğunu bildiği çocuğa sessizce bir tabak yemek uzatan komşuyu düşünün. Belki adı hiçbir zaman tarihe yazılmayacaktır. Ama o çocuğun kalbinde ömür boyu unutulmayacak bir iyilik olarak yaşayacaktır.

 

Bir öğretmeni düşünün. Bazen yıllarca anlatılan dersler değil, söylediği tek bir cümle bir insanın kaderini değiştirebilir.

 

“Sen başarabilirsin.”

 

Belki de yıllar sonra başarılı bir doktorun, öğretmenin ya da mühendisin hikâyesinin temelinde, kendisine ilk kez inanan o öğretmen vardır. Bir doktorun yalnızca hastalığı değil, karşısındaki insanın korkusunu da görmesi… Bir yöneticinin çalışanını sadece yaptığı işle değil, emeğiyle de değerli hissettirmesi… Bir komşunun zor zamanlarda kapınızı çalması… Bunların hiçbiri tapuya yazılmaz. Ama bazen bir insanın bütün hayatını değiştirebilir. Çünkü bazı insanlar mal mülk değil, umut bırakır.

Modern dünya ise bize sürekli daha fazlasını kazanmamız gerektiğini söylüyor. Daha büyük evler, daha yüksek makamlar, daha fazla para… Elbette bunların hepsi hayatın bir parçasıdır. Ancak başarıyı sadece bunlarla ölçmeye başladığımızda, asıl mirası gözden kaçırıyoruz.

 

İnsanın değeri, sahip olduklarıyla değil; yokluğunda bile yaşamaya devam eden etkisiyle ölçülür.

Bu gerçeği en önce ailelerde görürüz. Bir anne yalnızca yemek yapmayı öğretmez; sevgiyi, sabrı ve merhameti de öğretir. Bir baba sadece çalışmayı değil; emeğe saygıyı, dürüstlüğü ve sorumluluğu da gösterir. Çocuklar çoğu zaman anne babalarının söylediklerini değil, yaşadıklarını örnek alırlar. Çünkü değerler nasihatle değil, davranışla aktarılır.

 

Aynı durum kurumlar için de geçerlidir. İş hayatında sık sık şu cümleyi duyarız:

 

“O ayrıldıktan sonra işler bozuldu.”

 

Oysa gerçek liderlik, insanlar size bağımlı olduğu için vazgeçilmez olmak değildir. Gerçek liderlik; siz ayrıldıktan sonra da ayakta kalabilen bir sistem, paylaşılmış bir bilgi ve sürdürülebilen bir kültür bırakabilmektir.

 

Bugün birçok kurum teknolojiye yatırım yapıyor. Ancak çoğu zaman gözden kaçan daha değerli bir sermaye var: İnsanların yıllar içinde biriktirdiği tecrübe.

 

Deneyimli bir hemşirenin dikkati, iyi bir öğretmenin sezgisi, yıllarını aynı kuruma vermiş bir çalışanın kriz anındaki sağduyusu… Bunlar kolayca ölçülemez ama aktarılmadığında kişiyle birlikte kaybolur. Bu yüzden güçlü kurumlar yalnızca bilgi üretmez; bilgiyi paylaşır.

 

Markalar için de durum farklı değildir. İnsanlar sadece bir ürünü satın almaz; o markaya duydukları güveni de satın alırlar. Kalıcı markaları yaşatan şey, yalnızca kaliteli ürünleri değil; verdikleri sözleri tutmaları ve insana duydukları saygıdır.

 

İnsan ilişkileri de böyledir.

 

Bazı insanlar hayatımıza sessizce girer ama yıllarca unutulmaz. Çünkü bize kendimizi değerli hissettirmiştir. Bazen bir tebessüm, bazen yargılamadan dinleyen bir kulak, bazen de en zor anda uzatılan bir el…

İşte gerçek izler böyle bırakılır.

Fakat geriye bıraktığımız miras her zaman güzel olmayabilir.

Bazı insanlar umut bırakırken, bazıları derin yaralar bırakır.

Bir öğretmenin öğrencisinin özgüvenini kıran sözleri…

Bir babanın sevgisini esirgemesi…

Bir yöneticinin adaletsizliği…

Verilen sözlerin tutulmaması…

Bunların her biri, insanın hayatında yıllarca taşınan izlere dönüşebilir.

 

İnsan, kalplere dokunduğu kadar kalplerde bıraktığı yaralarla da bu dünyada iz bırakır.

 

Çünkü bazen en derin yaralar, söylenen ağır sözlerden değil; tutulmayan sözlerden, yarım bırakılan umutlardan ve hiçbir açıklama yapılmadan çekilip gidilmesinden doğar. İnsan çoğu zaman yaşadığı olayı değil, o olayın kendisine hissettirdiği değeri ya da değersizliği hatırlar. Bazı hayal kırıklıkları unutulmaz; insan sadece onlarla yaşamayı öğrenir.

Belki de hayatın anlamı kusursuz olmak değildir. Hepimiz hata yaparız. Bazen kırılır, bazen de kırarız. Asıl mesele, bir insanın hayatına dokunduğumuzda ona yük mü olduğumuz, yoksa güç mü verdiğimizdir.

 

Çünkü insanın gerçek ömrü, yaşadığı yıllarla değil; yokluğunda yaşamaya devam eden etkisiyle ölçülür.

Hayatın sonunda kimse kaç ödül aldığımızı, ne kadar kazandığımızı ya da hangi makamda oturduğumuzu hatırlamayacak.

İnsanlar, onlara nasıl hissettirdiğimizi hatırlayacak. Zor zamanlarında yanlarında olup olmadığımızı…

Adil davranıp davranmadığımızı…

Umut verip vermediğimizi…

Ya da tam tersine, içlerinde nasıl bir yara bıraktığımızı…

Sonunda hepimiz aynı yere varacağız.

Evlerimiz başkalarının olacak.

 

Masalarımızda başka insanlar oturacak.

 

İsimlerimiz zamanla daha az anılacak.

 

Ama ardımızda güven, merhamet, adalet ve umut bırakabildiysek; aslında hiçbir zaman tamamen gitmiş olmayacağız.

 

Çünkü insanı yaşatan nefesi değil, ardında bıraktığı izdir.

 

Ve belki de hayatın sonunda geriye kalan tek soru şudur:

Bu dünyadan sadece geçip gittim mi, yoksa benden sonra yaşamaya devam edecek nasıl bir iz bıraktım?

 

Bu yazı, kalbin diliyle anlayan şair ruhlu bir anneye ithaf edilmiştir.

 

 

Nurcan Kıral

Sosyolog

schedule4h ago
Gundem

Bölgesel NSW’nin en büyük camisi açıldı

Young’da yeni dönem: Bölgesel NSW’nin en büyük camilerinden biri açıldı

NSW’nin Young kasabasında 'Young Mosque' kapılarını açtı. Yaklaşık 1.000 kişilik kapasiteye sahip yeni yapı, son yıllarda büyüyen Müslüman toplumunun ibadet ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla inşa edildi.

New South Wales’in kırsal bölgelerindeki önemli merkezlerden Young’da yeni bir cami hizmete açıldı. Yaklaşık 1.000 kişinin aynı anda ibadet edebilmesine olanak sağlayan yeni Young Mosque, bölgesel NSW’deki en büyük camilerden biri olarak öne çıkıyor.

Sydney merkezli Lebanese Muslim Association (LMA) tarafından yönetilen Young Mosque’un resmi açılış törenine yüzlerce kişi katıldı. Törende Hilltops Council Mayor Brian Ingram da yer aldı.

Yeni yapı, aynı arazi üzerindeki daha küçük eski caminin yerini aldı. Proje kapsamında ibadet alanı başta olmak üzere kadınlar için olanaklar, abdest alanları, tuvaletler ve toplumsal faaliyetler için kullanılabilecek alanlar genişletildi.

LMA, yeni caminin eski yapının yaklaşık beş katı büyüklüğünde olduğunu ve 1.000'den fazla kişiyi ağırlayabilecek kapasiteye sahip bulunduğunu belirtiyor. Projenin temel gerekçesi ise Young ve çevresindeki Müslüman toplumunun son yıllarda büyümesi.

Young’daki Müslüman toplum büyüyor

Young, Sydney’nin yaklaşık 370 kilometre batısında bulunan ve Avustralya genelinde “Cherry Capital” olarak bilinen kırsal bir NSW kasabası.

Müslüman toplumunun bölgedeki varlığı yeni değil. Young Mosque’un geçmişi 1994 yılına kadar uzanıyor. LMA'ya göre eski cami, tarihi bir drive-in sinema alanı üzerinde kurulmuştu ve yıllar boyunca bölgedeki Müslümanların temel ibadet merkezi olarak hizmet verdi.

2021 Census verileri, Young’da 483 kişinin kendisini Muslim olarak tanımladığını ve bunun yüzde 4,4'e karşılık geldiğini gösteriyor. Bu rakam, o tarihteki resmi Census verisi.

Ancak yerel toplum temsilcileri ve bölgedeki haber kaynakları, Müslüman nüfusun 2021'den bu yana önemli ölçüde arttığını ve bugün kasaba nüfusunun yaklaşık yüzde 10'una ulaşmış olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle yüzde 10 oranı güncel bir Census sonucu değil, yerel kaynaklara dayanan bir tahmin olarak değerlendiriliyor.

İlk Müslüman aileler 1980’lerin sonunda geldi

Young’daki Müslüman toplumunun önemli bölümünü Lübnan kökenli aileler oluşturuyor.

Yerel kaynaklara göre ilk Muslim aileler 1980'lerin sonlarında tarım ve kırsal yaşam imkanları nedeniyle bölgeye yerleşmeye başladı. Zaman içerisinde bu ailelerin çocukları ve torunları da Young’da yaşamaya devam etti.

Son yıllarda ise Sydney gibi büyük şehirlerden bazı Muslüman ailelerin daha sakin ve kırsal bir yaşam için Young’a taşındığı belirtiliyor.

SBS'nin daha önce Young’daki toplum üzerine yaptığı haberde, küçük caminin şehir dışından bölgeye taşınan Müslüman aileler için önemli bir çekim noktası haline geldiği aktarılmıştı. Yerel Mülüman toplumunun bölgedeki sosyal ve ekonomik hayata da katkı sağladığı belirtilmişti.

Yeni cami neden gerekli oldu?

Young Mosque Committee Head Abdullah Sultan, daha önce yaptığı açıklamalarda yeni binanın yalnızca daha büyük bir ibadet alanı oluşturmak için değil, gelecek nesiller için daha geniş bir community centre oluşturmak amacı taşıdığını söylemişti.

2024 yılında başlayan proje, mevcut kompleksin kapsamlı biçimde büyütülmesini içeriyordu. Projenin tamamlanmasıyla ibadet alanının yaklaşık dört kat genişlemesi, kadınlara yönelik olanakların geliştirilmesi ve eğitim faaliyetleri için daha fazla alan oluşturulması planlandı.

2025 yılında projenin tamamlanma aşamasına geldiği ve yeni yapının 1.000'den fazla worshipper kapasitesine ulaşacağı bildirilmişti. Projede yaklaşık 600 metrekarelik prayer space, yeni abdest (wudu) alanı, geliştirilmiş bathroom facilities ve minaret, mihrab ve minbarın bir arada tasarlandığı dikkat çekici bir mimari bölüm bulunuyor.

“Young artık toplumun bir parçası”

LMA Secretary Gamel Kheir, Young’daki Muslim toplumunun büyümesini Avustralya’daki Çokkültürlülüğün (multiculturalism) sürecinin bir parçası olarak değerlendirdi.

Kheir, toplumun artık yalnızca belirli bir bölgede yaşayan kapalı bir yapı olmadığını, Mülüman Avustralyalıların farklı bölgelere yayılarak ülkenin sosyal yapısının bir parçası haline geldiğini ifade etti.

Young Mosque projesinin destekçileri de yeni yapının ibadet dışında gençlik çalışmaları, eğitim, community activities ve aile etkinlikleri açısından daha fazla imkan sağlayacağını belirtiyor.

Daha önce Young Mosque Committee Head Abdullah Sultan da yeni caminin bölgeye daha fazla insan çekebileceğini ve çocuklar için yeni fırsatlar oluşturabileceğini söylemişti.

Mayor: “Toplumun katkısı önemli”

Hilltops Council Mayor Brian Ingram da Young’daki Müslüman toplumunun yerel yaşam içerisindeki rolüne dikkat çekti.

Ingram, Müslüman toplumunun çeşitli yerel faaliyetlere katkı sunduğunu ve bölgedeki toplum yaşamının önemli bir parçası haline geldiğini belirtti.

Young'da Müslüman nüfusun büyümesi zaman zaman toplum içerisinde tartışmalara da neden olsa da Mayor Ingram, bölgenin farklı toplulukların birlikte yaşadığı bir yapı içerisinde gelişmeye devam ettiğini ifade etti.

Young Mosque’un daha geniş bağlantısı

Young Mosque, Avustralya'nın en eski Müslüman sivil toplum kuruluşlarından biri olan Lebanese Muslim Association tarafından yönetiliyor.

LMA ayrıca Sydney'nin southwest bölgesindeki Lakemba Mosque'u ve Cabramatta'daki Othman Bin Affan Mosque'u da yönetiyor. Young Mosque ise kuruluşun kırsal NSW'deki önemli merkezlerinden biri.

Yeni Young Mosque’un açılmasıyla birlikte, yaklaşık 30 yıl önce küçük bir ibadet alanı olarak başlayan yapı, bugün 1.000'den fazla kişinin kullanabileceği büyük bir community facility haline geldi.

Young’daki gelişim, Avustralya'nın büyük şehirlerinin dışında da Müslüman toplumlarının büyüdüğünü ve yeni ibadet, eğitim ve sosyal alanlara yönelik ihtiyacın arttığını gösteren örneklerden biri olarak dikkat çekiyor.

Kaynak: 2021 Census'a ilişkin nüfus ve dini aidiyet verileri Australian Bureau of Statistics tarafından yayımlanan resmi verilerdir.

İmage: The new Young Mosque (LMA).

schedule5h ago
Gundem

Avustralya'dan Türkiye için yeni seyahat uyarısı

Smartraveller, Türkiye'de terör tehdidinin sürdüğünü belirterek Avustralyalılara “yüksek derecede dikkatli olun” çağrısını yineledi

Avustralya Hükümeti'nin resmi seyahat danışmanlığı platformu Smartraveller, Türkiye'ye yönelik seyahat uyarısını güncelledi. Kurum, Türkiye genelinde terör saldırısı tehdidinin yüksek olmaya devam ettiğini belirterek Avustralyalılara “yüksek derecede dikkatli olun” tavsiyesinde bulundu. Uyarı 14 Ağustos 2026 tarihinde güncellendi. 

Smartraveller, özellikle kalabalık alanlarda olası güvenlik tehditlerine karşı dikkatli olunmasını ve gösteri ile protestolardan uzak durulmasını istedi. Kurum, protestoların kısa sürede şiddete dönüşebileceği uyarısında bulunarak yolcuların güvenlik farkındalığını yüksek tutmasını ve herhangi bir güvenlik olayında yerel makamların talimatlarını takip etmesini tavsiye etti. 

Bazı bölgeler için daha yüksek uyarı seviyesi

Smartraveller'ın Türkiye için genel tavsiyesi “yüksek derecede dikkatli olun” seviyesinde kalırken, bazı bölgeler için daha yüksek seyahat uyarıları uygulanıyor.

Kurum, Suriye sınırının 10 kilometre içerisindeki bölgelere seyahat edilmemesini tavsiye ediyor. Bu bölge için gerekçe olarak ciddi terör, şiddet ve savaş eylemleri tehdidi gösteriliyor.

Hakkari ve Sirnak için ise Avustralyalılara seyahat ihtiyaçlarını yeniden değerlendirmeleri tavsiye ediliyor. Smartraveller bu bölgelerdeki güvenlik durumunun öngörülemez olduğunu belirtiyor. 

Orta Doğu'daki çatışmalar da uyarıda yer aldı

Güncellenen seyahat tavsiyesinde Orta Doğu'daki çatışmaların devam ettiği ve bölgede askeri saldırılar ile misilleme saldırılarının yaşandığı belirtildi.

Smartraveller, çatışmaların daha fazla tırmanma riski bulunduğunu ve bunun seyahat planlarını etkileyebileceğini bildirdi. Hava sahalarının kapanması ve uçuşların kısa süre içinde iptal edilmesi ihtimaline karşı yolcuların seyahat şirketleriyle uçuş durumlarını kontrol etmeleri istendi. 

Terör saldırıları konusunda uyarı

Smartraveller, terör saldırılarının Türkiye'de herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda meydana gelebileceğini belirtiyor. Kuruma göre geçmişteki terör saldırılarının önemli bir bölümü ülkenin güneydoğusunda, Ankara ve İstanbul'da gerçekleşti.

Kurum, geçmişte silahlı saldırılar, intihar saldırıları, araç bombalamaları, roket saldırıları, kundaklama ve el yapımı patlayıcıların kullanıldığı saldırılar gerçekleştirildiğini belirtti. 

Türkiye'nin Suriye, Iran ve Iraq sınırları boyunca da terör saldırıları, şiddet ve savaş eylemleri tehdidinin yüksek olduğu ifade edildi. Smartraveller, geçmişte Suriye, Iran ve Iraq tarafından Türkiye topraklarına roket saldırıları düzenlendiğini de belirtti. 

Gösteriler ve protestolar

Avustralya hükümeti, Türkiye'de siyasi gösteri ve protestolardan uzak durulmasını tavsiye ediyor.

Smartraveller, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerinde daha önce büyük gösteriler düzenlendiğini ve yeni protestoların önceden haber verilmeksizin ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

İstanbul'da Taksim Square, İstiklal Street, Galata Tower ve Karaköy çevresi, Beşiktaş, Okmeydanı ve Kadıköy; Ankara'da ise Kızılay ve Tunalı çevresi protestoların gerçekleşebileceği bölgeler arasında sıralanıyor. Adana, Antalya, Hatay ve İzmir gibi diğer şehirlerde de gösteriler yaşanabileceği belirtiliyor. 

Deprem ve diğer riskler

Smartraveller'ın Türkiye seyahat uyarısı yalnızca güvenlik risklerini kapsamıyor. Kurum, Türkiye'nin bazı bölgelerinde deprem riskinin devam ettiğini ve büyük depremlerin her zaman meydana gelebileceğini belirtiyor.

Bunun yanı sıra yaz aylarında orman yangınları, aşırı sıcaklar, sel ve kuraklık gibi doğal afetlerin de seyahat planlarını etkileyebileceği uyarısı yapılıyor. 

Kurum ayrıca Türkiye'de bazı sahte alkollü içeceklerde metanol nedeniyle ölümler bildirildiğini belirterek yolcuların yalnızca güvenilir mekanlarda içki tüketmesini ve ev yapımı alkolden kaçınmasını tavsiye ediyor. 

Avustralyalı turistler için vize bilgisi

Smartraveller'a göre Avustralya'nın normal pasaportuna sahip vatandaşlar, turizm veya transit amacıyla 180 günlük dönem içerisinde 90 güne kadar Türkiye'de vizesiz kalabiliyor.

Bununla birlikte giriş ve çıkış koşullarının kısa sürede değişebileceği ve yolcuların seyahat öncesinde güncel bilgileri kontrol etmeleri gerektiği belirtiliyor. 

Avustralya'nın Türkiye'ye yönelik güncel seyahat tavsiyesi için Smartraveller'ın Türkiye seyahat uyarısı sayfası takip edilebilir.

schedule19h ago
Gundem

Victoria'da 27 yıllık dönem sona eriyor

Jacinta Allan siyaseti bırakıyor: Victoria'da 27 yıllık dönem sona eriyor

Victoria eski Başbakanı Jacinta Allan, Kasım ayında yapılacak eyalet seçimlerinde aday olmayacağını açıkladı.

Böylece Allan'ın yaklaşık 27 yıl süren parlamento kariyeri sona erecek.

Bendigo East milletvekili Allan, kararını 14 Ağustos Cuma günü Bendigo'da düzenlediği basın toplantısında duyurdu. Allan, 1999 yılında henüz 25 yaşındayken Victoria Parlamentosu'na seçilmiş ve eyalet tarihinin en genç kadın milletvekili olmuştu. Parlamento kariyerinin yaklaşık yarısını kamu görevinde geçiren Allan, aynı zamanda Avustralya'nın en uzun süre görev yapan kadın bakanı olarak öne çıktı.

Allan, açıklamasında siyasi hayatı boyunca kamu sağlığı ve eğitim yatırımları, güçlü sendikalar, toplumun karar alma süreçlerine katılımı ve çalışanların iyi ücretli işlere erişimi gibi Labor değerlerine bağlı kaldığını söyledi. Siyasette geçirdiği yıllar için “Bir günü bile boşa harcamadığım için gururluyum” mesajını verdi.

Başbakanlık görevi kısa sürdü

Jacinta Allan, Daniel Andrews'un istifasının ardından 27 Eylül 2023'te Victoria'nın 49. başbakanı olmuştu. Allan, Victoria tarihinde başbakanlık yapan yalnızca ikinci kadın siyasetçiydi. Başbakanlık koltuğuna gelmeden önce uzun yıllar boyunca ulaştırma, altyapı ve diğer önemli bakanlık görevlerinde bulundu.

Ancak Allan'ın başbakanlığı beklenenden çok daha erken sona erdi. Temmuz ayında Labor içerisindeki desteğini kaybetmesinin ardından liderlik baskısıyla karşı karşıya kaldı. Parti içindeki hiziplerin önde gelen isimleri, Allan'ın artık milletvekillerinin çoğunluğunun desteğine sahip olmadığı sonucuna vardı.

Allan, kendisine yönelik liderlik yarışına girmek yerine 28 Temmuz'da başbakanlık ve Labor liderliğinden çekildi. Yardımcısı Ben Carroll daha sonra Labor lideri ve Victoria başbakanı oldu.

Parti içindeki baskının arkasında ne vardı?

Allan'ın liderliği aylardır kamuoyu yoklamalarındaki zayıf sonuçlar ve hükümetin karşı karşıya olduğu tartışmalar nedeniyle baskı altındaydı. Özellikle Victoria'nın milyarlarca dolarlık Big Build altyapı programıyla ilgili yolsuzluk ve kötü yönetim iddiaları Labor içerisinde ciddi rahatsızlık oluşturdu.

Allan, daha önce ulaştırma ve altyapı bakanı olarak Big Build projelerinin önemli bir bölümünden sorumluydu. Hükümetin projelerle ilgili bir Royal Commission kurulması yönündeki çağrıları reddetmesi, bazı Labor milletvekilleriyle arasındaki görüş ayrılığını daha da büyüttü.

Roy Morgan'ın Temmuz ayında yaptığı araştırmada Allan'a yönelik güvensizliğin önemli nedenleri arasında CFMEU ve Big Build ile ilgili yolsuzluk iddiaları ile mali yönetim konusundaki endişeler gösterildi.

Bendigo'daki mirası

Allan'ın siyasi kariyerinin büyük bölümü Bendigo ile bağlantılı geçti. 1999'dan bu yana temsil ettiği Bendigo East koltuğu, Labor için önemli bir bölgesel merkez olarak görülüyordu.

Allan, görev süresi boyunca Bendigo'da sağlık, eğitim, ulaşım ve kamu hizmetleri alanındaki yatırımları öne çıkardı. Siyasetten ayrılırken de bölgesine yaptığı katkılardan gurur duyduğunu belirtti. Yeni Başbakan Ben Carroll ise Allan'ın yaklaşık 27 yıl boyunca Bendigo'nun dönüşümünde önemli rol oynadığını söyledi.

Labor için yeni bir seçim sınavı

Allan'ın aday olmama kararı, Labor açısından Kasım seçimleri öncesinde önemli bir değişiklik anlamına geliyor. Parti şimdi Bendigo East için yeni bir aday belirlemek zorunda.

Victoria'daki eyalet seçiminin 28 Kasım 2026'da yapılması beklenirken, Allan'ın uzun yıllardır elinde tuttuğu koltukta Labor'ın yeni adayının nasıl bir performans göstereceği de yakından takip edilecek.

Allan'ın siyasetten ayrılması, yalnızca bir milletvekilinin emekliliği değil; Victoria Labor siyasetinde uzun bir dönemin kapanışı anlamına geliyor. 1999'da genç bir milletvekili olarak başlayan kariyer, bakanlık, başbakan yardımcılığı ve nihayetinde başbakanlık makamına kadar uzandı. Şimdi ise Allan, 2026 seçimleriyle birlikte 27 yıllık parlamento hayatına veda edecek.

schedule19h ago
Gundem

Parramatta’nın mirası için 10 yıllık plan

City of Parramatta, kentin tarihi ve kültürel mirasını korumak için yeni 10 yıllık Integrated Heritage Strategy’yi kabul etti.

Yeni strateji; First Nations history, tarihi alanlar, önemli yapılar ve Parramatta’nın geçmişine ait hikâyelerin korunmasını ve gelecek nesillere aktarılmasını hedefliyor.

Plan kapsamında yürüyüş ve bisiklet rotaları, etkinlikler, eğitim programları ve toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar geliştirilecek.

City of Parramatta Lord Mayor Cr Martin Zaiter, mirasın yalnızca eski binalardan ibaret olmadığını belirterek, kentin geçmişinin insanları, kültürleri ve toplulukları birbirine bağladığını söyledi.

Strateji, Council’ın uzun vadeli Comprehensive Heritage Review Program çalışmalarının da bir parçası olacak.

Miras daha erişilebilir hale getirilecek

Strateji kapsamında tarihi mirasın toplum için daha erişilebilir ve ilgi çekici hale getirilmesi planlanıyor.

Bu kapsamda:

  • yürüyüş ve bisiklet rotaları,

  • kültürel ve tarihi etkinlikler,

  • eğitim programları,

  • bilgilendirme ve tanıtım çalışmaları,

  • toplum kuruluşlarıyla ortak projeler

geliştirilmesi öngörülüyor.

 

schedule2d ago
White House
Sponsored
Dünya Gazetesi AĞUSTOS İlk Sayısı

Haftalik Gazetemiz

Yeni Bir Sayi Yeni Bir Ses

visibilityDetay
Haftalik Gazetemiz

Köşe Yazıları

Haftalık olarak en güncel haberleri ve analizleri sunan köşe yazıları.

Tumunu Gor arrow_forward

Zihninizin Söyleyemediklerini Bedeniniz Anlatıyor Olabilir

Hiç baş ağrısı, mide problemleri, baş dönmesi, göğüste sıkışma, kronik ağrı veya sürekli yorgunluk yaşadığınız halde yapılan tüm tıbbi tetkiklerin normal çıktığı oldu mu?

Bu durum oldukça zorlayıcı ve hayal kırıklığı yaratabilir. Doktor ziyaretleri, kan tahlilleri, görüntüleme testleri veya uzman görüşleri sonrasında...

Bir insan öldüğünde geriye gerçekten ne kalır?

İnsan Gerçekten Ne Bırakır?

 Bir insan öldüğünde geriye gerçekten ne kalır?

 

Belki de hayatın en önemli sorularından biri budur. Çünkü öldüğümüzde evlerimiz başkasının olur, bankadaki paramız el değiştirir, eşyalarımız paylaşılır. Bir süre sonra ismimiz bile daha az anılır. Peki bizi gerçekten yaşatan şey nedir?

 

İnsanın gerçek...

TELEVİZYONLU HAYAT

Koloniestrasse’nin üzerinde bulunan tek trafik lambasının hemen yanındaki iki katlı binada bulunan dişçiden geliyordum.

Annem-babam işte olduğu için okuldan eve gelince yakınımızdaki dişçiye gitmem için tembihliydim. Allah’tan dişçi korkmadan gidebildiğimiz, işini acıtmadan yapan iyi bir doktordu. Dönüşte sokağın karşısındaki elektronik eşya satan dükkânın önünden eve...

Bir İntiharın Ardında Sadece Bir İnsan mı Vardır?

 Bir cinayet işlendiğinde faili ararız. Bir bina çöktüğünde sorumluları sorgularız. Bir uçak düştüğünde kara kutuyu açarız. Peki bir insan yaşamına son verdiğinde neden ilk ve çoğu zaman tek baktığımız yer, onun hayatı olur? Belki de asıl soru şudur: Gerçekten doğru yere mi bakıyoruz?

Yaklaşık yüz otuz...

verified Yazarlar

MustafaYilmaz
NurcanKiral
Pembegul Abla
KayhanOncu
MuharremAslan
Dr.FirdevsTat
DilanBektas
Admin
CERILGOCUK

İş İlanları

GOZLEME AND KEBAB Birkenhead Point Outlet – Drummoyne SYDNEY

MUTFAĞIN ENERJİSİNE SEN DE KATIL!

Sydney – Birkenhead Point Outlet (Drummoyne) bölgesinde Kitchen Hand (Bayan) ekip arkadaşı arıyoruz. Full Time / Part Time seçenekleri mevcut.
Yoğun ve dinamik mutfak ortamında hazırlık, temizlik ve genel mutfak desteği görevlerinde yer alacaksınız. 📍 Birkenhead Point Outlet – Drummoyne
📞 0415 722 279
P&D CLEANING SERVICESSYDNEY

Yarı Zamanlı Temizlik Görevlileri Aranıyor – Sydney Geneli

P&D Commercial Cleaning Services, ekibimize katılacak deneyimli yarı zamanlı temizlik görevlileri arıyor. - Temizlik deneyimi tercih sebebidir - Temel seviyede İngilizce gereklidir Başvurmak için lütfen 09.00 – 17.00 saatleri arasında P&D Commercial Cleaning Services'ı (02) 9126 9491 numaralı telefondan arayın. Telefonunuza cevap veremezsek, lütfen adınızı ve iletişim numaranızı içeren bir sesli mesaj bırakın. Size en kısa sürede geri dönüş yapacağız. Lütfen dikkat: Türkçe konuşulmamakta olup, başvurular İngilizce olarak yapılmalıdır.
Advertising Gif