Kebapta kalite, emek ve “en iyi” tartışması

Mustafa

Editor • 11/8/2026

Kebapta kalite, emek ve “en iyi” tartışması

Kebapta kalite, emek ve “en iyi” tartışması

Melbourne’de kebapta kalite, emek ve “en iyi” tartışması: “Best Adana diyemezsiniz, bunu müşteriler söyler”

Melbourne’de faaliyet gösteren Street Food Turkey’nin kurucularından ve işletmecisi Ulus Bey, gastronomi dünyasında giderek yaygınlaşan “en iyi” ve “ilk” söylemlerini, influencerların işletme tanıtımlarındaki rolünü ve Google yorumlarının işletmeler üzerindeki etkisini değerlendirdi. Ürün kalitesinden taviz vermediklerini vurgulayan Ulus Bey, “Bir mekân sahibi ‘The best Adana in Melbourne’ diyemez. Bunu müşterilerimiz diyebilir” ifadelerini kullandı.

Avustralya’nın Melbourne kentinde Türk mutfağının sevilen lezzetlerini müşterileriyle buluşturan Street Food Turkey, bu kez farklı bir konuyla gündeme geldi. Daha önce Adana kebabı, lahmacun ve çağ kebabını andıran yatık döneriyle haberlerimize konu olan işletmenin kurucularından ve işletmecisi Ulus Bey ile gastronomide kalite, üretim anlayışı, sosyal medya tanıtımları ve müşteri yorumları üzerine konuştuk.

Röportajda özellikle son dönemde gastronomi dünyasında sıkça karşılaşılan “en iyi”, “ilk” ve “best” gibi ifadelerin ne kadar doğru kullanıldığı konusu öne çıktı.

“Melbourne’de yüzde 100 kömür üzerine kurulu bir başka bir mekan yoktu”

Street Food Turkey’nin kuruluş hikâyesini anlatan Ulus Bey, işletmenin 2022 yılında kurulduğunu belirterek konseptin temelinde tamamen kömür ateşinde pişirme anlayışının bulunduğunu söyledi.

Ulus Bey, kuruluş fikrini şu sözlerle anlattı:

“Street Food Turkey, 2022 yılında kurulan bir mekân. Burası kurulurken ilk düşüncemiz her şeyin kömür üzerine olmasıydı. Melbourne’de böyle bir konsept yok. Yani yüzde 100 kömür üzerine kurulan bir mekân yok. Genellikle işletmeler kömür ve gaz üzerine kuruluyor. Ama burası yüzde 100 kömür. Bu yüzden burası özel bir mekân.”

İşletmede dönerin de kömür ateşinde hazırlandığını belirten Ulus Bey, sunulan yatık dönerin Türkiye'deki çağ kebabını andıran bir yapıda olduğunu ifade etti.

“Yemediğim ürünü bir başkasına vermem”

Röportajın önemli başlıklarından biri de işletmenin ürün kalitesi ve kullanılan etin niteliği oldu.

Özellikle Adana kebabında kullanılan etin hangi bölgeden seçildiği ve maliyetlerin kalite üzerindeki etkisi üzerine konuşurken Ulus Bey, orijinal lezzete mümkün olduğunca sadık kalmaya çalıştıklarını belirtti.

Ulus Bey, kalite anlayışını şöyle açıkladı:

“Ben kendim adıma konuşayım. Yemediğim ürünü ben bir başkasına vermem. Her şeyin orijinali güzel. Adana'da da olması gereken bu. Avustralya'da kuyruk yağı yok. Adana'ya yüzde 90 yakın olarak ribs kullanılıyor. Yani ribs var. O yüzden kaliteli ürün kullanmak zorundayız. Eğer yaptığınız bir iş varsa emeğinize saygı göstermek zorundasınız. Ben öyle düşünüyorum. O yüzden mümkün olduğu kadar top kaliteli ürün kullanmaya çalışıyoruz.”

İşletmenin yalnızca Türk müşterilere değil, Avustralyalılara da hizmet verdiğini belirten Ulus Bey, Türk mutfağını doğru şekilde tanıtmanın önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi.

“Burası Türk restoranı. Türk kültürünü Avustralyalılara sunmak zorundayız. O yüzden ürünümüzü en üst kalitede sunmak zorundayız. Tabii ki işletmelerde bazı eksikler olabilir. Bu eksiklerle ilgilenmemiz gerekiyor. Ama tek taviz vermeyeceğimiz şey ürünün kalitesi. Bundan taviz vermememiz lazım.”

“Bir mekân sahibi ‘The Best Adana in Melbourne’ diyemez”

Röportajın en dikkat çekici bölümlerinden biri, sosyal medya influencerlarının restoran tanıtımlarında kullandığı “en iyi” ve “best” ifadeleri üzerine yapılan değerlendirmeler oldu.

Son dönemde farklı işletmelerin tanıtımlarında aynı ifadelerin kullanıldığına dikkat çekerek bu söylemlerin gastronomi dünyasında bir kavram karmaşasına yol açıp açmadığını sorduğumuz Ulus Bey, değerlendirmeyi işletme sahibinin veya tanıtım yapan kişinin değil, müşterinin yapması gerektiğini vurguladı.

Ulus Bey bu konudaki görüşünü şöyle dile getirdi:

“En iyi neye karşılık en iyi? Size göre en iyi sizin çocuğunuz çok mükemmeldir. Veya sizin arabanız en iyidir. Böyle bir şey yok. Kullandığınız ürüne bağlı. Kaliteli, en iyi ürün kullanıyorum diyebilirsiniz. Ama ‘Best Adana’, ‘Best Lahmacun’, ‘Best Döner’ diyemezsiniz.”

Peki, bir işletmenin en iyi olup olmadığına kim karar verebilir?

Ulus Bey bu soruya şu yanıtı verdi:

“Bunu müşterilerimiz diyebilir. Evet, benim şu ana kadar tatmış olduğum en güzel lahmacun, ‘Best Lahmacun’ diyebilir müşteri. Ama bir mekân sahibi ‘The Best Adana in Melbourne’ diyemez.”

Influencerların aynı ifadeleri farklı işletmeler için kullanmasını da doğru bulmadığını belirten Ulus Bey, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Influencerlar bunu kullanıyorlar. Çok yanlış bir uygulama. Çünkü influencer atıyorum bu mekâna geliyor, ‘The Best Adana in Melbourne’ diyor. Yan mekâna geçiyor, oraya da ‘The Best Adana in Melbourne’ diyor. Başka bir mekâna geçiyor, oraya da ‘The Best Lahmacun’ diyor. Böyle bir şey olmaz. Değerlendirmeyi müşteri verir. Mekân sahibi veya influencer veremez.”

Google yorumları ve işletmelerin emeği

Röportajda ele alınan bir diğer önemli konu ise Google yorumları oldu.

Müşterilerin deneyimlerini olumlu veya olumsuz şekilde paylaşma hakkı bulunduğunu ancak bazı yorumlarda sunulan ürünle ilgili gerçeği yansıtmayan görüntüler ve değerlendirmeler yer alabildiğini belirten Ulus Bey, olumsuz yorumların ardından kamera kayıtlarını incelediğini söyledi.

Ulus Bey, yaşadığı deneyimleri şu sözlerle anlattı:

“Ben çok dikkatli bir insanım ve yapılan bütün yorumlara da cevap vermeye çalışıyorum. Ama her olumsuz yorumda da kamera kayıtlarını inceliyorum. Bazen çok acayip şeylerle karşılaşıyorum. Sunmuş olduğumuz ürünün dışında farklı bir ürünmüş gibi, farklı bir tabak hazırlanıyor ve o servis ediliyor.”

Özellikle yemek sunumunun görsel açıdan da önemli olduğunu vurgulayan Ulus Bey, bazı yorumlarda paylaşılan tabak görüntülerinin işletmenin servis anlayışını yansıtmadığını belirtti.

“Öyle bir servis olamaz. Çünkü biz insana servis yapıyoruz. Lezzet kadar görsellik de çok önemli bir şey. Ama maalesef bunun önüne geçemiyoruz.”

“Sabah 6’da işletmedeyiz, gece 11.30’a kadar buradan ayrılmıyoruz”

İşletme sahiplerinin görünmeyen emeğine de dikkat çeken Ulus Bey, müşterilerin değerlendirme yaparken bu emeği de göz önünde bulundurmasını beklediklerini söyledi.

İşletmenin çalışma düzenini anlatan Ulus Bey, şu ifadeleri kullandı:

“İşletme saat 11'de açılıyor, 9'da kapanıyor. Ama sabah 6'da işletmedeyiz. Gece saat 11.30'a kadar buradan ayrılmıyoruz. Burada bir emek var. Bu emeğe, benim müşterinin yorumuna saygılı olduğum kadar müşterinin de emeğe biraz saygı göstermesini beklerim.”

Tamamen kömür ateşinde hazırlanan ürünlerin zaman aldığını ve yoğunluk dönemlerinde bekleme sürelerinin uzayabildiğini de belirten Ulus Bey, bu durumun farkında olduklarını ve hizmet kalitesini geliştirmek için çalıştıklarını ifade etti.

“Burası kömür üzerine ve biraz zaman alan bir ürün. Bekleme olması gerekiyor. Bir de yoğunlukta bazen aşırı bekleniyor. Tabii ki biz hep üzülüyoruz. Ama mümkün olduğu kadar iyi yapmaya çalışıyoruz. Düzeltmeye çalışıyoruz. Takdir değerli müşterilerimizin.”

Melbourne’de lahmacun arası Adana'yı ilk sunan işletme olduklarını belirtti

Röportajda Street Food Turkey’nin menüsünde yer alan lahmacun arası Adana da konuşuldu.

Bu sunumun Melbourne’de 2022 yılında ilk kez kendi işletmeleri tarafından menüye taşındığını belirten Ulus Bey, fikrin Türkiye'de zaten bilinen bir lezzet olduğunu ancak Melbourne’de ilk sunumu kendilerinin yaptığını söyledi.

Ulus Bey, bu konuda şu açıklamayı yaptı:

“Melbourne’de ilk. 2022 yılında Melbourne’de ilk bunu deneyen bu firma. Lahmacun için Adana. Ama Türkiye’de bu vardı. Yani bunun yaratıcısı biz değiliz. Ama Melbourne’de ilk sunumu veren bizim firmamızdır.”

Lahmacun konusunda da iddialı olduklarını ancak kendilerini “en iyi” olarak tanımlamaktan özellikle kaçındıklarını belirten Ulus Bey, şöyle konuştu:

“Melbourne’de çoğu işletme lahmacun yapıyor. Ama biz iddialıyız lahmacun konusunda. Demiyorum ki biz bestiz. Ama iddialıyım ki lahmacunumuzun gerçekten çok iyi bir kalitede olduğunu ve müşterimize iyi hizmet ettiğimizi düşünüyorum.”

“Sunduğum ürünün kalitesinin sonuna kadar arkasındayım”

Röportajın sonunda Ulus Bey, işletme olarak kendilerini “Melbourne’ün en iyisi” şeklinde tanımlamak yerine sundukları ürünün kalitesine güvendiklerini vurguladı.

“Ben şimdi kalkıp diyemem ki ‘The Best Kebap in Melbourne.’ Diyemem, böyle bir şey yok. Ama ben sunduğum ürünün kalitesinin sonuna kadar arkasındayım. ‘Top Quality Food in Melbourne’ diyebilirim.”

Melbourne’de Türk mutfağını yaşatmanın ve Türkiye'nin geleneksel lezzetlerini farklı kültürlerden insanlarla buluşturmanın önemine de değinilen röportaj, gastronomi dünyasında kalite, emek ve objektif değerlendirme konularını yeniden gündeme taşıdı.

Röportajdan çıkan en önemli mesaj ise oldukça net: Bir işletme kendi ürününün kalitesini savunabilir, kullandığı malzemeyi ve emeğini anlatabilir. Ancak bir lezzetin gerçekten en iyi olup olmadığına karar verecek olan, o lezzeti deneyimleyen müşteridir.

VIDEO HABER

BÖLÜM 1:

BÖLÜM 2:

Tags:
KEBAB