ELİNİ TELEFONA SÜRME

Pembegul Abla

Editor • 4/7/2026

ELİNİ TELEFONA SÜRME

ELİNİ TELEFONA SÜRME

Avustralya’nın hangi şehrine giderseniz gidin araba sürmek çok kolaydır. Ehliyetinizi aldıktan sonra trafiğe çıktığınızda en acemi şoförler dahi hiç çekinmeden rahatça her istedikleri yere arabalarıyla adeta akaar giderler. Çünki trafik işaretleri her yerde şoförlerin rahatça görebilecekleri noktalara düzenlice yerleştirilmiştir. Yeşil ışık yandığında, sağa veya sola döneceğinizde, dönüş yapacağınız rota beyaz renkle upuzun çizilip belirlenmiştir. Nasıl dönüş yapacağınızı asla şaşırmazsınız. Oto yollarda, büyük caddelerde, hatta ara sokaklarda dahi hız sınırını gösteren tabelalar mutlaka bolca vardır. Yol kenarlarındaki uyarı levhalarına bakmadan veya hızlıca okumadan duramam. Çoğunu ezberledim, kurallara uyarak araba sürmeye her zaman çok dikkat ederim. Arabanın hız göstergesine bakmadan duramam yani. Hiç levha olmasa bile asfalt zeminde sizin görebileceğiniz 50-60 veya okul yakınlarında 40 limiti yazılar kesinlikle vardır. O rakamları gördüğünüzde derhal hızınızı düşürür yavaşlarsınız. Diyelim ki dalgındınız fark etmediniz, sistem yine de sizi zorunlu olarak yavaşlatır. Sokak aralarında hızı önlemek için beyaza boyalı tümsekler vardır, kesinlikle aracı yavaş sürmeyi gerektirir. Onca işaret ve kurallara rağmen hızlı gitmekte ısrar eden dikkatsiz sürücüler için de birçok okulların yakınlarında ceza kameraları mevcuttur. Kameralara yaklaşmadan önce kocaman levhalarda “okullara giriş çıkış saatlerinde hızınızı 40 süratine sabitleyin, hızlı gitmeyin, değilse kameralar arabanızı kaydedecek ceza yiyeceksiniz” diye kocaman yazılarla sizi uyarırlar. Ne güzel, hemen her yerde trafik lambaları vardır ve herkes kurallara uyarak hareket ettiği için yayalarda rahatça karşıdan karşıya güvenle geçerler giderler. Avustralya’nın her yerinde arabaya bindiğiniz andan itibaren bebekler, çocuklar da dahil herkes emniyet kemerini takmak zorundadır. Herkesin kemerini takmış olması şoförün sorumluluğundadır. Bir kişi kemerini takmadıysa ceza arabayı sürene yazılır. Uzun hafta sonu tatillerinde trafik polislerimiz seçtikleri noktalara barikatlar kurup şoförleri apansız alkol testine tabi tutarlar, yakaladıkları sarhoş sürücüleri ağır cezalarla cezalandırıp trafiği daha güvenli hale getirmek için gece gündüz çalışırlar. Alkollü araba kullanmakta ısrar edenlerin hapse girmeye kadar yolu vardır yani. Buraya kadar her sürücünün bilmesi gereken bilgilerimizi tazelemiş olalım. Bir insanın hayatı çok kıymetlidir. Her şey insan hayatını korumak kollamak için düzenlemiş olmasına rağmen, ne yazık ki cep telefonları sayesinde tehlikeler tamamen önlenebilmiş değildir. Geçenlerde elime geçen bir trafik cezasının zarfının içine TAC uzunca bir mektup ilave etmiş, okudum. Mektupta özetle “araba kullanırken cep telefonunda text mesajı yazmaya başlarsan kaza yapıp başkasının hayatını mahvedersin” diyor. Otoyolda yüz hızında giderken bile cep telefonuyla konuşanları görmeye başladım. Sayıları az da olsa bu sürücülere rastladığımda çok ürperip endişeleniyorum. Araba kullanırken yerinden telefonu alıp, numarayı bulup arayıp veya aryana karşı telefonu açıp konuşmaya çalışmak hem kendi hayatınız hem de trafikteki başkalarının hayatı için telafisi imkansız çok büyük tehlike oluşturur. Çünki her an kazaya sebep olabilirler. Onların sorumsuzluğu yüzünden bir masum ölebilir ya da ömür boyu sakat kalabilir, değer mi? Geçen yıllarda böyle bir kaza olmuştu, bir anne telefonda konuşurken bir kamyona çarpıp iki yavrusuyla beraber hayatını kaybetmişti. Bu haberi her hatırladığımda hala üzülürüm. Son yıllarda şehir merkezindeki trafik lambalarının tepesine telefon kullanan şoförleri tespit eden kameralar yerleştirmişler diye haberlerde çıktı. Çok iyi olmuş, ne olursa olsun araba sürerken telefona elimizi dahi sürmemeye konsantre olup kesin kararlı olmamız lazım. İlle de telefonu açmak gerekiyorsa kurallara göre uygun bir yerde park edip arabanızı “stop” yapmanız yani durdurmanız gerekiyor.  Diyelim ki hastaneden veya resmi bir yerden arayacaklar, genelde trafikteyken açamama ihtimaline karşılık sizi ikinci defa arıyorlar. Veya arabanızı park ettiğinizde o numaradan siz geriye arayıp trafikte olduğunuzu anlatabiliyorsunuz. Bu konular açıldığında ev halkını ve arkadaşlarımı “aradığınızda telefonum açılmıyorsa bilin ki ben trafikteyim, konuşamam” diye önceden veya sonradan uyarıyorum. Trafik kurallarına uymamanın da vebali çok büyüktür, alimlerimiz anlatsınlar değil mi? Araba sürerken telefonlara elimizi sürmeden sadece araba sürmemiz gerekiyor.                                                                                  Pembegül Abla