Avustralya’dan Türkiye’ye tatile gidenler izlenimlerini anlatmak istediklerinde genelde hep güzelim yemeklerinden mekanlarından bahsetmeyi çok seviyorlar. Bazıları hiç üşenmeden en güzel köfteyi veya tatlıyı yediği yerlerin adresini, yerini itinayla tarif etmeye hiç bıkmıyor.
Gerçekten memleketin aşçılarının mahareti, yemeklerinin lezzeti muhteşem, dünyada bir istisna. Her beldeye ait çok özel güzel yiyecek çeşitlerimiz var. Boş bir vaktimde bazılarını yazıp kaydetmeyi isterim. Ama bugün size İzmir dışında Selçuk-Efes’teki Hazreti Meryem annemizin yaşadığı çok güzel, özel bir yerden anlatayım bakalım.
Kuran-ı Kerimde hakkında sure bulunan Hazreti İsa Aleyhisselam’ın annesinin mübarek evini ziyarete gittik. Oraya her yerinden binlerce tarihi eser fışkıran Efes harabelerinin hemen önünden gidiliyor. İki şeritli daracık yol kıvrıla kıvrıla yaklaşık dört-beş kilometre sonra ormanlık, yeşillik bir yer olan güzeller güzeli Bülbül dağına uzanıyor. Farklı ülkelerden ve yerli halktan birçok ziyaretçinin geldiği Meryem Ananın evine geldiğiniz andan itibaren insanın ruh haleti biraz etkileniyor. İki bin yıl önce zalim ve merhametsiz insanların eziyetinden, şiddetinden inanan bir kadın kaçıp dağların tepesinde çok ıssız bir yere sığınıyor. O zamanlarda ve sonrasında Hazreti İsa Aleyhisselam’a ve ona inananlara çok eziyet ve işkencelerin yapıldığını belgesellerden, yazılmış farklı kitaplardan da araştırıp öğrenebilirsiniz.
Bülbül Dağı mevkisine geldiğinizde girişte kulübelerdeki görevliler sizden oraların bakımı için giriş parası alıyorlar. Geniş bir alana arabanızı park ettikten sonra dik bir yokuştan aşağıya yürüyerek iniliyor. İlk girişte restoranlar ve hediyelik eşya dükkanları sıralanmış. Dağın en kuytu yerinde yokuş aşağıda çınar ve çam ağaçları, yeşillikler ormanlıklar arasında şirin kuş sesleriyle çok asude güzel yerler. Meryem Ananın evine yürümek için muntazam bakımlı betondan güzel yollar yapılmış. Hemen girişte su sarnıcı denen açık bakımlı bir alanın yanından yürüyerek ilerlediğinizde farklı dillerden kocaman panolarda bilgilendirme yazıları asılmış. Bazı yerlerde “burası ibadet alanı sessiz olalım” levhaları yazılmış. Hafif yamaçtan yemyeşil ağaçların arasından yukarı doğru yürürken eski tuğla renginde taştan bir ev karşınıza çıkıyor. Herkes sırayla bu evden içeriye girip uzun koridorun sonundaki çiçeklerle bezeli Meryem Ana heykelinin önünde isteyenler dua edebiliyorlar. Orada beklemekte olan nöbetçi görevliler isteyenlere dua ederken örtünmeleri için eşarpta veriyorlar. Arkadan sırayla gelenler olduğu için o dar küçük salonda çok oyalanmak mümkün değil, arkadaki taraftaki ikinci bir kapıdan çıkış yapıyorsunuz. Diğer kitap ehli inanlar için hemen orada açık alanda ibadet için demirden uzunca mum yakıp koyma rafları yapmışlar. İsteyenler duayla mumlarını yakıp gidiyor. Ne ki ziyarete gelen misafirlerin hepsi çok dikkatli, nazik, kibar insanlardı. Din görevlileriyle toplu halde oturup dualar edip ilahiler okuyabilecekleri sandalyelerin sıralandığı özel köşelerde vardı.
O mekandan dönüp birkaç basamak aşağıya indiğinizde uzun duvarın içine oyulmuş dört adet çeşmeler vardı. Bazı yabancıların her çeşmeden azar azar şişelerine doldurduklarını gördük. Dediklerine göre çeşmelerden tek tek sağlık, aşk, mutluluk, para dilekleri için sular aktığı için şişelerini karışık dolduruyorlarmış. Dinlerince dinlensinler dedik. Oradan az ileriye geçerseniz sarmaşıklarla kaplı bir duvarın açık yerlerine yazılı notlar, bez parçaları, peçeteler falan bağlayıp asmışlar, dilekleriymiş. Gerçekten manevi havasını, atmosferini iliklerinize kadar hissettiğiniz bu mübarek yerlerin her adımında Allahtan dilekte duada bulunabileceğiniz köşeler ortamlar var. Ne güzel dünyanın en çok ihtiyacı olan barışla, saygıyla, sükunetle insanlar kendi dinince dualarını ibadetlerini yapıp gidiyorlar. Rabbimiz Meryem Annemizin olduğu yerlere ilahi huzuru sağanak sağanak yağdırmış hissine kapıldık, mutlu olduk.
Oralarda kuytu kenarlarda halka açık tuvaletler de gayet temiz ve bakımlıydı. Hatta giriş ücretsizdi. Ne ki Hazreti Meryem biz Müslümanlar için de çok mübarek Rabbimizin Kuran da methettiği bir insandır. Bir kenarda küçücükte olsa vakit namazını kılıverecek bir yeri nafile aradık, bulamadık. Oraya acil bir namaz yeri lazım diye düşündük.
Eskiden yazılmış bazı metinlerde Hazreti Meryem ananın saklandığı evin Efes-Selçuk’ta olduğunun belgeleri var. Bir Alman rahibenin rüyasından etkilenip yaptığı tarifle bulunan mekanın Meryem annemize ait olduğu 1957 yılında Papalık tarafından da kabul edilmiş. Melbourne den Hristiyan dinine mensup bir hemşire hanım bana oraları ziyaret etmenin onlar için çok kutsal bir vecibe olduğundan bahsetmişti. Yani bir çeşit hacılık gibi diyenler var. Selçuk-Efes teki Meryem Ana’nın evini mutlaka görün diyecektim.
Pembegül Abla
Avustralya GündemFebruary 20, 2026RAMAZAN GÜNLERİNDE BİZ
Avustralya GündemFebruary 4, 2026HER SALI GÜNÜ DERSİM VAR
Avustralya GündemDecember 23, 2025GÖZ GÖRE GÖRE
Avustralya GündemDecember 14, 2025UCUZLUĞA HÜCUM
1
“Müfredatta daha fazla çokkültürlü dil”
2
OKUL OTOBÜSÜ DEVRİLDİ Öğrenciler ağır yaralı
3
MH370 uçağını arama çalışmaları yeniden başlıyor
4
AN0M uygulaması üzerinden 55 kişiye gözaltı
5
YAŞIYOR MU! Aylar sonra kritik gelişme
6
Bizim evde suçlu yoktu ama hedef biz olduk
7
On Visiting Türkiye
8
Sydney’de bir kreş aniden kapatıldı!
9
Topluma Çağrı: Bilgi Alın, Hakkınızı Kullanın
10
ALACAKLISINIZ myGov hesabınızı kontrol edin
11
ÖLÜ BULUNDU Anne baba ve iki çocuk
12
Victoria’da 72 Saatlik Kabus: 9 Can Kaybı
13
Avustralya basketbolunda ilk! Irkçılığa Tutuklama!
14
Turist Saldırısında Coolaroo’dan Tutuklama
15
YENİ SAYI YAYINDA