
Avustralya’da yeni konut satışları yüzde 17,5 düştü birazdan
2026’nın Eylül çeyreğinde yeni konut satışları sert gerilerken, Queensland ve Victoria en büyük düşüşlerin yaşandığı eyaletler oldu. Housing Industry Association (HIA), yükselen faizlerin, vergilerin ve inşaat maliyetlerinin konut sektöründeki toparlanmayı tehdit ettiği uyarısında bulundu.
Avustralya’da yeni konut satışları, 2026 yılının Eylül çeyreğinde yüzde 17,5 düşerek 2025’te başlayan toparlanmayı tersine çevirdi. Housing Industry Association (HIA) Baş Ekonomisti Tim Reardon, satışların son 18 ayın en düşük çeyreklik seviyesine gerilediğini açıkladı.
HIA’nın 16 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre, Eylül ayında yeni konut satışlarında yüzde 3,4’lük sınırlı bir artış yaşandı. Ancak bu yükseliş, piyasada kalıcı bir toparlanmanın başladığı anlamına gelmiyor. Eylül çeyreğindeki satışlar, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 16,4 daha düşük gerçekleşti.
Reardon, 2025 yılında faiz indirimlerinin ardından başlayan satış toparlanmasının artık tersine döndüğünü belirtti. Yüksek faiz oranları, artan vergiler ve genel ekonomik belirsizliğin konut piyasası üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti. Eylül 2026’da nakit faiz oranında yapılan artışın da yeni konut satışlarını daha fazla olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
HIA verilerine göre, 2026’nın Eylül çeyreğinde Avustralya’nın beş büyük eyaletinin tamamında yeni konut satışları geriledi.
Queensland: Yüzde 26,3 düşüş
Victoria: Yüzde 23,3 düşüş
New South Wales: Yüzde 17,4 düşüş
South Australia: Yüzde 7,6 düşüş
Western Australia: Yüzde 1,7 düşüş
En sert gerileme Queensland’da yaşanırken, Victoria ikinci sırada yer aldı. Western Australia ise satışlardaki yüzde 1,7’lik düşüşle diğer eyaletlere kıyasla daha sınırlı bir gerileme kaydetti.
HIA, sektörden gelen geri bildirimlerin konut piyasasındaki zayıflığın devam ettiğine işaret ettiğini belirtti. Örnek konut projelerine yapılan ziyaretlerin, müşteri taleplerinin, potansiyel satış bağlantılarının ve bu taleplerin gerçek satışlara dönüşme oranının düşük seviyelerde kaldığı bildirildi.
Yeni konut siparişlerinin iptal oranı da yılın başlarında yüzde 10’un altındayken Eylül ayında yüzde 13,6’ya yükseldi.
Reardon’a göre, faizlerin yükseldiği dönemlerde bu tür iptallerin artması olağan. Bunun nedenlerinden biri, yeni ev inşa etmek için ön koşullu finansman onayı alan bazı alıcıların, ekonomik koşullar değiştiğinde finansmanlarını kaybetmesi.
Bu durum, yalnızca satış rakamlarını değil, inşaat projelerinin hayata geçirilmesini de etkileyebiliyor.
Yeni bir konutun satılmasıyla inşaat onayının alınması ve fiilen inşaata başlanması arasında önemli bir zaman farkı bulunuyor. HIA’ya göre, 2025’in sonlarında ve 2026’nın başlarında satışlarda yaşanan artışın etkileri, ancak şimdi Australian Bureau of Statistics (ABS) tarafından açıklanan yapı ruhsatı ve inşaat başlangıcı verilerine yansıyor.
Son dönemde inşaat başlangıçlarında görülen iyileşme olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de HIA, bunun sektörün kalıcı bir toparlanma dönemine girdiğinin kanıtı olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Yeni konut satışlarındaki son gerilemenin, piyasa koşulları iyileşmediği takdirde inşaat faaliyetlerindeki toparlanmanın kısa süreli kalabileceğine işaret ettiği belirtildi.
HIA’nın açıklamasında, Avustralya’nın konut arzındaki açığı kapatma hedefinin de risk altında olduğuna dikkat çekildi.
Ülkede 2025/26 döneminde yalnızca 204.500 konutun inşaatına başlandı. Bu sayı, Housing Accord hedefini karşılamak için gereken yıllık 240.000 konutun oldukça altında kaldı.
Aradaki fark 35.500 konut. Başka bir ifadeyle, inşaat başlangıçları yıllık hedefin yaklaşık yüzde 14,8 altında gerçekleşti.
HIA, mevcut konut açığının henüz giderilmediğini belirtti. Mevcut konut fiyatlarındaki düşüş ve yeni konut üretim maliyetlerindeki artışın, yeni projelerin ekonomik açıdan uygulanabilirliğini giderek zorlaştırdığı ifade edildi.
Tim Reardon, inşaat sektörünün yeniden bir yükseliş ve düşüş döngüsüne girmesinin, piyasa koşulları düzeldiğinde konut arzını artırmayı daha zor ve daha maliyetli hâle getirebileceğini söyledi.
Reardon, daha yüksek faiz oranlarının tek başına daha fazla konut inşa edilmesini sağlamayacağını, yeni konutlara uygulanan vergi ve düzenleme yükünün artırılmasının da arz sorununu çözmeyeceğini savundu.
HIA’ya göre, yeni konut üretim maliyetlerini düşürecek reformlar hayata geçirilmediği sürece Avustralya, Housing Accord kapsamında belirlenen konut hedefine ulaşmaktan daha da uzaklaşabilir.
Satışlardaki düşüş, yükselen inşaat maliyetleri ve finansmana erişimdeki güçlükler, Avustralya’nın konut arzını artırma çabalarının önündeki temel sorunlar olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde faizlerin seyri, alıcıların finansmana erişimi ve yeni konut üretiminin maliyeti, sektörün toparlanma ihtimalini belirleyen önemli faktörler olacak.
