
Avustralya kuantum yarışında sahneye çıkıyor
Avustralya’nın ilk bilgisayarı yeniden gündemde: Kuantum çağına açılan kapı olabilir mi?
70 yıl önce garaj büyüklüğündeki CSIRAC ile başlayan teknoloji yolculuğu, bugün milyon kubitli kuantum bilgisayar hedefleriyle devam ediyor.
Avustralya’nın ilk dijital bilgisayarı olan ve dünyanın en eski bilgisayarlarından biri kabul edilen CSIRAC, ülkenin yeni nesil kuantum bilgisayar yarışındaki hedefleri için yeniden gündemde.
1940’ların sonunda geliştirilen CSIRAC, Avustralya’nın ilk ve dünyanın beşinci otomatik dijital bilgisayarı olarak tarihe geçti. Yaklaşık iki ton ağırlığındaki dev makine, bugün Melbourne’de bir müzede sergileniyor.
Bilgisayarın hafta sonları çalıştırılmasından sorumlu olan Peter Thorne, yaklaşık 70 yıl önce garaj büyüklüğündeki bu makineyle çalıştığı günleri hâlâ hatırlıyor.
“İnsanların hafta sonları kullanabilmesi için bilgisayarı açıyor, test programlarını çalıştırıyor ve çalıştığından emin oluyordum” diyen Thorne, CSIRAC’ın o dönem Avustralya’daki en karmaşık elektronik cihaz olduğunu söyledi.
CSIRAC, onlarca vakum tüpü, fan sistemi ve döneminin gelişmiş depolama teknolojileriyle çalışıyordu. Her parçası elle lehimlenen cihaz, insanların aylar sürecek hesaplamalarını birkaç saat içinde tamamlayabiliyordu.
Ancak Avustralya, bilgisayar teknolojisindeki erken avantajını uzun süre koruyamadı. Zamanla ABD ve diğer ülkeler sektörde öne çıkarken, Avustralya araştırma alanında geride kaldı.
Bugün ise ülke, yeni bir teknoloji yarışında yeniden iddialı olmak istiyor: Kuantum bilgisayarlar.
Kuantum bilgisayarlar neden önemli?
Kuantum bilgisayarlar, klasik bilgisayarlardan tamamen farklı bir teknoloji kullanıyor. Elektronlar, fotonlar ve kuantum fiziğinin özelliklerinden yararlanan bu sistemlerde temel bilgi birimleri “qubit” olarak adlandırılıyor.
Uzmanlara göre geleceğin kuantum bilgisayarları;
- Kırılamayan şifreleri çözebilir,
- Yeni ilaçların geliştirilmesini hızlandırabilir,
- Çok karmaşık bilimsel hesaplamaları yapabilir,
- Günümüz süper bilgisayarlarının çözemediği problemlere yanıt verebilir.
Avustralya milyar dolarlık yarışta
Google ve IBM gibi teknoloji devleri yaklaşık 10 yıldır kuantum bilgisayar geliştirme çalışmaları yürütürken, Avustralya’daki şirketler de küresel yarışta dikkat çekiyor.Avustralya’dan onlarca girişim ve binlerce kuantum teknolojisi patenti çıkarken, Diraq ve Silicon Quantum Computing, ABD’nin Defense Advanced Research Projects Agency tarafından 2033 yılına kadar çalışabilir kuantum bilgisayar geliştirme potansiyeli açısından değerlendirilen şirketler arasında yer alıyor.
Avustralya hükümeti ayrıca Queensland’de “faydalı” bir kuantum bilgisayar geliştirilmesi için ABD merkezli PsiQuantum şirketine milyarlarca dolarlık destek sağladı.
PsiQuantum’un hedefi, yaklaşık bir milyon fiziksel qubit kapasitesine sahip bir kuantum bilgisayar geliştirmek.
Şirketin Avustralya teknik direktörü Geoff Pryde, bu teknoloji sayesinde klasik süper bilgisayarların günümüzde çözemediği hatta uzun süre çözemeyeceği problemlerin ele alınabileceğini söyledi.
Ancak projeye yönelik eleştiriler de bulunuyor. Bazı siyasetçiler, proje takvimindeki değişiklikler nedeniyle girişimi “kuantum kumarı” olarak nitelendirdi.
Yapay zekâ kuantum bilgisayarların önüne geçti mi?
Son yıllarda yapay zekânın hızlı yükselişi, kuantum bilgisayarların geleceği konusunda yeni tartışmalar başlattı.
Teknoloji gazetecisi Gideon Lichfield, yapay zekânın kuantum teknolojisinin ilgisini büyük ölçüde gölgede bıraktığını söyledi.
Bazı problemlerin daha önce kuantum bilgisayarlarla çözülebileceği düşünülürken, yapay zekânın bu alanlarda ilerleme sağladığını belirten uzmanlar bulunuyor.
Ancak bilim insanları kuantum bilgisayarların yapay zekânın yerine geçmeyeceğini, aksine birlikte çalışabileceklerini ifade ediyor.
Michelle Simmons, kuantum teknolojisinin yapay zekâ eğitim süreçlerini daha hızlı ve verimli hale getirebileceğini savunuyor.
Simmons’ın şirketi, yapay zekâ makine öğrenmesine yardımcı olması amacıyla “Watermelon” adlı kuantum işlemci geliştirdi.
Kuantum araştırmacısı Jacob Biamonte ise kuantum destekli yapay zekânın hâlâ erken aşamada olduğunu ve bu teknolojilerin büyük ihtimalle özel alanlarda kullanılacağını belirtti.
CSIRAC’tan kuantum çağına
CSIRAC’ın eski operatörü Peter Thorne’a göre, Avustralya’nın geçmişteki bilgisayar başarısı gelecekteki teknolojiler için önemli bir ilham kaynağı.“CSIRAC yeniliğin sembolüdür” diyen Thorne, Avustralya’nın yeniden teknoloji liderleri arasında yer alabileceğini ifade etti.
Ancak büyük soru hâlâ cevabını bekliyor:
Avustralya’nın kuantum bilgisayarları geleceğin teknolojisini mi şekillendirecek, yoksa CSIRAC gibi bir gün müzelerde mi sergilenecek?
Uzmanlara göre kuantum teknolojisinin potansiyeli büyük, ancak gerçek etkisinin ortaya çıkması için daha fazla zaman, yatırım ve bilimsel ilerleme gerekiyor.
