DINNEL STREET’DEKİ EV

Pembegul Abla

Editor • 4/20/2026

DINNEL STREET’DEKİ EV

DINNEL STREET’DEKİ EV

Şehre yakın bir semtte bulunan Dinnel Street otobüs durağına ve küçük alış-veriş yerlerine çok yakın bir konumdadır. Sokağın iki yanı uzun yıllar önce inşa edilmiş “housing commission home” dediğimiz evlerden sıralıdır. Eskiden devlet uzun vadeli kiralamalar için bu evlerin hepsini aynı modelde, tek katlı ve geniş bahçeli olarak yaptırmış. Düşük gelirli ailelere kiraya verilirmiş. Sonradan isteyenler satın almaya da başlamış. Bilhassa arka cephedeki geniş bahçeleri sayesinde çok ucuza satılan bu evler son yıllarda ikinci bir ev inşa etme imkanı sayesinde çok kıymetlendi haliyle.    Bir gün bize Dinnel sokağındaki bir evden davet geldi. Bir vakıf yeni almış ve orada gençler için programlar olacakmış dediler. Geçmiş gün bir tepsi tatlı yaptık, çocukları aldık, yeni evi tebrik etmeye gittik. Gittiğimizde genç çocukları olan başka aileler de vardı orada. Hepsi yakın mahalle ve semtlerden gelmiş tanımadığım insanlardı. Evi satın alan vakıf insanları bize BBQ yaptılar, ne güzel hep beraber yemek yerken yeni insanlarla tanıştık kaynaştık. Gençlerimize imanı yönde hizmet verecek olan bu evin hayırlara vesile olması hakkında hep beraber dua ve dileklerde bulunduk.  O günden sonra Dinnel sokağındaki ev hep hayatımızda oldu.    Eve ilkinde Rusya’da öğretmenlik yapmış bekar bir genç geldi yerleşti. İngilizcesi pek iyi değildi ama gençlerle arabalardan, futboldan, spordan her şey hakkında konuşabiliyordu, bu yüzden onu “abimiz” diye çok sevdiler. Abileri onlara Risale dersi anlattıktan sonra yakındaki ‘Comminity Centre’ de maç yapmaya götürüyordu. Haftada bir yapılan bu maçlar sayesinde farklı dilden ve dinden gençler de Dinnel sokağındaki sohbetlere katılmaya toplanmaya başladılar. Ne güzel günlerdi, gencecik delikanlılarımızın akşamları hava karardıktan sonra nerede ve kiminle olduklarını bilmek biz anne-babalar açısından çok huzur vericiydi. Birkaç yıl sonra bir talihsizlik oldu, çocukların abisi bir kasabın kızını sevdi, onunla evlenince evden ayrılmak durumu hasıl oldu. Ardından durumu idare etmek için gelen abiler onun kadar kabiliyetli ve aktif olamadıkları için gençler grubu dağıldı gitti.       O günden sonra Dinnel sokağındaki evin ziyaretçi tablosu biraz değişti. Bu sefer Avustralya’nın farklı şehirlerinden Melbourne’ye Üniversite okumaya gelen gençlere mekan oldu. O evden gelip giden talebelerin hemen hepsiyle tanışıklığımız hatıralarımız oldu. Hepsi Üniversiteden mezun olup çok seçkin meslekler edindiler. 2010 yıllarından itibaren memleketten okumaya gelenler çok oldu. Bir seferinde evdeki bütün sakinleri kahvaltıya çağırmıştık. Pırıl pırıl gençler istikballerini güzelleştirmek için kalkıp taa buralara gelmişlerdi. Bu talebeler Türkiye’deki seçkin üniversitelerden mezun olmuşlar buraya dil kursu yapmaya gelmişler. İçlerinde Askeriyeden ayrılıp gelenlerde çoktu. Tek tek dinlediğimizde hepsinin hüzünlü farklı hikayeleri vardı. Onlara çay dağıtırken “yemek işlerini nasıl hallediyorsunuz, pişirebiliyor musunuz?” diye sordum. Sırayla yemek yapıp yiyorlarmış, hatta birisini işaret ettiler bu arkadaş “yoğurt mayalayabiliyor” dediler ya beni şaşırttılar. Birkaç yıl sonra gençlerin bir kısmı Sydney şehrine göçtü. Hemen hepsi bura devletine iltica edip kaldılar. Kendi işlerini kurup Avustralyalı oldular. O evde kaldıkları müddetçe bazen yemek yollayıp bazen de eve davet ederek talebelerle irtibatımızı hiç kesmedik. Hatta her yıl Ramazan ayında önce Dinnel sokağındaki evin insanlarını iftara davet etmeye feci şekilde şartlanmıştık. Hepsi pırıl pırıl iyi aile terbiyesi almış dindar gençlerdi.   Böylece alındığından itibaren Dinnel sokağındaki ev yıllarca hiç boş kalmadı, devamlı sakinleri sahipleri vardı. Farklı Müslüman ülkelerden talebeler de gelmeye devam ettiler. Ardından bu semtlerde oturan beylere akşamları Risale derslerinden sohbet toplantıları başladı. Belli günlerde beyler toplanıp çay içerek dersler yaparlar Kuran okurlardı. Seneler geçtikçe evin eskiyen eşyaları kapı önüne çıkarılırken bozulan tesisatları da düzenli olarak gönüllüler tarafından tamir edilip bakımı yapılıyor, çimler biçiliyordu. “Evleri ayakta tutan insan nefesidir, içinde insanı olmayan ev yıkılmaya başlar” derler. En son saçları ağarmış dul bir akademisyen amca o eve yerleşti. Eşim arada halini hatırını sorardı. Abiden gelen beklenmedik bir haberle çok şaşırdık. Perth’den bir talibi gelmiş, nikah memuru, imam ve pastalarıyla bir gün apansız bize geldiler, evlendiler ve bizi de şahit tuttular Dinnel sokağındaki evde biraz kaldıktan sonra Perth’e taşınıp gittiler. Ardından evi alanlar kimselere haber vermeden evi satılığa koyup satıp gittiler.  Bazen hiç ummadığım yerlerde selam veren insanlar çıkıyor karşımıza, hemen tanıyamıyorum, “Dinnel sokağında..” diye hatırlatıyorlar, Dinnel sokağından sadece tatlı hatıralar kaldı bize.