• Dunya News
  • FATİH YARGI, ‘‘DİNDAR, DEMOKRATIZ. HAK, HUKUK VE ADALETİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ.’’

FATİH YARGI, ‘‘DİNDAR, DEMOKRATIZ. HAK, HUKUK VE ADALETİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ.’’

ABONE OL
July 15, 2019 17:24
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Avustralya Nur Vakfı Genel Koordinatörü Fatih Yargı ile vakıf faaliyetlerini konuştuk. Avustralya’nın en eski vakıflarından biri olan Nur vakfı, farklı toplumlardan bir çok kesime hizmetler vermekte. Vakıf, bir çok kuruluşun aksine Ramazan ayında düzenlediği davetiyesi olmayan iftarları ile gündeme gelmişti.

Röportaj: Mustafa YILMAZ

MY: Vakfınızı kısaca tanıyabilir miyiz ? 

FY: Vakfımızın merkezi Melbourne’un Batı semti Tottenham’da. Bu merkezde 20 bin m2 hizmet alanımız var. İçerisinde, mescidimiz, sohbet odalarımız, dershanelerimiz, parklarımız, spor alanları, halı saha, konferans ve düğün salonu bulunmakta. Onun dışında Broadmeadows’da bir şubemiz var. Fitzroy’da bir camimiz var. Bir de Sydney’de şubemiz mevcut. 

MY: Kaç yılından bu yana faaliyettesiniz? 

FY: Avustralya Nur Vakfı 1970’li yıllardan bu yana hizmet vermekte. Belki de Melbourne’un en eski kuruluşlarından bir tanesi. 

MY: İlk olarak nerede başlıyor hizmetleriniz?

FY: 1968 yılında, Avustralya ilk gelen kafiledeki abilerimiz evlerinde başlatıyor. Sonra, Fatih Coburg camisinde hizmetler devam ediyor. İlk dershanemiz de Broadmeadows’da bir Bungalow1975 yılında temeli atılıyor. Oradan bugüne devam ediyoruz. 

MY: Peki, hizmet diyorsunuz. Bunu biraz açarsak nedir tam olarak? 

FY: Dini ve manevi hizmetlerimizi Kur’an tefsiri olan Risale-i Nur meslek ve meşrebiyle yapmaya gayret ediyoruz. Yeni Asya Risale-i Nur ekolüyüz. Dindar, demokratız. Hak, hukuk ve adaleti çok önemsiyoruz. Vatanperveriz, hürriyetçi bir yapımız var. 

Her türlü darbenin, darbecilerin, tek adam yönetimlerinin, ırkçı, dinci (dini siyasete alet eden) ve dinsizliği ideolojisinde barındıran siyasi cereyanlara ve düşüncelere tasvip etmiyoruz.

Dini umumun malı olarak kabul ediyor ve günlük siyasete alet edilmesine karşı çıkıyoruz.

Dini cemaatlerin işi ahirete yönelik olduğuna inanıyoruz. Asla devleti geçirme veya devlet içinde yapılanma gibi çalışmaların içerisinde olmuyoruz. 

MY: Gençler için faaliyetleriniz var mı? 

FY: Gençlerimizin, Dünya’ya ve Avustralya entegre olmuş imanlı bir nesil olarak yetiştirmek istiyoruz. Kendi kültürünü, dinini ve dilini muhafaza etmelerini sağlayarak gençlerimize hizmetler sunuyoruz. Onun dışında her yaş grubuna hitap eden derslerimiz oluyor. İngilizce olanları da var. Bayanlarda da bu hizmetler var. 

MY: Yakın zaman da gerçekleşecek yeni projeleriniz veya planlarınız var mı? 

FY: Yakın zaman da havuz ve Gym salonu kuracağız. Projelerimiz arasında anaokulu da var. 

MY: Merkeziniz, sadece Türklere mi açık yoksa diğer toplumlar da kullanabiliyor mu?

FY: Yaklaşık 10 farklı kültürdeki toplumlar merkezimizi ücretsiz olarak kullanıyor. Her hafta programlar yapıyorlar. 

MY: Sanırım bir yardım derneğiniz var. Ne tür yardım faaliyetleri düzenliyorsunuz. 

FY: Yardım faaliyetlerimiz için ALF Community Services adlı kuruluşumuz var. Bu kuruluşla ulusal ve uluslararası çapta yardımlarda bulunabiliyoruz. Bunlar nedir; mesela, bir kaç sene önce Sudan’a sağlık hizmeti götürdük. Türkiye’den gelen doktor ve hemşireler orada 8 bin üzerindeki kişiye göz muayenesi dahil çeşitli sağlık hizmetleri verdiler. 

Bunun dışında, kurban, gıda, giyecek yardım faaliyetlerimiz de var. Afrika’nın çeşitli ülkelerine bir iki yıl içerisinde 15 konteynere yakın gıda ve giyecek malzemeleri gönderdik. Şu anda kuyu çalışmalarımız devam ediyor ( Sudan, Pakistan, Etiyopya). 

MY: Merak ettiğim bir konu var. Toplanan yardımlardan herhangi bir kesinti oluyor mu? 

FY: Yardım faaliyetleri karşılığında bizler herhangi bir masraf (Official Fee) almıyoruz. Yani ne kadar maddi yardımda bulunuyorsanız hiç bir kesinti olmadan aynı miktarda ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. 

MY: Kurban kampanyanız başladı. Bu konuda ki çalışmalarınız nasıl işliyor? 

FY: Avustralya Nur Vakfı, Kurban yardım faaliyetlerine 1977 yılında (kurban kesimini) ilk başlatan cemaattir. Yaklaşık 15 yıldır da yurtdışına kurban gönderiyoruz. 

MY: Hangi ülkelere yardımda buluyorsunuz? 

FY: Etiyopya, Sudan ve Somali de bu sene kurban kesimlerimiz olacak. Kesilecek kurbanları bizzat biz oranın köylerinden alıyoruz. Oranın ekonomisine de katkı sağlıyoruz. Aynı zamanda yine ihtiyaç sahiplerine dağıtım yapıyoruz. 

MY: Mümkünse bir hatıranızı bizimle paylaşabilir misiniz? 

FY: Çok var. 1 yıl bizi bekleyenler oluyor. Küçük hayvanlarını büyütenler var, biz geleceğiz diye. Bize satınca memnun oluyorlar. 

Mesela bir bayan vardı. Pazarlık yaparak büyükbaş hayvanını satın aldık. Pazarlık bitti. Hayvanı satın aldık. Daha sonra baktım biraz üzgün duruyor. Tercüman vasıtasıyla sorduk. Meğerse bu hayvanlarını banka kredisi ile almış. Ama, bir tanesi ölmüş yakın zamanda. Bankaya da borcu varmış hala. Biz ölen hayvanın ücretini de ödedik. Baktık çok mutlu oldu.

TURKISH & ENGLISH 

Ferid Ahmed ve hanımı Hüsna hanım, caminin müdavimlerinden. Ferid tekerlekli sandalyeye bağlı yaşam sürdürüyor. O gün katil namazdaki insanlara kurşun yağdırırken, Hüsna teyzemiz koridorun hemen yanındaki hanımlar bölümünden kaçan insanları dışarıya çıkarıyor. Sonra mescidin içine girip kocasını almaya giderken sırtından vuruluyor ve orada şehit oluyor.
Bugün Ferid Ahmed’i ziyarete gittik. Kendisini bir gurup yakınlarıyla birlikte Yeni Zelandalı komşularına teşekkür ziyareti yaparken bulduk. 
Onu yüreğinde intikam yok. Nefret yok.
O, hayatta tek tutunduğu biricik eşini katleden o azılı katile bile dua edebiliyor!

ENGLISH 
Ferid Ahmed and his wife Hüsna were regulars of the mosque. Ferid is wheelchair bound. The day of the massacre, Hüsna helped many people escape. Then she walked in the mosque and tried to save her husband but in the process, got shot and became shaheed. 
Today we went to visit Ferid Ahmed. We found him, with a group of relatives, visiting his New Zealand neighbors.
He had no revenge in his heart. No hate.
He was even able to pray for the murderer who killed his beloved wife.
Fatih Yargı

Yazar Hakkında

admin
admin

En az 10 karakter gerekli