AVUSTRALYA'DA İLK Polis Canlı Yüz Tanıma Kullanıyor

Admin

Editor • 7/20/2026

AVUSTRALYA'DA İLK Polis Canlı Yüz Tanıma Kullanıyor

AVUSTRALYA'DA İLK Polis Canlı Yüz Tanıma Kullanıyor

Australia'da polis ilk kez canlı yüz tanıma kameralarını kullanmaya başladı

Western Australia Polisi, Perth'in farklı noktalarında canlı yüz tanıma sistemiyle donatılmış araçları devreye aldı. Uygulamanın amacı aranan kişileri ve kayıp bireyleri tespit etmek olarak açıklanırken, teknoloji mahremiyet ve temel haklar tartışmasını da beraberinde getirdi.


Australia'da kolluk kuvvetleri ilk kez gerçek zamanlı yüz tanıma teknolojisini sahada kullanmaya başladı. Western Australia Polisi, Perth'in çeşitli noktalarına konuşlandırdığı özel polis araçlarıyla canlı yüz tanıma sistemi denemesini başlattı.

Araçlara yerleştirilen kameralar, yoldan geçen kişilerin yüzlerini gerçek zamanlı olarak tarıyor ve bunları yaklaşık 4 bin kişiden oluşan polis izleme listesiyle karşılaştırıyor.

İzleme listesinde hakkında yakalama kararı bulunan kişiler, kayıtlı cinsel suçlular ve kayıp kişiler yer alıyor. Sistem olası bir eşleşme tespit ettiğinde, bölgede görev yapan polis ekiplerine anında uyarı gönderiliyor.

İlk kez gerçek zamanlı kullanılıyor


Yüz tanıma teknolojisi Australia Polisi için tamamen yeni bir uygulama değil. Polis teşkilatları son 10 yılı aşkın süredir güvenlik kameraları ve önceden kaydedilmiş görüntüler üzerinde yüz tanıma yazılımlarını kullanıyordu.
Ancak ilk kez sokakta yürüyen insanların yüzleri gerçek zamanlı olarak taranıyor.

Polis: Amaç toplumu korumak


Western Australia Polis Komiseri Col Blanch, uygulamanın kitlesel gözetim amacı taşımadığını söyledi.
Blanch, sistem sayesinde özellikle denetim şartlarını ihlal eden tekrar suç işleme riski taşıyan cinsel suçluların daha hızlı tespit edilebileceğini belirtti.

Ayrıca ağır suçlardan aranan kişilerin yakalanmasının ve kayıp kişilerin bulunmasının da hızlanmasının hedeflendiğini ifade etti.
Komiser Blanch, uygulamanın "toplumun özgürlüğünü ve mahremiyetini artıracak bir yöntem" olduğunu savundu.

Polis hangi güvencelerin bulunduğunu açıkladı


Western Australia Polisi, sistemde bazı güvenlik önlemlerinin bulunduğunu açıkladı.
Buna göre;
  • İzleme listesinde bulunmayan kişilerin yüz görüntüleri sistemde saklanmıyor.
  • Veri tabanında yalnızca ciddi suçlardan aranan kişiler, kayıtlı cinsel suçlular ve kayıp kişiler yer alıyor.
  • Eşleşme gerçekleştiğinde yalnızca yakın bölgede görev yapan polis ekipleri bilgilendiriliyor.

Uzmanlar hata payına dikkat çekiyor


Griffith University Applied Ethics ve CyberSecurity alanında görev yapan Adjunct Senior Lecturer David Tuffley, yüz tanıma teknolojisinin önemli riskler taşıdığına dikkat çekti.

Tuffley'e göre en önemli sorunlardan biri doğruluk oranı.

Günümüzde kullanılan en gelişmiş yüz tanıma algoritmaları kontrollü laboratuvar ortamlarında yaklaşık yüzde 90 doğruluk sağlayabiliyor.

Ancak gerçek yaşam koşullarında ışık, kamera açısı, kalabalık ve hareket gibi faktörler nedeniyle hata oranı artabiliyor.
Bu da her 10 uyarıdan yaklaşık birinin yanlış olabileceği anlamına geliyor.

Uzmanlara göre bu durum, suçla ilgisi olmayan kişilerin durdurulmasına, sorgulanmasına veya gözaltına alınmasına neden olabilir.

Algoritmik önyargı riski


Haberde dikkat çekilen bir diğer konu ise yapay zekâ sistemlerinin eğitim verilerinden kaynaklanan algoritmik önyargılar.
Uzmanlara göre bazı yüz tanıma sistemleri beyaz olmayan bireylerde daha düşük doğruluk oranıyla çalışabiliyor.
Australia özelinde bunun Indigenous Australian topluluklarını orantısız şekilde etkileyebileceği uyarısı yapılıyor.

Yazılıma aşırı güven endişesi


Uzmanlar ayrıca "automation bias" olarak adlandırılan, polislerin yazılım sonuçlarına insan değerlendirmesinden daha fazla güvenmesi riskine de dikkat çekiyor.

United States'te benzer sistemlerin kullanıldığı bazı olaylarda yanlış eşleşmeler nedeniyle masum kişilerin gözaltına alındığı vakalar yaşandığı belirtiliyor.

Kullanım alanı genişleyebilir endişesi


Haberde dile getirilen bir başka risk ise "function creep" olarak tanımlanan kullanım alanının zamanla genişlemesi ihtimali.
Şu anda sistem yalnızca yaklaşık 4 bin kişilik izleme listesi için kullanılıyor.

Ancak gelecekte aynı teknolojinin vize ihlali yapan kişilerin, protestocuların veya farklı grupların takibinde kullanılabileceği yönünde endişeler bulunuyor.

Australia'da yasa ne diyor?


Australia'da biyometrik verilerin toplanmasını düzenleyen temel yasa Privacy Act olarak biliniyor.

Bu yasa kapsamında yüz görüntüleri "hassas kişisel veri" kabul ediliyor ve normal şartlarda bireyin açık rızası olmadan toplanamıyor.
Ancak kolluk kuvvetleri için farklı hükümler uygulanıyor.

Australian Privacy Principle 3 kapsamında polis, soruşturmanın zarar görebileceğine inanıyorsa ilgili kişinin rızasını almadan biyometrik veri toplayabiliyor.

Bu nedenle vatandaşların polis tarafından gerçekleştirilen yüz tanıma uygulamalarına karşı sahip olduğu mahremiyet koruması, özel şirketlere kıyasla daha sınırlı oluyor.

Etik tartışmalar sürüyor


Uzmanlar, güvenlik ile bireysel özgürlükler arasında hassas bir denge bulunduğunu belirtiyor.

Yüz tanıma sistemlerinin varlığının bile insanların davranışlarını değiştirebileceği ifade ediliyor.

Yanlış eşleşme endişesi taşıyan bazı kişilerin kamusal alanlardan, protestolardan veya dini toplantılardan uzak durabileceği belirtiliyor.
Ayrıca bireylerin rızası olmadan biyometrik verilerinin taranmasının devlet ile vatandaş arasındaki güven ilişkisini etkileyebileceği değerlendirmesi yapılıyor.

Australia genelinde emsal olabilir


Western Australia'da başlayan uygulama, Australia'da bu kapsamda gerçekleştirilen ilk saha denemesi olma özelliği taşıyor.
Uzmanlara göre burada oluşturulacak uygulama standartları ilerleyen dönemde diğer eyaletlerde hayata geçirilecek benzer sistemler için emsal niteliği taşıyabilir.

Yasal düzenleme eksikliği


Haberde, Australia'nın yapay zekâ destekli gözetim sistemleri veya biyometrik takip teknolojilerine ilişkin özel bir ulusal yasaya sahip olmadığı belirtiliyor.

Federal hükümetin Aralık 2025'te yayımladığı National AI Plan içerisinde de bu alanda yeni bir yasal düzenleme önerisinin bulunmadığı ifade ediliyor.

Uzmanlar, sistemin güvenilir şekilde kullanılabilmesi için bağımsız doğruluk testleri, algoritmik önyargı denetimleri, izleme listesine ilişkin açık sınırlar ve yaptırım yetkisine sahip bağımsız bir denetim mekanizmasının gerekli olduğunu vurguluyor.

Federal hükümet tarafından kurulan AI Safety Institute'un ise yalnızca danışmanlık yetkisine sahip olduğu belirtiliyor.