
OĞLUMA KIZ BAKIYORUM
Kadın bana bu kelimeleri söyledikten sonra devamında neler söyledi hiç duymadım. Birden aklımda elinde çay tepsisiyle bekleyen cici bir kız silüeti belirdi. Evlenmeye, yuva kurmaya hazır bu hanım kız etrafında iffetiyle, edebiyle vee yardımseverliğiyle meşhurmuş. Başka erkeklerle hiç gezip tozmamış, okulundan eve evinden okuluna giden hafta sonları bir yerlerde çalışan gayet akıllı çalışkan bir kızmış. Evde olduğu zamanlarda annesine, babasına yardım eden, temiz, titiz, güzel pastalar yapan, yaşlı komşulara ikram eden vee çevresinde sevilip sayılan becerikli bir kızmış. Kesinlikle sigara ve içki içmeyen, gerektiğinde kazancıyla hayır hasenat yapmayı seven güzel ahlakıyla tanınan bir kız. Giyimi kuşamı gayet edepli, kazancını israf etmeyen tutumlu, annesine ve babasına yük olmayan çok merhametli bir kız… aklımda gezdi durdu.
Neden sonra hanım arkadaşın oğlu geldi yanımıza, saygıyla “hoş geldiniz, nasılsınız?” dedi. Hemen kendimi toparladım. Yirmi beş yaşlarında fiziği düzgün, okumuş, işi gücü olan, ailesiyle mütevazı bir hayat yaşayan bu gencin bize olan hizmetine, titizliğine bir kez daha dikkat ettim. Biz annesiyle otururken çocuk gayet becerikli bir şekilde çaylarımızı koydu getirdi, kek, kurabiyeleri önümüze sıraladı. Annesi söylemeden her hizmeti anında yapan bu genç ne güzel bir eş olurdu. Evine evladına iyi bakan ne iyi bir baba olur diye bir intiba oluştu bende. Allahualem, bu evcimen gence hayırlı bir kısmeti olsun için dua etmekten başka bir şey gelmedi elimden.
Bazı gençlerimiz var, kızların olduğu ortamlarda gezmedikleri için hayat arkadaşlarını kendileri bulma ihtimalleri çok zayıf. Bu gençler filmlerdeki gibi gözleri kapalı bir maceranın içerisine atlamaktan ziyade hayatta bir sefer olacak evlenme işlerinde çok temkinliler, çok utangaç ve çekingenler. Bu yüzden görücü usulü dediğimiz sistem az da olsa hala çalışıyor. Bilhassa anneler çekinmeden bana “oğluma kız bakıyorum veya kızıma münasip bir eş arıyoruz” diye haber verirler. Bende bu işlerde tanıdığım güzel, hanım aile kızları varsa haber vermekten hiç geri durmuyorum. Bu işerin olup olmayacağını Allah bilir, buna bütün kalbimle inanıyorum. Ama “şurada iffetli, güzel bir ailenin kızı var” demekten hiç üşenmem.
Böylece “şurada size uygun güzel bir damat adayı var” diye haber verdiğimde bazen aday kızların henüz hiç görüşmeden devirdiği çamlar sayesinde işler olmaza gidiyor. Bir bakıyoruz kız daha ilk görüşme aşamasında çay içmeye eniştesiyle çıkıp geliyor. Avustralya’da doğup büyümüş, özgür bir fikre sahip bir damat adayının bu manzarayı kabul edenine henüz rastlamadık. Evlenmeye karar veren kızların bazıları da upuzun bir soru cevap listesi hazırlayıp aynı mülakata girer gibi arkadaşlarından derlediği soruları talibine sorup sıralamaya başlıyor, cevaplar dosdoğru, güzel ama oğlanı ikna etmek şöyle dursun ebediyen kaçırıyor. Bazı kızlarında galiba tecrübeli birinden aldığı akılla, daha ilk tanışmada “ne iş yapıyorsun, kazancın ne kadar...” gibi tuhaf soruları olabiliyor. Bu durum buralı saf niyetli gençlerimiz açısından gayet itici olduğunu gözlemledim.
Damat adaylarının da çözemediğimiz halleri var. Bu durumları kolaylaştırıp aşamadıkları için mecburen anneler, teyzeler araya girmek zorunda kalıyorlar. Oğlan ne güzel kızı bulmuş, beğenmiş ve tanışma aşaması başarılı geçmiş. Sonrasında kız damat adayının kendi ailesine karşı saygısızlığını gördüğü an yüzüğü derhal atabiliyor. Şimdi gençlere birbirlerini haber verip kenara çekiliyoruz ama hiçbir şey umduğumuz gibi olamıyor maalesef. Başka bir tanıştırmada daha ilk görüşmede oğlan “evlenirsek benim ailemle beraber yaşayacağız” diye tutturuyor. Bismillah...sen tanımadığın birisine en son söylenecek sözü en önce söylersen böyle ortada kalakalırsın dimi. Bir delikanlıda buluşmaya gayet bakımsız, pasaklı gittiği için reddedilmişti.
Bir zaman bir aile kız istemeye gidecekler, kızın ailesini ikna etmek için en yakınlarına “yanımızda kimi götürelim” diye danışıyorlar. Onlarda “Cevat efendiyi götürün, o dizlerinin üzerine çöke çöke çok yeminler ederek insanları ikna eder” demişler, nitekim iş olmuşta. Eskiden olanın tam tersine artık bir kız istenirken de “kızımızın içki, sigara içme alışkanlığı var mı? bu kız kumar oynar mı?” diye önceden soranlara rastlıyoruz. Bütün sorulardan başarıyla, geçtik gençler anlaştı ve düğün sayfasına geçildi diyelim, dertler bitmiyor tabi. Bir düğünde her şey yolunda giderken damat son halaydan sonra gelini kucağına alıyor, arabalarına gidecekler. Gelinin yakını bir amca koşarak gelip önlerine geriliyor. Parmağını damada sallayarak “hayvan herif..naapıyoon..o daha şimdi olmaacah..indir onu kucağından…” diyerek damada bağırıyor. Yazık güzelim giden her şey bir anda çok kötü oluyor tabi. Ondan sonrası hiç iyi olmuyor haliyle.
Birçok şeyin güvenilmez olduğu günümüzde evlenmek isteyen bazı gençlerimiz yakınlarından gelen “evlenmek isteyen birisi var” haberlerine kayıtsız değiller diyecektim.
Pembegül Abla
