
Emeklilik yalnızlaştırmıyor: Araştırmadan dikkat çeken sonuç
Emeklilik yalnızlaştırmıyor: Araştırmadan dikkat çeken sonuç
Monash University araştırmasına göre emekli olmak, 55-75 yaş arasındaki Avustralyalıların yalnızlık düzeyinde ölçülebilir bir değişikliğe yol açmıyor. Yaklaşık 20 yıl boyunca 7 bin 434 kişi üzerinde yürütülen araştırma, yalnızlığın emeklilikten ziyade yaşlanma süreciyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.
Avustralya'da emekliliğin insanları daha yalnız ve sosyal hayattan daha kopuk hale getirdiği yönündeki yaygın inanış, yeni bir bilimsel araştırmayla sorgulanıyor. Monash University öncülüğünde gerçekleştirilen araştırma, çalışma hayatından ayrılmanın yaşlı bireylerin yalnızlık düzeyinde belirgin bir artışa neden olmadığını ortaya koydu.
Araştırmacılar, 55 ile 75 yaş arasındaki toplam 7 bin 434 Avustralyalıyı yaklaşık 20 yıl boyunca takip etti.Araştırmada, Avustralya'da yürütülen Hane halkı, Gelir ve İşgücü Dinamikleri (HILDA) Araştırması'nın verilerinden yararlanıldı.
Araştırmanın başyazarı, Monash University Sağlık Ekonomisi Merkezi'nden Dr Johannes Kunz, elde edilen sonuçların emeklilikle ilgili yaygın bir varsayıma meydan okuduğunu söyledi.
Kunz, birçok insanın iş hayatından ayrılmayı yalnızlığa doğru ani bir düşüş olarak gördüğünü belirterek, emeklilikle birlikte iş arkadaşlarının, günlük rutinin ve kişinin mesleği üzerinden kazandığı kimliğin kaybedildiği düşüncesinin yaygın olduğunu ifade etti. Ancak araştırmanın bu beklentiyi doğrulamadığını vurguladı.
Araştırmacılar, aynı kişileri emeklilikten önceki üç yıl ve emeklilikten sonraki üç yıl boyunca değerlendirdi.Sonuçlar, bireylerin yalnızlık düzeyinde emeklilik öncesinde veya sonrasında herhangi bir değişiklik yaşanmadığını gösterdi.
Emeklilik değil, yaşlanma süreci etkili
Araştırmanın sonuçlarının, özellikle çok sayıda Baby Boomer kuşağı mensubunun emekliliğe geçtiği günümüzde önemli olduğuna dikkat çekildi.
Bulguların, Avustralya başta olmak üzere Danimarka gibi emeklilik maaşından yararlanma yaşını yükselten ülkelerde yürütülen emeklilik yaşı tartışmaları açısından da önem taşıdığı belirtildi.
Dr Kunz, emeklilik yaşının yükseltilmesini destekleyen veya buna karşı çıkan pek çok gerekçe bulunduğunu, ancak araştırma sonuçlarına göre yalnızlığın bu tartışmalarda doğrudan bir belirleyici olarak değerlendirilmesinin gerekmeyebileceğini söyledi.
Araştırmada öne çıkan bir diğer önemli bulgu ise yaşlı nüfustaki yalnızlığın boyutunu ortaya koydu.
Araştırmaya katılan yaşlı yetişkinlerin yaklaşık altıda biri, yani yüzde 17,5'i, kendilerini sık sık çok yalnız hissettiklerini bildirdi.
Dr Kunz, yaşlı Avustralyalılar arasında yalnızlığın ciddi bir toplumsal sorun olmaya devam ettiğini belirtti.Ancak bu soruna yönelik politikaların yalnızca emekliliğe odaklanmak yerine genel yaşlanma sürecini dikkate alması gerektiğini söyledi.
Eş kaybı ve sosyal destek daha önemli olabilir
Kunz, daha önce yapılan araştırmaların eşini kaybetmenin kişinin yalnızlık algısı üzerinde çok güçlü etkileriolduğunu gösterdiğine dikkat çekti.
Bu nedenle eş kaybı gibi önemli yaşam olaylarıyla karşılaşan kişilere destek verilmesinin ve genel anlamdagüçlü bir sosyal güvenlik ağının oluşturulmasının yalnızlıkla mücadelede daha etkili olabileceğini ifade etti.
Araştırmaya göre yalnızlık, özellikle 60'lı yaşların sonlarından itibaren giderek artma eğilimi gösteriyor.
Bu durum, ileri yaş döneminin sosyal politikalar açısından daha fazla dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Dr Kunz, sosyal bağlantıları güçlendirmeye yönelik programların yalnızca emeklilik dönemine odaklanmaması, insanların ileri yaşları boyunca sosyal ilişkilerini sürdürebilmelerini desteklemesi gerektiğini belirtti.
Araştırmanın temel mesajı ise şöyle özetlendi: İnsanları yalnızlaştıran asıl unsur iş hayatından ayrılmaları değil, genel yaşlanma süreci olabilir.
Emeklilik bazı grupları daha fazla mı yalnızlaştırıyor?
Araştırmacılar, emekliliğin belirli toplumsal gruplar üzerinde daha olumsuz etkiler yaratabileceğini de değerlendirdi.
Beklentiler arasında bekâr olanlar, sağlık sorunları yaşayanlar, düşük gelirli kişiler ve mavi yakalı işlerden emekli olanların daha fazla yalnızlık yaşayabileceği düşüncesi bulunuyordu.
Ancak araştırma bu grupların emeklilik nedeniyle diğer insanlara kıyasla daha fazla yalnızlaşmadığını gösterdi.
Sonuçlar, farklı gelir ve servet düzeylerine sahip kişilerde ve farklı meslek geçmişlerinden gelen katılımcılarda tutarlı çıktı.
Ayrıca kişinin torunlarının olup olmaması, gönüllü faaliyetlere katılması veya herhangi bir kulübe üye olmasıda emekliliğin yalnızlık üzerindeki etkisine ilişkin sonuçları değiştirmedi.
Araştırmacılara göre bu bulgular, emekliliğin tek başına sosyal izolasyonun temel nedeni olmadığınıgösteriyor. Yalnızlıkla mücadelede asıl odak noktası, insanların yaşlandıkça sosyal ilişkilerini koruyabilmelerini sağlayacak uzun vadeli destek mekanizmaları olmalı.
