Gundem

Victoria'da hafta sonu kar sürprizi!

Son Dakika Haberleri

Gundem

Avustralyalılara tuz uyarısı: Kalp krizi ve felç riskini azaltabilecek yeni öneri!

Avustralya'da kalp krizi ve felce karşı yeni öneri: Sofra tuzunu değiştirmek binlerce hayat kurtarabilir

Avustralyalı sağlık uzmanları, normal sofra tuzu yerine potasyumla zenginleştirilmiş tuz çeşitlerinin kullanılmasını öneriyor. Yeni araştırmaya göre bu basit değişiklik, ülkede her yıl binlerce ölümün önlenmesine yardımcı olabilir.

Avustralya'da kalp ve damar sağlığı konusunda dikkat çeken yeni bir araştırma, günlük beslenmede kullanılan tuzun değiştirilmesinin sağlık açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu.

The George Institute for Global Health ve UNSW Sydney araştırmacılarının katkıda bulunduğu çalışma, normal sofra tuzunun bir bölümünün potasyum klorürle değiştirildiği tuz çeşitlerinin daha yaygın kullanılmasının, kalp krizi ve felç riskini azaltabileceğine işaret ediyor.

Araştırmacılara göre potasyumla zenginleştirilmiş tuz kullanımı, özellikle yüksek tansiyonla mücadelede önemli bir araç olabilir.

Yılda 2 binden fazla ölüm önlenebilir

Araştırmada yer alan modelleme sonuçlarına göre, Avustralya genelinde potasyumla zenginleştirilmiş tuza yaygın geçiş yapılması halinde yılda yaklaşık 2.076 ölümün ve 15.674 yeni kalp-damar ve böbrek hastalığı vakasının önlenebileceği tahmin ediliyor.

Uzmanlar, bu rakamların ülke genelinde geniş çaplı kullanımın gerçekleşmesi durumuna ilişkin bilimsel tahminler olduğunu vurguluyor. Başka bir ifadeyle, bunlar henüz gerçekleşmiş sonuçlar değil.

Potasyumlu tuz neden daha sağlıklı olabilir?

Günlük hayatta kullanılan normal sofra tuzu büyük ölçüde sodyum klorürden oluşuyor. Aşırı sodyum tüketimi kan basıncının yükselmesine ve kalp-damar hastalıkları riskinin artmasına neden olabiliyor.

Potasyumla zenginleştirilmiş tuzlarda ise normal tuzun bir kısmı potasyum klorürle değiştiriliyor.

Bu sayede vücuda alınan sodyum miktarı azaltılırken potasyum alımı artırılabiliyor. Potasyum, kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olan önemli minerallerden biri olarak biliniyor.

Araştırmalar, bu tür tuz alternatiflerinin uygun kişilerde tansiyonun düşürülmesine ve felç riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini gösteriyor.

Ancak herkes için uygun değil

Uzmanlar önemli bir noktaya da dikkat çekiyor: Potasyumlu tuz herkes için güvenli bir alternatif olmayabilir.

Özellikle böbrek hastalığı bulunanların, kandaki potasyum seviyesini yükseltebilen ilaçlar kullananların ve potasyum dengesini etkileyen sağlık sorunları yaşayanların doktorlarına danışmadan bu ürünleri kullanmamaları gerekiyor.

Vücutta aşırı potasyum birikmesi, özellikle böbrek fonksiyonları bozuk olan kişilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Küçük bir değişiklik, büyük bir sağlık kazanımı olabilir

Avustralya'da kalp-damar hastalıkları önemli halk sağlığı sorunları arasında yer alıyor. Uzmanlar, tuz tüketiminin azaltılması ve daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılmasının hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynadığını belirtiyor.

Yeni araştırma, mutfakta yapılan küçük bir değişikliğin toplum sağlığı açısından büyük kazanımlar sağlayabileceğine dikkat çekiyor.

Araştırmacıların mesajı ise açık: Daha az sodyum tüketmek ve uygun kişilerde potasyumla zenginleştirilmiş tuz kullanmak, kalp sağlığını korumaya yönelik etkili adımlardan biri olabilir.

schedule42m ago
Gundem

1838'den bu yana Avustralya'nın simgesi: Geleceği tehlikede mi?

AVUSTRALYA'NIN 188 YILLIK ALIŞVERİŞ DEVI DAVID JONES YÖNETİME GİRDİ! 6 BİNDEN FAZLAÇALIŞAN ENDİŞELİ

Avustralya'nın 188 yıllık alışveriş devi David Jones yönetime girdi! 6 binden fazla çalışan endişeli

Avustralya'nın en köklü perakende markalarından David Jones, 5 Kasım 2026 Perşembe günü gönüllü yönetim sürecine girdi. Ülke genelindeki 38 mağazasında 6 binden fazla kişiye istihdam sağlayan şirketin geleceği belirsizliğini korurken, çalışanlar işlerini ve kazanılmış haklarını kaybetme endişesi yaşıyor.

1838 yılında kurulan ve Avustralya perakende tarihinin en tanınmış markalarından biri olan David Jones'un yönetim sürecine girmesi, ülke genelinde büyük yankı uyandırdı.

Şirketin geleceğiyle ilgili kararların alınması için yöneticiler görevlendirilirken, mağazaların faaliyetlerine şimdilik devam ettiği bildirildi. Ancak şirketin yeniden yapılandırılması, olası satış seçenekleri ve mağazaların geleceği önümüzdeki dönemde netleşecek.

Krizin arkasında ne var?

  • Ödenmeyen kiralar: David Jones, Westfield alışveriş merkezlerindeki mağazalarının kiralarını Eylül2026'dan bu yana ödemedi.

  • Başarısız görüşmeler: Westfield'in sahibi Scentre Group ile şirketin sahibi Anchorage CapitalPartners arasındaki görüşmeler sonuçsuz kaldı.

  • Finansal kayıplar: Şirket 2024-25 mali yılında 95,5 milyon Avustralya doları zarar açıkladı.

  • Değişen alışveriş alışkanlıkları: İnternet alışverişi, artan maliyetler ve tüketici harcamalarındaki düşüşşirket üzerindeki baskıyı artırdı

Finansal sorunlar krizi derinleştirdi

David Jones'un yaşadığı sıkıntıların arkasında uzun süredir devam eden finansal sorunlar, artan işletme maliyetleri ve değişen tüketici alışkanlıkları bulunuyor.

Şirketin Westfield alışveriş merkezlerindeki mağazalarına ilişkin kira ödemeleri konusunda yaşadığı sorunlar ve mülk sahibi Scentre Group ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması, krizin önemli nedenleri arasında gösteriliyor.

Şirketin 2024-25 mali yılında açıkladığı 95,5 milyon Avustralya dolarlık zarar da finansal tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor.

Hükümetten çalışanlara destek mesajı

Başbakan Yardımcısı ve İstihdam Bakan Yardımcısı Patrick Gorman, ABC Afternoon Briefing programında yaptığı açıklamada çalışanların haklarının korunmasının öncelikli olması gerektiğini söyledi.

Gorman, hem SDA sendikasıyla hem de İstihdam ve İş Yeri İlişkileri Bakanlığı aracılığıyla süreçle ilgili temaslarda bulunduklarını belirtti.

Hükümetin beklentisinin mümkün olduğunca fazla işin korunması ve çalışanların hak ettikleri tüm ücret ve işçilik alacaklarını almaları olduğunu vurguladı.

Mağazalar kapanacak mı?

Şu aşamada David Jones'un bütün mağazalarının kapatılacağına ilişkin kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.

38 mağazanın faaliyetlerini sürdürmesi beklenirken, yönetim sürecinde şirketin geleceği ve mağazaların ekonomik sürdürülebilirliği değerlendirilecek.

Olası satış, yeniden yapılandırma ve mağaza kapanışları gibi seçeneklerin gündeme gelmesi de ihtimaller arasında.

Binlerce çalışan için kritik dönem

David Jones'un yönetim sürecine girmesi yalnızca bir şirketin geleceğini değil, binlerce ailenin geçim kaynağını da doğrudan ilgilendiriyor.

Özellikle uzun yıllardır şirkette çalışan personelin iş güvencesi ve kazanılmış hakları önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddeleri arasında yer alacak.

1838'den bu yana Avustralya'nın alışveriş kültüründe önemli bir yere sahip olan David Jones'un bu krizden çıkıp çıkamayacağı ise önümüzdeki haftalarda alınacak kararlara bağlı olacak.

schedule1h ago
Gundem

1,6 MİLYON DOLARLIK NDIS SKANDALI

ADELAIDE'DE 1,6 MİLYON DOLARLIK NDIS SKANDALI: DEVLETKURUMU ÇALIŞANI HAKKINDA SUÇLAMA

4 KASIM 2026 ADELAIDE

Avustralya'da engelli bireylere destek sağlamak amacıyla oluşturulan Ulusal Engellilik Sigortası Programı (NDIS), büyük bir yolsuzluk iddiasıyla gündemde. Adelaide'de Ulusal Engellilik Sigortası Ajansı (NDIA) çalışanı olan 42 yaşındaki bir kadın, 78 NDIS katılımcısının gizli bilgilerini yetkisiz şekilde hizmet sağlayıcılarla paylaşmakla suçlandı.

Avustralya Federal Polisi (AFP), söz konusu kadının kişisel bağlantısı bulunan NDIS sağlayıcılarına katılımcı kayıtlarını aktardığını ve bu yönlendirmelerden kendisinin de maddi kazanç sağladığını ileri sürüyor.

78 kişinin gizli bilgileri izinsiz paylaşıldı

Polis iddiasına göre kadın, görevinden kaynaklanan erişim yetkisini kullanarak 78 NDIS katılımcısına ait bilgileri yetkisiz biçimde üçüncü taraflara verdi.

Söz konusu sağlayıcıların bu katılımcıların NDIS planları üzerinden toplam 21,8 milyon dolarlık ödeme talebinde bulunduğu belirtiliyor.

Yetkililer, bu işlemlerin sağlayıcılara 1,6 milyon doların üzerinde NDIS kaynaklı gelir kazandırdığını ve kadının da yönlendirmelerden finansal çıkar elde ettiğini iddia ediyor.

Ayrıca kadının, söz konusu sağlayıcılarla olan bağlantılarını işverenine bildirmediği ve çıkar çatışmasını açıklamadığı öne sürülüyor.

Parkside ve Kent Town'da polis operasyonu

21 Ekim 2026 tarihinde AFP, NDIA, NDIS Kalite ve Güvence Komisyonu, Services Australia ve Güney Avustralya Polisi ortak operasyon düzenledi.

•               Parkside bölgesindeki bir konutta arama yapıldı.

•               Kent Town'daki bir iş yeri arandı.

•               Elektronik cihazlara el konuldu.

•               Dijital materyallerin adli incelemeye alınacağı açıklandı.

42 yaşındaki kadın, kamu görevini kötüye kullanarak görevinden elde ettiği bilgileri kişisel çıkar sağlamak amacıyla kullanmakla suçlandı.

Hakkındaki suçlamanın federal yasalar kapsamında azami beş yıl hapis cezası öngördüğü bildirildi.

Kadının 9 Aralık 2026 tarihinde Adelaide Magistrates Court'ta hâkim karşısına çıkması bekleniyor.

Avustralya genelinde 235 milyon dolarlık soruşturma

Adelaide'deki olay, Operation Integrity Fusion adı verilen geniş çaplı ulusal operasyonun bir parçası.

Avustralya genelinde yürütülen soruşturmada yedi ayrı dosya kapsamında yaklaşık 235 milyon dolarlık gerçekleşmiş veya potansiyel kamu dolandırıcılığı tespit edildi.

Operasyon kapsamında:

•               26 farklı noktada arama gerçekleştirildi.

•               44 dijital cihaza el konuldu.

•               37 bulut hesabındaki verilere erişildi.

•               28 terabayttan fazla dijital veri toplandı.

•               120 bin doların üzerinde nakit para ele geçirildi.

•               15 bin dolar değerinde gümüş külçe ve 11 bin dolar değerinde altın para bulundu.

•               Yaklaşık 60 bin dolar değerinde mücevher ele geçirildi.

Operasyon Adelaide, Melbourne, Sydney, Central Coast ve Queensland'ın kırsal bölgelerini kapsadı.

Beş kişi hakkında suçlama

Ulusal operasyon kapsamında şu ana kadar beş kişi hakkında suçlama yöneltildi:

1.             Adelaide'de 42 yaşındaki NDIA çalışanı: 78 katılımcının bilgilerinin izinsiz paylaşılması iddiası.

2.             Victoria'nın kırsal bölgesinde bir erkek: Kendi NDIS planı üzerinden 700 bin doların üzerinde haksız ödeme elde ettiği iddiası.

3.             Sydney'de 23 yaşındaki bir kadın.

4.             Sydney'de 22 yaşındaki bir kadın.

5.             Sydney'de 26 yaşındaki bir erkek.

Sydney'deki üç kişinin, sahte myGov internet sitesi üzerinden Centrelink kullanıcı bilgilerini ele geçirerek sosyal yardım ödemelerini yönlendiren bir dolandırıcılık ağıyla bağlantılı oldukları iddia ediliyor. Bu dosyada yaklaşık 2,5 milyon dolarlık kamu zararı tespit edildiği açıklandı.

NDIS katılımcıları için neden önemli?

NDIS, Avustralya'da engelli bireylerin ihtiyaç duydukları destek ve hizmetlere ulaşabilmesi için kamu kaynaklarından finanse edilen önemli bir program.

Bu nedenle katılımcıların kişisel bilgilerinin izinsiz paylaşılması ve destek bütçelerinin amacı dışında kullanılması yalnızca kamu maliyesini değil, doğrudan engelli bireylerin haklarını ve hizmetlere erişimini de ilgilendiriyor.

NDIA yetkilileri, dolandırıcılığı önlemek, şüpheli ödemeleri daha erken tespit etmek ve katılımcıların kaynaklarını korumak için denetim sistemlerinin güçlendirildiğini açıkladı.

AFP ise soruşturmaların devam ettiğini ve yeni göz altıların gündeme gelebileceğini bildirdi.

 

schedule23h ago
Gundem

CİLT KANSERİ UYARISI! HER 3 KİŞİDEN 2'Sİ RİSK ALTINDA

Avustralya'da güneşten korunma kampanyası 45 yaşında: Yeni nesil için Little SidSeagull geliyor

Cancer Council Australia, 15-22 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Ulusal Cilt KanseriFarkındalık Haftası'nın temasını açıkladı: “Güneşten korunma alışkanlıkları ömür boyu sürer.”Avustralya'nın 45 yıllık Slip! Slop! Slap! kampanyası yeni nesillere taşınırken, Little Sid Seagullkarakteri de tanıtıldı. Yetkililer, Avustralyalıları güneşten korunmayı günlük yaşamın bir parçası halinegetirmeye çağırıyor.


Avustralya'da cilt kanserine karşı yürütülen en tanınmış halk sağlığı kampanyalarından biri olan Slip! Slop!Slap!, 45'inci yılını kutlamaya hazırlanıyor. Cancer Council Australia, bu önemli dönüm noktası kapsamında2026 Ulusal Cilt Kanseri Farkındalık Haftası'nın yeni temasını duyurdu.

15-22 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek haftanın teması, “Güneşten korunma alışkanlıklarıömür boyu sürer” olarak belirlendi.

Kampanya, güneşten korunmanın yalnızca yaz aylarında veya güneşli günlerde hatırlanması gereken birönlem olmadığını, çocukluktan itibaren kazanılması ve gelecek nesillere aktarılması gereken bir yaşamalışkanlığı olduğunu vurguluyor.

Bu yılki duyurunun en dikkat çekici yeniliklerinden biri ise 45 yıldır Avustralyalıların hafızasında yer edenSid Seagull karakterinin yeni nesil versiyonu Little Sid Seagull oldu.

45 yıllık kampanya yeni nesillere taşınıyor

1981 yılında başlatılan Slip! Slop! Slap! kampanyası, Avustralya'da güneşten korunma bilinciningelişmesinde önemli rol oynadı.

Kampanyanın simgesi haline gelen Sid Seagull, yıllar boyunca televizyon reklamları ve kamuoyubilgilendirme çalışmalarıyla milyonlarca kişiye ulaştı.

Cancer Council Australia, şimdi Little Sid Seagull karakteriyle bu mesajı çocuklara ve yeni nesillereaktarmayı hedefliyor.

YouGov tarafından gerçekleştirilen araştırma da karakterin Avustralya toplumundaki etkisini koruduğunugösteriyor.

Araştırmaya göre:

  • Avustralyalıların beşte dördü, Sid Seagull karakterinin nostaljik bir değer taşıdığını ve yeni nesilleregüneşten korunmayı öğretmek için kullanılabileceğini düşünüyor.

  • Katılımcıların yüzde 64'ü, Sid Seagull gibi karakterlerin yer aldığı kampanyaların kendilerini güneştenkorunma önlemlerini kullanmaya daha fazla teşvik ettiğini belirtiyor.

Bu sonuçlar, yıllardır kullanılan basit ve akılda kalıcı kamu spotlarının yeni nesiller üzerinde de etkiliolabileceğini ortaya koyuyor.

Cilt kanserinde önemli ilerleme sağlandı ancak tehlike devam ediyor

Avustralya'da 45 yıldır sürdürülen güneşten korunma çalışmalarının olumlu sonuçlar verdiği belirtiliyor.

Özellikle 40 yaşın altındaki kadın ve erkeklerde melanom oranlarında düşüş yaşanmasında önleyicikampanyaların katkısı olduğu ifade ediliyor.

Ancak uzmanlar, mücadelenin henüz tamamlanmadığı konusunda uyarıyor.

Cancer Council Australia verilerine göre, Avustralyalıların yaklaşık üçte ikisine yaşamları boyunca bir tür ciltkanseri teşhisi konulacak.

Melanom dışı cilt kanseri vakalarının sayısı ise diğer tüm kanser türlerinin toplam teşhis sayısından dahafazla.

Cancer Council Australia CEO'su Jacinta Reddan, yeni kampanya temasının farkındalığı kalıcı davranışlaradönüştürmenin önemini yansıttığını söyledi.

Reddan, Sid Seagull'un 45 yıldır Avustralyalılara güneşten nasıl korunmaları gerektiğini hatırlattığını, ancakelde edilen ilerlemeye rağmen yapılması gereken daha çok şey bulunduğunu belirtti.

Güneşten gelen ultraviyole (UV) ışınlarının cilt kanserinin temel nedeni olduğunu vurgulayan Reddan,yaşam boyu maruz kalınan UV ışınlarının yüzde 50'sinin 20 yaşından önce alındığını gösteren araştırmalaradikkat çekti.

Bu nedenle çocukluk döneminde kazanılan güneşten korunma alışkanlıklarının ilerleyen yıllarda cilt kanseririskini azaltmaya yardımcı olabileceğini ifade etti.

Çocuklar, anne ve babalarını örnek alıyor

Kampanyanın en önemli mesajlarından biri de ebeveynlerin çocuklar üzerindeki etkisi.

Araştırmalara göre çocuklar, anne ve babalarının güneş kremi kullandığını gördüklerinde güneş kremikullanmaya 12 kat daha yatkın hale geliyor.

Aynı şekilde ebeveynlerini şapka takarken gören çocukların şapka kullanma olasılığı da üç kat artıyor.

Bu sonuçlar, güneşten korunma alışkanlıklarının yalnızca kişisel tercihlerle değil, aile içinde görülendavranışlarla da şekillendiğini gösteriyor.

2026 kampanyası bu nedenle özellikle ailelere, ebeveynlere ve çocuklarla ilgilenen kişilere sesleniyor.

Verilmek istenen mesaj oldukça açık: Anne ve babalar güneşten korunma konusunda örnek olursa,çocuklar da bu alışkanlıkları hayatlarının bir parçası haline getirebilir.

Uzmanlardan beş aşamalı güneşten korunma uyarısı

Australasian College of Dermatologists Başkanı Dr Adrian Lim de 45 yıllık Slip! Slop! Slap! kampanyasınınönemine dikkat çekti.

Lim, basit ve kolay hatırlanan sağlık mesajlarının toplum sağlığı açısından büyük değer taşıdığını belirterekCancer Council Australia ile birlikte kampanyanın 45'inci yılını kutlamaktan memnuniyet duyduklarınısöyledi.

Kampanyanın yıllar içinde geliştirildiğini ve artık beş temel güneşten korunma adımını kapsadığını ifade etti.

Ulusal Cilt Kanseri Farkındalık Haftası kapsamında Avustralyalılara, UV Endeksi'ni kontrol etmeleri ve UVseviyesi 3 veya üzerine çıktığında beş korunma yönteminin tamamını uygulamaları tavsiye ediliyor.

Beş temel güneşten korunma yöntemi şöyle:

  1. Slip – Koruyucu kıyafet giyin: Cildi güneş ışınlarından koruyan giysiler tercih edin.

  2. Slop – Güneş kremi kullanın: SPF50 veya SPF50+ güneş koruyucu uygulayın.

  3. Slap – Şapka takın: Geniş kenarlı bir şapka kullanarak yüzünüzü, başınızı ve boynunuzu koruyun.

  4. Seek – Gölge arayın: Özellikle UV seviyesinin yüksek olduğu saatlerde gölgede kalmaya çalışın.

  5. Slide – Güneş gözlüğü takın: Gözlerinizi UV ışınlarına karşı koruyan güneş gözlükleri kullanın.

Cancer Council'ın Ulusal Cilt Kanseri Komitesi Başkanı Sally Blane de 1981 yılında başlatılan Slip! Slop!Slap! kampanyasının Avustralyalılara güneşten korunmayı basit ve akılda kalıcı şekilde öğrettiğini söyledi.

Blane, 2026 etkinliğinin hem kampanyanın kalıcı başarısını kutlamak hem de Little Sid Seagull aracılığıylayeni nesillere ulaşmak için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.

Yaklaşık 10 santimetre boyundaki peluş oyuncakların, özellikle çocuklara güneşten korunma mesajınıeğlenceli bir şekilde ulaştırması hedefleniyor.

Kampanya kapsamında ayrıca eski Sid Seagull reklamları, orijinal reklam müziği, arşiv görüntüleri ve yenitanıtım materyalleri de kullanılacak.

Yeni araştırma sonuçları da açıklanacak

Cancer Council Australia, 15 Kasım 2026'dan itibaren Avustralyalıların güneşten korunma konusundakitutum ve davranışlarına ilişkin yeni verileri de kamuoyuyla paylaşacak.

Ayrıca CEO Jacinta Reddan ve Dr Adrian Lim ile röportajlar gerçekleştirilecek. Cilt kanseriyle mücadeleetmiş kişilerin kendi yaşam deneyimlerini anlattığı örnek olay çalışmaları da basınla paylaşılacak.

Duyuruda yer alan YouGov araştırması ise 16-20 Ekim 2025 tarihleri arasında, 18 yaş ve üzerindeki 1.035Avustralyalıyla gerçekleştirildi. Araştırma ulusal temsili bir örneklem üzerinden yürütüldü. Veriler, AustralianBureau of Statistics (ABS) nüfus tahminlerine göre yaş, cinsiyet ve bölge bakımından ağırlıklandırıldı.Katılımcılar YouGov panelinden seçildi.

Cancer Council Australia, Avustralya'nın önde gelen kanser yardım kuruluşlarından biri olarak kanseraraştırmalarını destekliyor, kanserin önlenmesi ve kontrolü için çalışmalar yürütüyor, hastalara veyakınlarına bilgi ve destek sağlıyor, sağlık politikalarının geliştirilmesine katkıda bulunuyor.

Kampanyanın ana mesajı ise 45 yıl önce olduğu gibi bugün de aynı: Güneşten korunma alışkanlıklarıerken yaşta başlamalı ve ömür boyu devam etmeli.

Ayrıca Avustralyalıları SunSmart Global UV uygulaması üzerinden yaşadıkları bölgedeki UV seviyelerinikontrol etmeye çağırdı.

Little Sid Seagull oyuncakları dağıtılacak

45'inci yıl kutlamaları kapsamında Avustralyalılar, Kasım ayı boyunca Cancer Council Australia tarafındandüzenlenecek çekilişlere katılarak sınırlı sayıda üretilen Little Sid Seagull peluş oyuncaklarını kazanmafırsatı bulacak.

schedule1d ago
Gundem

Emeklilik yalnızlaştırmıyor: Araştırmadan dikkat çeken sonuç

Emeklilik yalnızlaştırmıyor: Araştırmadan dikkat çeken sonuç

Monash University araştırmasına göre emekli olmak, 55-75 yaş arasındaki Avustralyalıların yalnızlık düzeyinde ölçülebilir bir değişikliğe yol açmıyor. Yaklaşık 20 yıl boyunca 7 bin 434 kişi üzerinde yürütülen araştırma, yalnızlığın emeklilikten ziyade yaşlanma süreciyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.

Avustralya'da emekliliğin insanları daha yalnız ve sosyal hayattan daha kopuk hale getirdiği yönündeki yaygın inanış, yeni bir bilimsel araştırmayla sorgulanıyor. Monash University öncülüğünde gerçekleştirilen araştırma, çalışma hayatından ayrılmanın yaşlı bireylerin yalnızlık düzeyinde belirgin bir artışa neden olmadığını ortaya koydu.

Araştırmacılar, 55 ile 75 yaş arasındaki toplam 7 bin 434 Avustralyalıyı yaklaşık 20 yıl boyunca takip etti.Araştırmada, Avustralya'da yürütülen Hane halkı, Gelir ve İşgücü Dinamikleri (HILDA) Araştırması'nın verilerinden yararlanıldı.

Araştırmanın başyazarı, Monash University Sağlık Ekonomisi Merkezi'nden Dr Johannes Kunz, elde edilen sonuçların emeklilikle ilgili yaygın bir varsayıma meydan okuduğunu söyledi.

Kunz, birçok insanın iş hayatından ayrılmayı yalnızlığa doğru ani bir düşüş olarak gördüğünü belirterek, emeklilikle birlikte iş arkadaşlarının, günlük rutinin ve kişinin mesleği üzerinden kazandığı kimliğin kaybedildiği düşüncesinin yaygın olduğunu ifade etti. Ancak araştırmanın bu beklentiyi doğrulamadığını vurguladı.

Araştırmacılar, aynı kişileri emeklilikten önceki üç yıl ve emeklilikten sonraki üç yıl boyunca değerlendirdi.Sonuçlar, bireylerin yalnızlık düzeyinde emeklilik öncesinde veya sonrasında herhangi bir değişiklik yaşanmadığını gösterdi.

Emeklilik değil, yaşlanma süreci etkili

Araştırmanın sonuçlarının, özellikle çok sayıda Baby Boomer kuşağı mensubunun emekliliğe geçtiği günümüzde önemli olduğuna dikkat çekildi.

Bulguların, Avustralya başta olmak üzere Danimarka gibi emeklilik maaşından yararlanma yaşını yükselten ülkelerde yürütülen emeklilik yaşı tartışmaları açısından da önem taşıdığı belirtildi.

Dr Kunz, emeklilik yaşının yükseltilmesini destekleyen veya buna karşı çıkan pek çok gerekçe bulunduğunu, ancak araştırma sonuçlarına göre yalnızlığın bu tartışmalarda doğrudan bir belirleyici olarak değerlendirilmesinin gerekmeyebileceğini söyledi.

Araştırmada öne çıkan bir diğer önemli bulgu ise yaşlı nüfustaki yalnızlığın boyutunu ortaya koydu.

Araştırmaya katılan yaşlı yetişkinlerin yaklaşık altıda biri, yani yüzde 17,5'i, kendilerini sık sık çok yalnız hissettiklerini bildirdi.

Dr Kunz, yaşlı Avustralyalılar arasında yalnızlığın ciddi bir toplumsal sorun olmaya devam ettiğini belirtti.Ancak bu soruna yönelik politikaların yalnızca emekliliğe odaklanmak yerine genel yaşlanma sürecini dikkate alması gerektiğini söyledi.

Eş kaybı ve sosyal destek daha önemli olabilir

Kunz, daha önce yapılan araştırmaların eşini kaybetmenin kişinin yalnızlık algısı üzerinde çok güçlü etkileriolduğunu gösterdiğine dikkat çekti.

Bu nedenle eş kaybı gibi önemli yaşam olaylarıyla karşılaşan kişilere destek verilmesinin ve genel anlamdagüçlü bir sosyal güvenlik ağının oluşturulmasının yalnızlıkla mücadelede daha etkili olabileceğini ifade etti.

Araştırmaya göre yalnızlık, özellikle 60'lı yaşların sonlarından itibaren giderek artma eğilimi gösteriyor.

Bu durum, ileri yaş döneminin sosyal politikalar açısından daha fazla dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

Dr Kunz, sosyal bağlantıları güçlendirmeye yönelik programların yalnızca emeklilik dönemine odaklanmaması, insanların ileri yaşları boyunca sosyal ilişkilerini sürdürebilmelerini desteklemesi gerektiğini belirtti.

Araştırmanın temel mesajı ise şöyle özetlendi: İnsanları yalnızlaştıran asıl unsur iş hayatından ayrılmaları değil, genel yaşlanma süreci olabilir.

Emeklilik bazı grupları daha fazla mı yalnızlaştırıyor?

Araştırmacılar, emekliliğin belirli toplumsal gruplar üzerinde daha olumsuz etkiler yaratabileceğini de değerlendirdi.

Beklentiler arasında bekâr olanlar, sağlık sorunları yaşayanlar, düşük gelirli kişiler ve mavi yakalı işlerden emekli olanların daha fazla yalnızlık yaşayabileceği düşüncesi bulunuyordu.

Ancak araştırma bu grupların emeklilik nedeniyle diğer insanlara kıyasla daha fazla yalnızlaşmadığını gösterdi.

Sonuçlar, farklı gelir ve servet düzeylerine sahip kişilerde ve farklı meslek geçmişlerinden gelen katılımcılarda tutarlı çıktı.

Ayrıca kişinin torunlarının olup olmaması, gönüllü faaliyetlere katılması veya herhangi bir kulübe üye olmasıda emekliliğin yalnızlık üzerindeki etkisine ilişkin sonuçları değiştirmedi.

Araştırmacılara göre bu bulgular, emekliliğin tek başına sosyal izolasyonun temel nedeni olmadığınıgösteriyor. Yalnızlıkla mücadelede asıl odak noktası, insanların yaşlandıkça sosyal ilişkilerini koruyabilmelerini sağlayacak uzun vadeli destek mekanizmaları olmalı.

schedule1d ago
Gundem

ABD'DE TARİHİ SEÇİM DEPREMİ

ABD'DE TARİHİ SEÇİM DEPREMİ: DEMOKRATLAR KONGRE'NİN İKİ KANADINI DA ELE GEÇİRDİ!

Trump'a ağır darbe! Cumhuriyetçilerin yıllardır güçlü olduğu eyaletlerde Demokratlar kazandı. Texas'ta 32 yıllık siyasi gelenek sona erdi.

ABD'de 3 Kasım 2026'da yapılan ara seçimler, ülke siyasetinde büyük bir değişime sahne oldu. Demokrat Parti, yalnızca Texas'ta değil, ülkenin farklı bölgelerinde elde ettiği zaferlerle hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazandı.

TEXAS'TA TARİHİ DEĞİŞİM

Seçimin en dikkat çekici sonucu Texas'tan geldi. Demokrat James Talarico, Cumhuriyetçi Ken Paxton'ı geride bırakarak ABD Senatosu'na seçildi. Böylece Demokratlar, 1988'den bu yana ilk kez Texas'ta Senato seçimini kazanmış oldu.

Üstelik değişim yalnızca Senato ile sınırlı kalmadı. Demokrat Gina Hinojosa, Cumhuriyetçi Vali Greg Abbott'ı da yenerek Texas valiliğini kazandı. Bu sonuç, eyalette yaklaşık 30 yıllık Cumhuriyetçi vali yönetiminin sonu anlamına geliyor.

DİĞER EYALETLERDE DE DEMOKRATLAR KAZANDI

Demokratların yükselişi Texas'la sınırlı kalmadı.

  • South Carolina: Demokrat Annie Andrews, Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyalette Senato koltuğunu kazandı.

  • Maine: Demokrat Troy Jackson, Cumhuriyetçi Susan Collins'i yenilgiye uğrattı.

  • Ohio: Demokratlar önemli kazanımlar elde etti.

  • Kansas: Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyalette Demokratlar Senato yarışını kazandı.

  • Michigan: Demokrat Jocelyn Benson valilik yarışında öne çıktı.

Bu sonuçlar, Cumhuriyetçilerin geleneksel olarak güçlü olduğu bölgelerde seçmen tercihlerinin değiştiğini gösteriyor.

TRUMP İÇİN BÜYÜK SİYASİ DARBE

Başkan Donald Trump'ın desteklediği birçok Cumhuriyetçi adayın seçimi kaybetmesi, Beyaz Saray için ciddi bir siyasi yenilgi olarak değerlendiriliyor.

Seçim sonuçlarına göre Demokratlar hem Senato'nun hem de Temsilciler Meclisi'nin kontrolünü ele geçirdi.

Bu gelişme, Trump'ın görev süresinin kalan bölümünde yasa çıkarma ve siyasi programını hayata geçirme konusunda daha fazla engelle karşılaşabileceği anlamına geliyor.

SEÇMEN NEDEN YÖN DEĞİŞTİRDİ?

Seçim sonrası değerlendirmelerde hayat pahalılığı, benzin ve gıda fiyatları, ekonomik koşullar ve Trump yönetimine yönelik memnuniyetsizlik öne çıkıyor.

Reuters'ın seçim değerlendirmesine göre seçmenlerin önemli bir bölümü ekonomik sorunları oy tercihlerinde belirleyici faktör olarak gördü.

2028 SEÇİMLERİ İÇİN İLK BÜYÜK MESAJ

2026 ara seçimleri, 2028 başkanlık seçimleri öncesinde Amerikan siyaseti açısından önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.

Demokratlar büyük bir moral kazanırken Cumhuriyetçiler, geleneksel olarak güvendikleri eyaletlerde neden oy kaybettiklerini sorgulamak zorunda kalacak.

Amerika'da siyasi dengeler değişiyor. Texas'tan South Carolina'ya uzanan bu sonuçlar, Trump yönetimi için seçim sandığından çıkan güçlü bir uyarı niteliği taşıyor.

schedule1d ago
Gundem

Koruma vizesi reddedilenler ne yapacak?

Avustralya’da sığınmacılara itiraz için 1.863,50 dolarlık ücret: Koruma vizesi reddedilenler ne yapacak?

Avustralya’da koruma vizesi başvurusu reddedilen kişiler, 1 Kasım 2026’dan itibaren karara itiraz edebilmek için 1.863,50 Avustralya doları peşin ücret ödemek zorunda. Maddi durumu yetersiz olanlar için ücret indirimi veya muafiyet bulunmaması, sığınmacıların adalete erişimi konusunda tartışma başlattı.

Avustralya Federal Hükümeti, koruma vizesi (Protection Visa) başvurusu reddedilen kişilerin bağımsız itiraz sürecine erişiminde önemli bir değişikliğe gitti. 1 Kasım 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme kapsamında, ret kararını Administrative Review Tribunal (ART) önünde yeniden değerlendirmeye götürmek isteyenlerin 1.863,50 Avustralya dolarını başvuru sırasında peşin ödemesi gerekiyor.

Yeni uygulama, özellikle ekonomik açıdan zor durumda olan sığınmacıların itiraz hakkını kullanmasını güçleştirebileceği gerekçesiyle tepki çekti.

İtiraz etmek isteyenler yaklaşık 1.900 dolar ödeyecek

Yeni düzenleme, koruma vizesi başvurusunun reddedilmesi veya mevcut koruma vizesinin iptal edilmesi üzerine ART'ye başvuran kişileri kapsıyor.

Ücretin en dikkat çekici yönü, koruma vizesi itirazlarında maddi zorluk gerekçesiyle indirim veya ücret muafiyeti talep edilememesi. ART'nin resmî açıklamasına göre, ücretin azaltılması veya tamamen kaldırılması mümkün değil.

Bununla birlikte bazı istisnalar bulunuyor. Göçmenlik gözetiminde tutulan vatandaş olmayan kişiler ile başvurusu daha önce ücret ödenmiş başka bir başvuruyla birleştirilebilen kişiler ücret ödemiyor.

İtiraz sonucunda başvurucunun lehine karar verilmesi veya başvurunun geçersiz sayılması halinde ödenen ücret tamamen iade ediliyor. Ancak itirazın reddedilmesi durumunda ücret geri alınamıyor.

Koruma vizesine başvuru ücretiyle karıştırılmamalı

Yeni ücret, Avustralya'da ilk kez koruma vizesine başvurmanın bedeli değil.

Home Affairs'in resmî internet sitesinde Subclass 866 olarak bilinen kalıcı koruma vizesinin başvuru ücreti 50 dolar olarak belirtiliyor. 1.863,50 dolarlık yeni ücret ise ilk başvurusu reddedilen kişinin bu karara ART nezdinde itiraz edebilmesi için alınıyor.

Bu nedenle yeni düzenleme, vize başvurusundan ziyade ret kararının bağımsız bir kurum tarafından yeniden incelenmesini isteyen kişileri ilgilendiriyor.

Bir yılda 25 bin başvuru reddedildi

Home Affairs'in 2024-25 mali yılına ilişkin verileri, koruma vizesi sistemindeki başvuru ve ret sayılarını ortaya koyuyor.

Resmî verilere göre:

  • 23 bin 576 yeni koruma vizesi başvurusu yapıldı.

  • 30 bin 465 başvuru sonuçlandırıldı.

  • 25 bin 18 başvuru reddedildi.

  • 4 bin 10 başvuru kabul edildi.

  • 1 bin 437 başvuru geri çekildi.

Böylece sonuçlandırılan başvuruların yaklaşık yüzde 82'si reddedildi. Kabul edilenlerin oranı ise yaklaşık yüzde 13'te kaldı.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, sonuçlandırılan dosyaların tamamının aynı yıl yapılan yeni başvurulardan oluşmaması. Dolayısıyla bu oranlar, 2024-25 yılında başvuran herkesin başvurusunun sonucu olarak değerlendirilmemeli.

Avustralya'ya hangi vizeyle gelenler koruma vizesine başvuruyor?

Avustralya'daki koruma vizesi sisteminin önemli özelliklerinden biri, başvuruların ülkeye yasal bir vizeyle giriş yapmış kişiler tarafından Avustralya içinden yapılabilmesi.

Subclass 866 koruma vizesi, geçerli bir vizeyle Avustralya'ya gelen ve ülkesine dönmesi halinde zulüm veya ciddi zarar görme riski bulunduğunu ileri süren kişilere yönelik.

Bu nedenle başvuru sahipleri arasında öğrenci, turist ve diğer geçici vize sahipleri bulunabiliyor. Ancak Home Affairs'in yayımladığı 2024-25 yıllık koruma vizesi istatistikleri, başvuranların ülkeye hangi vize türüyle giriş yaptıklarını ayrı ayrı göstermiyor. Bu nedenle öğrenci ve turist vizesiyle gelip sonradan koruma başvurusu yapanların toplam sayısı konusunda doğrulanmış bir rakam vermek mümkün değil.

Öte yandan aynı yıl Avustralya'ya 4 milyon 915 bin 854 ziyaretçi vizesi ve 371 bin 564 öğrenci vizesi verildi. Bunlar koruma vizesine başvuranların sayısı değil, ülke genelindeki ilgili vize programlarının toplam verileri.

ASRC: Maddi durumu olmayanlar itiraz hakkını kullanamayabilir

Sığınmacılara hukuki ve sosyal destek sağlayan Asylum Seeker Resource Centre (ASRC), yeni uygulamaya sert tepki gösterdi.

Kurum, özellikle savaş, zulüm ve şiddetten kaçan kişilerin ekonomik durumları nedeniyle bağımsız değerlendirme hakkından mahrum kalabileceğini savunuyor.

ASRC Başkan Yardımcısı Jana Favero, bazı ailelerin temel gıda ve ilaç ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlandığını, böyle bir ortamda 1.863 doları bir araya getirmenin çok güç olduğunu belirtti.

Favero, hükümet kararının kişinin hayatını tehlikeye atabilecek sonuçlar doğurabileceğini vurgulayarak, itiraz hakkının banka hesabındaki paraya bağlı olmaması gerektiğini söyledi.

ASRC ayrıca ret kararına itiraz etmek isteyen kişilerin, karar bildirimlerinde belirtilen kısa yasal süreler içinde başvurularını tamamlamak zorunda olduğuna dikkat çekti. Kurumun açıklamasında bu süre 28 gün olarak ifade edildi. Ancak ART'ye başvuru süresi kararın türüne göre değişebildiğinden, başvurucuların kendilerine gönderilen karar mektubundaki süreyi esas alması gerekiyor.

Hükümetin gerekçesi: Sistemin kötüye kullanılmasını önlemek

ASRC'nin açıklamasına göre hükümet, yeni ücret uygulamasını koruma vizesi sisteminin kötüye kullanılmasını ve kişilerin itiraz süreçlerini Avustralya'da kalış sürelerini uzatmak amacıyla kullanmasını önlemek gerekçesiyle savunuyor.

Ancak ASRC, bu yaklaşımın gerçekten korunmaya ihtiyaç duyan, ekonomik açıdan savunmasız kişileri de olumsuz etkileyeceğini ileri sürüyor.

Kurum, hükümetten peşin ücret uygulamasını kaldırmasını ve ekonomik durumuna bakılmaksızın herkesin adil ve bağımsız bir itiraz mekanizmasına erişebilmesini sağlamasını istiyor.

Avustralya'daki yeni düzenlemenin önümüzdeki dönemde koruma vizesi başvurularının itiraz süreçlerini nasıl etkileyeceği ise merak konusu.

Temmuz 2025 verisinde Türkiye vatandaşlarına 20 koruma vizesi verildiği ve kabul oranının yüzde 64,52olduğu görülüyor. Bu, o ay sonuçlandırılan Türkiye vatandaşlarına ait dosyalara ilişkin bir oran

Kaynaklar: Avustralya İçişleri Bakanlığı (Department of Home Affairs), Administrative Review Tribunal (ART), ASRC basın açıklaması, 2 Kasım 2026.

schedule1d ago
Gundem

ASBEST Avustralya’da her 2 saatte 1 can kaybı!

Avustralya’da her iki saatte bir kişi asbest nedeniyle hayatını kaybediyor! Her üç evden birinde ölümcül tehlike var

Avustralya genelinde her yıl 4 binden fazla kişi asbeste bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Ülkedeki yaklaşık 6 milyon ton eski asbestli malzemenin hâlâ binalarda bulunduğu belirtilirken, özellikle evini yenilemek isteyenlere önemli uyarılar yapıldı: Asbesti kendiniz sökmeye kalkışmayın!

Avustralya’nın geçmişten kalan en ciddi halk sağlığı sorunlarından biri olan asbest, her yıl binlerce kişinin hayatına mal olmaya devam ediyor. Ulusal Asbest Farkındalık Ayı kapsamında yayımlanan yeni uyarılar, ülkedeki tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Asbestos Education Committee ve Advocacy Australia tarafından 3 Kasım 2026 tarihinde yayımlanan açıklamaya göre, Avustralya’da her yıl 4 binden fazla kişi asbeste maruz kalmanın yol açtığı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor.

Bu rakam, yaklaşık her iki saat 11 dakikada bir kişinin yaşamını yitirmesi anlamına geliyor. Başka bir ifadeyle her gün 11, her hafta 77, her ay ise yaklaşık 333 kişi asbest kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor.

Açıklamada, bu sayının Avustralya'nın yıllık trafik kazası kaynaklı can kaybının yaklaşık üç katına ulaştığına dikkat çekildi. Eylül 2026'ya kadar geçen 12 aylık dönemde ülkede trafik kazalarında 1.334 kişi yaşamını yitirdi.

Avustralya’daki her üç evden birinde asbest bulunabilir

En endişe verici verilerden biri, asbestin hâlâ Avustralya'daki konutların önemli bir bölümünde bulunması.

Ülkedeki her üç evden birinde asbest içeren malzemelerin (ACM) bulunduğu tahmin ediliyor. Avustralya'nın mevcut yapı stokunda ise yaklaşık 6 milyon ton eski ve zamanla yıpranan asbestli malzeme olduğu belirtiliyor.

2004 yılından önce asbest, 3 binden fazla farklı inşaat ve dekorasyon ürününün üretiminde kullanıldı. Avustralya'da asbest kullanımı yaklaşık 23 yıl önce tamamen yasaklanmış olsa da geçmişte inşa edilen binalardaki malzemeler hâlâ ciddi bir risk oluşturuyor.

Özellikle 1990 yılından önce inşa edilmiş veya yenilenmiş evlerde asbest bulunma ihtimali olduğu belirtiliyor. Bu risk yalnızca eski müstakil evlerle sınırlı değil. Tuğla evler, ahşap kaplamalı evler, apartmanlar ve Victorian tarzı eski konutlar da risk kapsamında.

Asbest; çatılarda, duvar kaplamalarında, zemin döşemelerinde, yalıtım malzemelerinde, banyolarda, mutfaklarda, çitlerde, garajlarda ve bahçe yapılarında bulunabiliyor.

Banyo, mutfak, çatı, hatta köpek kulübeleri bile risk taşıyabilir

Uzmanların uyarısına göre asbestin bulunabileceği yerler sanıldığından çok daha fazla.

Eski evlerde asbest içeren malzemeler şu alanlarda karşımıza çıkabiliyor:

  • Halıların altında, linolyum ve vinil yer karolarında.

  • Tavan boşluklarında ve yalıtım malzemelerinde.

  • Sıcak su borularının çevresinde.

  • Mutfak lavabolarının altında.

  • Duvar ve zemin karolarının arkasında.

  • Beton ve çimento zeminlerde.

  • İç ve dış duvar kaplamalarında.

  • Tavanlarda, saçaklarda ve çatılarda.

  • Çitlerde, garajlarda ve ev eklentilerinde.

  • Bahçe tuvaletlerinde, çiftlik yapılarında ve kümeslerde.

  • Köpek kulübeleri gibi küçük bahçe yapılarında.

Bu nedenle yalnızca evin görünen bölümlerine bakarak asbest bulunmadığı sonucuna varmak mümkün değil.

Dünya Sağlık Örgütü: Asbestin altı türünün tamamı kanserojen

Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) 11 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında, asbestin altı türünün tamamının kanserojen olduğu bir kez daha vurgulandı.

Asbest liflerine maruz kalmak akciğer kanseri, gırtlak kanseri, yumurtalık kanseri ve kötü huylu mezotelyoma gibi ciddi hastalıklara neden olabiliyor.

Özellikle mezotelyoma, asbestle bağlantılı en ciddi hastalıklardan biri olarak biliniyor ve bilinen kesin bir tedavisi bulunmuyor.

Dünya Sağlık Örgütü, asbestin kullanıldığı binalarda inşaat, bakım, onarım veya yıkım çalışması yapan kişilerin, asbestin binaya yerleştirilmesinden yıllar, hatta onlarca yıl sonra bile risk altında olabileceğini belirtiyor.

Asbest liflerinin solunum yoluyla vücuda girmesi, uzun yıllar sonra ortaya çıkabilen hastalıklara neden olabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, asbest maruziyetini önlemenin asbest kaynaklı hastalıkları önlemenin tek yolu olduğuna dikkat çekiyor.

,

Tehlike artık yalnızca inşaat işçilerinin sorunu değil

Geçmişte asbeste bağlı hastalıklar daha çok inşaat işçileri, tesisatçılar ve diğer meslek gruplarıyla ilişkilendiriliyordu. Ancak son yıllarda mesleki olmayan maruziyetin de önemli bir sorun hâline geldiği belirtiliyor.

Australian Institute of Health and Welfare (AIHW) tarafından 26 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan Avustralya Mezotelyoma Raporu, hastalık vakalarının son 40 yıldır istikrarlı şekilde arttığını ortaya koyuyor.

Australian Mesothelioma Registry'nin maruziyet değerlendirmesine katılan ve asbeste olası veya muhtemel şekilde maruz kaldığı değerlendirilen kişiler arasında:

  • Yüzde 51'i, asbestli malzemelerin bulunduğu büyük ev tadilatları sırasında maruz kaldığını bildirdi.

  • Yüzde 39'u, yaşadıkları evde tadilat yapılırken aynı konutta yaşamaya devam ettiğini belirtti.

  • Yüzde 13'ü, 1947 ile 1987 yılları arasında inşa edilmiş fibro tipi bir evde yaşadığını bildirdi.

  • Yüzde 21'i ise eve iş kıyafetleri veya başka yollarla toz taşıyan biriyle birlikte yaşadığını ifade etti.

Bu oranların tüm mezotelyoma hastalarını değil, yalnızca maruziyet değerlendirmesine katılan ve olası veya muhtemel maruziyet tespit edilen kişileri kapsadığı özellikle belirtiliyor.

Kadınlarda ev kaynaklı asbest maruziyeti dikkat çekiyor

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri kadınların mesleki olmayan yollarla asbeste maruz kalması.

Asbeste olası veya muhtemel maruziyet değerlendirmesine katılan kadınların yüzde 94,1'i yalnızca meslek dışı yollarla asbeste maruz kaldığını bildirdi. Erkeklerde bu oran yüzde 23,1 olarak kaydedildi.

Hem mesleki hem de meslek dışı maruziyet bildirenlerin oranı ise yüzde 51,5 oldu. Bu grupta erkeklerin oranı yüzde 63,3, kadınların oranı ise yüzde 5,6 olarak açıklandı.

Bu veriler, asbest tehlikesinin yalnızca iş yerlerinde değil, evlerde yapılan tadilatlarda ve gündelik yaşamda da ortaya çıkabildiğini gösteriyor.

Özellikle evini kendisi yenilemeye çalışan kişiler, aile bireyleri ve çocuklar da risk altında olabiliyor.

Evini yenileyenler için büyük tehlike: Tasarruf etmek isterken hayatınızı riske atmayın

Avustralya'da tadilat harcamaları rekor seviyeye ulaştı.

Housing Industry Association analizine göre, 2026 yılının Nisan-Haziran döneminde tadilatlara 4,15 milyar dolar harcandı. Bu rakam, 1974 yılından bu yana kaydedilen en yüksek üç aylık tadilat harcaması oldu.

Ancak artan yaşam maliyetleri, yükselen faizler ve profesyonel asbest söküm hizmetlerinin maliyeti, uzmanları endişelendiriyor.

2025 yılında gerçekleştirilen Ulusal Asbest Farkındalık Araştırması'na göre, ankete katılanların yüzde 91'i asbest hakkında en azından biraz bilgi sahibi olduğunu söyledi. Buna rağmen katılımcıların asbest içeren malzemeleri tanıma konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığı görüldü.

Daha da dikkat çekici olan ise ankete katılanların yalnızca yüzde 30'unun profesyonel asbest söküm hizmetini karşılayabilecek ekonomik güce sahip olduğunu düşünmesi.

Uzmanlar, maddi nedenlerle asbestli malzemeleri kendileri sökmeye çalışan kişilerin hem kendi hayatlarını hem de ailelerinin sağlığını tehlikeye atabileceği uyarısında bulunuyor.

Cherie Barber'dan ev sahiplerine önemli uyarı

Avustralya'nın tanınmış tadilat uzmanlarından ve National Asbestos Awareness Month kampanyasının elçilerinden Cherie Barber, asbest konusunda bilinçlenmenin hayati önem taşıdığını söyledi.

Barber, asbest liflerine maruz kalmanın bilinen güvenli bir seviyesinin bulunmadığını belirterek ev sahiplerinin, tadilat yapanların ve ustaların bu tehlikenin farkında olması gerektiğini vurguladı.

Barber şu uyarıda bulundu:

“Ev tadilatları ve bakım çalışmaları sırasında asbestin tehlikeleri konusunda farkındalığı artırmak ve ev sahiplerine, tadilat yapanlara, kendin yap projeleriyle uğraşanlara ve ustalara asbest içeren malzemeleri nasıl tanıyacakları ve mevzuata uygun şekilde güvenli olarak nasıl yönetecekleri konusunda eğitim vermek hayat kurtarmak açısından hayati önem taşıyor.”

Barber, rekor seviyedeki tadilat harcamaları, yaşam maliyetleri ve asbest konusundaki bilgi eksikliğinin birleşmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

Ayrıca evlerinde tadilat yapmayı planlayan kişilerin öncelikle asbest konusunda bilgi edinmesini ve malzemelerin tespiti ile sökümü için yalnızca lisanslı profesyonellerden hizmet almasını istedi.

Clare Collins: “Asbesti kendiniz sökmeyin!”

Asbestos Education Committee Başkanı Clare Collins de Avustralya'nın asbest krizinin eğitim ve farkındalık eksikliği nedeniyle devam ettiğini söyledi.

Collins, özellikle ev sahiplerinin eski binalardaki asbest içeren malzemeleri farkında olmadan bozmasının ciddi tehlikeler yarattığını belirtti.

Collins'in uyarısı oldukça net:

“Her iki saat 11 dakikada bir başka bir Avustralyalının asbest nedeniyle hayatını kaybettiği bir ortamda asbest söz konusu olduğunda; kesmeyin, delmeyin, kırmayın, zımparalamayın, testereyle kesmeyin, kazımayın, fırçalamayın, sökmeyin, parçalamayın, basınçlı suyla yıkamayın, yıkmayın ve çöpe atmayın. Ne yaparsanız yapın, asbesti kendiniz sökmeyin!”

Collins, evinde tadilat planlayan herkese aletlerini kullanmaya başlamadan önce asbestawareness.com.au adresini ziyaret etmeleri çağrısında bulundu.

Dünya genelinde de yüz binlerce kişi hayatını kaybediyor

Asbest tehlikesi yalnızca Avustralya'yla sınırlı değil.

Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) ortak araştırmasına göre, iş yerlerinde asbeste maruz kalmak dünya genelinde her yıl 200 binden fazla ölüme neden oluyor.

Bu rakam, işle bağlantılı kanser kaynaklı ölümlerin yüzde 70'inden fazlasını oluşturuyor.

Araştırma, iş yeri dışındaki asbest maruziyetinin de dünya genelinde önemli bir hastalık yüküne neden olduğunu ortaya koyuyor.

Kasım ayı Ulusal Asbest Farkındalık Ayı

Avustralya'da 2011 yılından bu yana düzenlenen National Asbestos Awareness Month, asbest tehlikesine karşı ülke genelinde farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.

2026 yılında da devam eden kampanya, ev sahipleri, kiracılar, mülk yatırımcıları, tadilat yapanlar, inşaat ustaları ve ticari mülk sahipleri için ücretsiz bilgilendirme kaynakları sunuyor.

27 Kasım 2026 Cuma günü ise Asbestos Awareness Day (Asbest Farkındalık Günü) olarak gerçekleştirilecek.

Kampanya kapsamında asbestosawareness.com.au internet sitesinde şu ücretsiz kaynaklar bulunuyor:

  • Evlerde asbestin tespiti, test edilmesi ve sökülmesine ilişkin video rehberi.

  • Ev sahipleri, mülk yöneticileri ve ustalar için Asbestos 101 eğitim materyali.

  • Tadilat yaptıranlar için kapsamlı asbest rehberi.

  • Evlerde asbest içeren malzemeleri tanımaya yönelik kontrol listesi.

  • 20 maddelik asbest güvenlik kontrolü.

  • Kişisel koruyucu ekipmanların kullanımıyla ilgili bilgilendirme dokümanları.

  • Ustalar için mesleğe özel asbest kontrol listeleri.

  • Asbest ürünleri veri tabanı.

  • Ticari ve konut dışı mülkler için asbest yönetim rehberleri.

  • Doğal olarak bulunan asbest için yönetim planı rehberi.

Kampanyanın temel mesajı ise açık: Eski bir evde tadilat yapmadan önce asbest ihtimalini mutlaka değerlendirin. Şüpheli malzemeleri kesmeyin, delmeyin veya sökmeyin. Tespit ve söküm işlemlerini lisanslı asbest uzmanlarına bırakın.

Çünkü birkaç bin dolar tasarruf etmek amacıyla yapılan yanlış bir müdahale, hem sizin hem de sevdiklerinizin hayatını değiştirebilecek sonuçlara yol açabilir.

Daha fazla bilgi ve ücretsiz güvenlik rehberleri: www.asbestosawareness.com.au

Medya iletişim:

Advocacy Australia
Telefon: 02 9518 4744
E-posta: media@advocacyaustralia.org.au

Clare Collins: 0414 821 957
Alice Collins: 0414 686 091

schedule1d ago
Gundem

Albanese'den ekonomi, faiz ve çalışma vizesi mesajı

Albanese'den ekonomi, faiz ve çalışma vizesi mesajı: Gözler İngiltere ile yapılacak görüşmede

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Commonwealth Liderler Zirvesi kapsamında yaptığı açıklamalarda faiz artışı, hayat pahalılığı, bütçe tasarrufları ve İngiltere'den gelen genç çalışanların Avustralya'daki çalışma koşullarına ilişkin önemli mesajlar verdi. Bölgesel iş gücü ihtiyacı ve Working Holiday vizesi de gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, 2 Kasım 2026 tarihinde Antigua ve Barbuda'da düzenlenen Commonwealth Hükümet Başkanları Toplantısı'nın (CHOGM) açılışında yaptığı konuşmanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Küresel ekonomik gelişmelerin Avustralya ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Albanese, özellikle Orta Doğu ve Ukrayna'daki savaşların küresel enflasyon ve yaşam maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.

Faiz artışı ve hayat pahalılığı gündemde

Avustralya'da olası faiz artışına ilişkin soruları yanıtlayan Albanese, hükümetin hayat pahalılığıyla mücadele etmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Küresel çatışmaların dünya ekonomisi üzerindeki etkilerine değinen Başbakan, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının küresel enflasyonu etkilediğini ifade etti.

Faiz artışlarının ekonomik etkileri konusunda Merkez Bankası'nın kullandığı araçlara ilişkin değerlendirmesinde ise faiz politikalarının ekonomik açıdan geniş etkileri olabileceğini kabul etti. Bununla birlikte, daha önce kullandığı 'kaba bir araç' ifadesinin Avustralya Merkez Bankası Başkanı'nın da kullandığı bir tanımlama olduğunu belirterek Merkez Bankası'nı hedef almadığını söyledi.

Hükümetten 180 milyar dolarlık tasarruf savunması

Basın toplantısında hükümetin bütçe politikaları da tartışma konusu oldu.

Gazeteciler, hükümetin yaptığı tasarruflara rağmen toplam bütçe açıklarının arttığını ve harcamaların tasarrufları aştığını ileri sürdü.

Albanese ise hükümetinin göreve geldiğinden bu yana her bütçede tasarruf önlemleri aldığını savundu. Başbakan, toplam tasarruf miktarının yaklaşık 180 milyar Avustralya doları olduğunu, son bütçede ise 60 milyar dolarlık tasarruf sağlandığını söyledi.

İngiliz backpacker çalışanlar için yeni görüşme

Toplantının Avustralya açısından dikkat çeken başlıklarından biri de İngiltere'den gelen genç çalışanların çalışma koşulları oldu.

Albanese, İngiltere Başbakanı Andy Burnham ile yapacağı görüşmede Working Holiday vizesi kapsamında Avustralya'ya gelen İngiliz gençlerin bölgesel bölgelerde çalışma deneyimi kazanması konusunu gündeme getireceğini açıkladı.

Özellikle tarım ve konaklama sektörlerinden gelen taleplerin bu konuyu yeniden gündeme taşıdığını belirten Albanese, bölgesel işverenlerin iş gücü ihtiyacına dikkat çekti.

Başbakan, İngiliz gençlerin Avustralya deneyiminin yalnızca Sydney'deki Bondi ve Coogee gibi popüler bölgelerle sınırlı kalmaması, ülkenin bölgesel kesimlerini de kapsaması gerektiğini söyledi.

Ancak mevcut düzenlemelerin tamamen geri alınmasının hedeflenmediğini, İngiltere ile karşılıklı fayda sağlayacak bir çözüm arandığını vurguladı.

Avustralya'nın uluslararası ticaret ve güvenlik hedefleri

Albanese, ziyaretin temel amacının Avustralya'nın ulusal çıkarlarını geliştirmek olduğunu belirtti.

İngiltere ve Kanada başta olmak üzere diğer orta ölçekli ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesinin önemine değinen Başbakan, ticaretin çeşitlendirilmesi, kritik mineraller, AUKUS savunma ortaklığı ve ulusal güvenlik konularının öncelikleri arasında bulunduğunu söyledi.

Avustralya'nın 2028 yılında yapılacak seçimde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliği için yürüttüğü kampanyanın da temaslarda gündeme geldiğini ifade etti.

Kölelik ve tarihî tazminat talepleri

Commonwealth toplantısında Karayip ve Afrika ülkelerinin geçmişte yaşanan kölelik nedeniyle İngiltere'den özür ve tazminat talep etmesi konusu da gündeme geldi.

Albanese, köleliğin tarihsel etkilerinin birçok Commonwealth ülkesi için hâlâ önemli sonuçlar doğurduğunu belirtti.

Avustralya'nın doğrudan taraf olmadığı bu görüşmelerin şeffaf, saygılı ve yapıcı bir şekilde yürütülmesini desteklediklerini söyledi.

Ekonomik baskı ve siyasi tartışmalar sürüyor

Albanese'nin açıklamaları, Avustralya'da faiz politikası, bütçe yönetimi ve hayat pahalılığı konularındaki siyasi tartışmaların devam ettiği bir dönemde geldi.

Başbakan, küresel ekonomik gelişmelerin Avustralya üzerindeki etkilerine dikkat çekerken hükümetin ekonomi yönetimini savundu. Ancak gazetecilerin soruları, bütçe tasarruflarının yeterliliği ve enflasyonla mücadelede hükümetin atabileceği ek adımlar konusundaki tartışmaların sürdüğünü ortaya koydu.

schedule1d ago
White House
Sponsored
Dünya Gazetesi 19 Mayıs 2026

Haftalik Gazetemiz

Yeni Bir Sayi Yeni Bir Ses

visibilityDetay
Haftalik Gazetemiz

Köşe Yazıları

Haftalık olarak en güncel haberleri ve analizleri sunan köşe yazıları.

Tumunu Gor arrow_forward

Somerton Road Genişliyor

Somerton Road Genişliyor: 4 Kilometrelik Yol 6 Şeride Çıkacak

 

Greenvale, Meadow Heights ve Roxburgh Park sakinlerinin uzun süredir beklediği Somerton Road’un genişletilmesi için 494 milyon dolarlık yatırım taahhüdü açıklandı. Greenvale Milletvekili Iwan Walters, projenin 4 kilometrelik yolun 6 şeride çıkarılmasını ve yeni kavşakların yapılmasını...

NASRETTİN HOCA FIKRALARI

                 

   İnsanlar Nasrettin hocaya “hocam dünyanın merkezi neresidir?” diye sormuşlar. Hoca etrafına eliyle bir daire çizmiş “tamda şu benim durduğum yerdir, isterseniz bir ölçün görürsünüz “demiş. İnsanlar merakla ikinci bir soru sormuşlar “hocam, gökte kaç tane yıldız vardır?” hoca hiç düşünmeden yanındaki eşeğini...

Şizofreniyi ve Psikozu Anlamak

 

Sevdiğimiz Birinin Değiştiğini Fark Ettiğimizde- Şizofreniyi ve Psikozu Anlamak

 

Bir aile ferdimizin davranışlarının değiştiğini fark etmek hiç kolay değildir. Özellikle de “Eskiden böyle değildi” demeye başladığımızda, ne olduğunu anlamaya ve ona nasıl yardımcı olabileceğimizi bulmaya çalışırız.

Bazen kişi daha içine kapanmaya, ailesinden ve arkadaşlarından uzaklaşmaya, daha az...

Anadolu’nun sesi Avustralya’da: 6 şehirlik turne

Anadolu’nun sesi Avustralya’da: Muharrem Aslan 6 şehirlik turnede

Bağlama sanatçısı, besteci ve yorumcu Muharrem Aslan, 2026 boyunca Australia’nın altı şehrinde 13 farklı sahne ve performansla dinleyiciyle buluşacak.

Australia’da bağlamasıyla solo turneye çıkan ilk sanatçı olan Aslan, turne boyunca Anadolu türkülerinden kendi bestelerine, farklı yöresel bağlama...

verified Yazarlar

CERILGOCUK
Admin
DilanBektas
Dr.FirdevsTat
MuharremAslan
KayhanOncu
Pembegul Abla
NurcanKiral
MustafaYilmaz

İş İlanları

P&D CLEANING SERVICESSYDNEY

Yarı Zamanlı Temizlik Görevlileri Aranıyor – Sydney Geneli

P&D Commercial Cleaning Services, ekibimize katılacak deneyimli yarı zamanlı temizlik görevlileri arıyor. - Temizlik deneyimi tercih sebebidir - Temel seviyede İngilizce gereklidir Başvurmak için lütfen 09.00 – 17.00 saatleri arasında P&D Commercial Cleaning Services'ı (02) 9126 9491 numaralı telefondan arayın. Telefonunuza cevap veremezsek, lütfen adınızı ve iletişim numaranızı içeren bir sesli mesaj bırakın. Size en kısa sürede geri dönüş yapacağız. Lütfen dikkat: Türkçe konuşulmamakta olup, başvurular İngilizce olarak yapılmalıdır.
GOZLEME AND KEBAB Birkenhead Point Outlet – Drummoyne SYDNEY

MUTFAĞIN ENERJİSİNE SEN DE KATIL!

Sydney – Birkenhead Point Outlet (Drummoyne) bölgesinde Kitchen Hand (Bayan) ekip arkadaşı arıyoruz. Full Time / Part Time seçenekleri mevcut.
Yoğun ve dinamik mutfak ortamında hazırlık, temizlik ve genel mutfak desteği görevlerinde yer alacaksınız. 📍 Birkenhead Point Outlet – Drummoyne
📞 0415 722 279
Advertising Gif