SPEECH PATHOLOJY

Pembegul Abla

Editor • 6/4/2026

 SPEECH PATHOLOJY

 SPEECH PATHOLOJY

Türkçe karşılığı “Konuşma Patolojisi” demekmiş. Başına gelmeyen nereden bilecek, bir zamanlar çocuğum üç yaşına kadar “anne” bile demeden, hiç konuşamadan büyümüştü. Hatta bu konuda “Adem’i Konuşturan Kız” başlıklı yaşadıklarımızı anlattığım bir yazı yazmıştım. Çok şükür bu derdi biz selametle atlattık, evladım şimdilerde libir libir konuşuyor. Ama ailede birisinin bir sebepten konuşamaması çok üzücü, büyük problem. Geçen yaz memleketten bir “konuşturma terapisti” (bu söylem bana ait) hemşerimiz bizi ziyarete geldi. Ne güzel hazır onu bulmuşken insanların neden konuşamadığından ve bunu konunun uzmanlarının nasıl tedavi ettiğinden baya sordum, kıymetli okurlarım için notlar aldım. Meğer onların tedavi ettiği başka rahatsızlıklarda varmış. Doktor Buğrahan Şimşek’ e “yeğenim, sen kimlere terapi yapıyorsun, insanlar nasıl iyileşiyorlar bana bir anlatır mısın” dedim oda bana mesleği hakkında çok kıymetli bilgiler verdi.      Günümüzde kekeme olanlara terapi veriyoruz. Kekemelik tedavisinde öncelikle hastaya bununla yaşamayı, bu durumu kabullenmeyi telkin edip kendisiyle barışık olmayı anlatıp bunun bitmeyeceğini ama kendisinin bu durumu kontrol edebileceği teknikleri öğretip alıştırıyoruz. Genelde kekemelik geçmeyen bir rahatsızlık ama bir çok insan bize gelerek kekemeliğini kontrol altına almayı onunla yaşamayı öğrendi. Bazı insanlarda nefes alıp verme bozukluğundan kaynaklanan konuşma bozuklukları oluşabiliyor. Onlara nefes alıp vermeyi düzene sokacak terapiler uygulayıp iyileştiriyoruz, konuşmaları düzeliyor. “R” harfini söyleyemeyenleri de iyileştiriyoruz. Geç konuşan çocukları aileleriyle beraber takip edip terapiye başlıyoruz. Misal vermek gerekirse, en basitinden yemek yerken çocuğun kendi tercihini söylemesine fırsat vermeden ne lazımsa anında önüne uzatılması, hiçbir surette çocuğa istediğini söyleme veya konuşma imkanı verilmeyen durumlarda çocuk konuşmaktan vaz geçebiliyor. Anne ve Babaların çocuklarıyla konuşmaya başladığında çocuğunda konuşmasına fırsat vermeleri onu sabırla dinlemeleri beklemeleri gerekiyor. Objelerin adını tek tek söyleyerek, küçük oyunlar ve oyuncaklarla oynarken çocuğun konuşmasını desteklemeleri gerekiyor. Uzun zaman konuşamayan ya da konuşmayan çocuklarda ailenin tavır ve davranışlarının da etkili olduğunu biliyoruz. Konuşamayan bir çocuk bize geldiğinde onunla bire bir ilgileniyoruz, oyun ve şarkılarla işe başlıyoruz. Haftalık terapilerle çocuğu iyileştirip aileyi olumlu yönde eğitebiliyoruz. Ne yazık ki “çocuğum konuşmuyor” diyen ama terapiyle çocuğunun güzel güzel konuşacağına inanmayan ailelerde çıkıyor karşımıza. Hemen ilk birkaç seansta tedaviyi bırakıyorlar. Oysa bu alanda tıp çok ilerledi. Ses teli kanseri olanlarda ve çok bağırmaktan kaynaklanan ses kaybına uğramış hastalarda geliyor bize. Sesi geri kazanma terapileri uygulayarak hastayı iyileştirebiliyoruz. Felç olanlar veya yaşlılıktan kaynaklanan yutma problemi olduğu için sondayla beslenen hastalar var. Onlara öncelikle yutma terapisi veriyoruz, günün sonunda normal yiyip yutma fonksiyonunu geri kazanıyorlar. Bu terapilerle üç yaşında felçli bir çocuğa yutabilme terapisi yaptık, başarılı olduk. Alzheimer hastaları var, konuşamıyorlar, onları da haftalık terapilerle konuşma yetisini geri kazandırıyoruz. Konuşma, yutma, kekemelik ve nefes kontrolü konularında tıp çok ilerledi. Günümüzde hepsinin farklı terapi ve kontrollerle tedavisi yüksek oranda mümkün ve mevcut” dedi Doktor Buğrahan Şimşek. Sizlere başıma gelen fıkra gibi bir hatıramdan anlatayım. Bir zamanlar benim sesim birkaç ay kısılır giderdi. Sessiz olmanın verdiği sıkıntıları yaşamayan bilemez, evde işte sesimiz bize her yerde lazım. Sessiz asla olamayız, ne güzel terapisi varmış, ben bilmiyordum. Bir gün ev halkını başıma topladım, hepsine fısıldayarak “bundan sonra ben ıslık çaldığımda kim nerede olursa olsun hemen benim yanıma gelsin, mutlaka bir ihtiyacım vardır” diye sert konuştum. İyide oldu, sesim gelesiye kadar ıslık çalarak iletişim kurduk. Sessizlik çok kötü bir rahatsızlık. Melbourne’ de speech terapiye gitmek gerektiğinde öncelikle aile doktorundan “refferal letter” Türkçesi “sevk mektubu” imiş, almak gerekiyor. O mektup ile hastaneden veya bir klinikten doktorla sizi buluşturuyorlar. Allah’ım kimseyi sessiz bırakmasın diyecektim Pembegül Abla