NAMAZLI NİYAZLI BİR YAZI

NAMAZLI NİYAZLI BİR YAZI

ABONE OL
February 26, 2026 08:18
NAMAZLI NİYAZLI BİR YAZI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Adamın birisine “namaz kılar mısın” diye sormuşlar, adam kelimeleri hızlı hızlı söyleyerek “bayramdan bayrama. Bayramdan bayrama kılarım” demiş. Peki ‘‘içki içer misin” demişler adam kelimeleri uzata uzata “akşamdaan… akşamaa” diye halini arz etmiş. Fatih Sultan Mehmet insanlara “ibadet ediyor musun… oruç tutuyor musun “gibi Allah’ın soracağı soruları sormayın, insanlara “bir ihtiyacın var mı… karnın aç mı… sana nasıl yardımcı olabilirim…?” gibi şeylerden sorun” demiş ve çok doğru söylemiş. İbadetin kul ile Allah arasında olan bir durum olduğunun gayet bilincinde olmalıyız. Ama birçok insan durup dururken neden namaz kılmadığından kılamadığından dem vurup anlatmaktan hiç çekinmiyor. Bazısı insanlardan kaynaklı bazen de insanın bizzat kendisinden kaynaklanan bu durumları onlar her fırsatta anlattıkça bende oturup yazayım bari dedim. Belki hepimize bir faydası olabilir, Allahualem.

   Bizim Dombay ovasından belediyede çalışan bir vatandaş “yaşın ilerledi, namaz kılmaya ne zaman başlayacaksın?” diye soranlara “emekliliğime az kaldı, emekli olur olmaz namazlarıma başlayacağım” diye cevap verirmiş. Günler geçiyor Cevat amca emekli oluyor ve aynen dediği gibi hemen namazlarını kılmaya başlıyor. Namaz kılanlar görüyor, takdir, tebrik ediyorlar. Her şey güzel giderken bir zaman sonra Cevat amca namazlarını kılmamaya başlıyor. Köylük yerde herkes birbiriyle yakından alakalı tabi, “nooldu… namazlarını neden kılmıyorsun?” diye sorduklarında “amaan her gün, her gün namaz kıldım, bitmiyor… ne ucu var ne bucağı. Vaz geçtim” diyor. Böylece “namaz kılmayan Cevat” diye köyün diline düşüyor.

   Hiç yeri yokken “benim ninem ve dedem hep namaz kılarlardı… hatta hacca bile gittiler…” muhabbeti yapanlarda çok. Kendi yapamadıklarını neneyle dedeyle hallediyormuş gibi olurlar. Doğrusu herkes kendi namazını kılacak. Bilhassa memlekette gittiği caminin imamına kızıp veya TV’deki imama kızıp namazı niyazı orucu bıraktığını itiraf eden insanlara rastladım. İmama kızıp “deist oldum” diyenler, dini reddedenler, ne ararsan var. Çok büyük bir yanılgı, insanın namazı niyazı imam için veya bir başkası beğensin için yapmadığının bilincinde olması lazım. Eskiler “cami ne kadar büyük olursa olsun, imam bildiğini okurmuş” derler. Namaz bizim, ibadet bizimle Rabbimiz arasında olan bir şey, imam naaparsa yapsın” dedim dinletemedim.

     “Tam namaz kılarken aklıma kötü kötü şeyler geliyor, bu düşünceler içerisindeyken namazımın kabul olmayacağını, bozulduğunu düşünüp namaz kılmaktan vaz geçiyorum” diyenlerde az değil. Birçok camilerimizde namaz kılmayı öğretmek için belli günler, saatler hatta kurslar var mıdır bilmiyorum ama öğrenmek isteyip de nereden başlayacağını bilemeyenler var. Bir amca “ben küçükken annem Rahmetli olmuştu, kimsesizdim. Evimizin yakınındaki camiye giderdim. Orada namaz kılan dedeler “bu daha küçük, camiyi pisletebilir” diyerek beni camiden kovarlardı. O günlerden sonra bende eser kaldı, camiye gitmeyi hiç sevmedim, istemedim” demişti. Çocuklara cami edebini adabını nezaketle, güzellikle öğretip incitmeden alıştırmak ne güzel olur.

      Nedense bizim toplumumuzun bazı kesimlerinde namaz, hac gibi ibadetlere başlamak için yaşlanmayı beklememiz gerekiyormuş gibi bir algı da var. Ama genç ve güzelken namazına başlamayı akıl edemeyen yaşlı bir vatandaş bana “şimdi namazıma başlamak içimden gelmiyor, gençken başlayacaktım ki anlımı seccadeye sürte sürte şimdiye namazlarımı kılyor olacaktım” diye eseflendi. Bence zararın neresinden dönsen kardır.

  Şirin bir fıkra, hiç namaz kılmayı bilmeyen bir adam heveslenmiş caminin birisine girmiş cemaatle namaza durmuş. Namaz bittikten sonra onu tanıyanlar taltif ve teşvik için yanına sokulmuşlar “beyefendi namazı ne güzel eda ettiniz… vallahi namaz kılmak size çok yakıştı…” falan diye konuşmaya başlamışlar. Adamcağıza bir heves bir gurur gelmiş, öyle ki koltukları kabarmış “ohoo… siz beni bir de abdestliyken göreceksiniz, ne biçim namaz kılacağım” demiş.

                 Peygamber efendimiz “namaz dinin direğidir” diyerek ve bizzat namazlarını kılarak bizlere örnek olmuştur. Sözler Risalesindeki bir derste de Said Nursi hocamız “dünyevi ilimler sizinle mezara kadar gider” diyor.  En önemlisi öldükten sonra kabir aleminde ilk sorular namaz hakkında olacakmış. Şu yaşamakta olduğumuz mübarek Ramazan günlerinde namazlarımıza başlayarak kendimize güzel bir iyilik yapalım diyecektim.                                                

 Pembegül Abla

Yazar Hakkında

PEMBEGUL ABLA MELBOURNE

En az 10 karakter gerekli