Double Bind ve Görünmeyen Sosyal Baskılar
Şiddet denildiğinde çoğu zaman akla fiziksel saldırılar, açık tehditler ya da doğrudan hakaretler gelir. Oysa bugün çok daha sessiz, daha yaygın ve etkisi daha kalıcı bir şiddet biçimiyle karşı karşıyayız: dijital şiddet. Bu şiddet bağırmaz, iz bırakmaz, çoğu zaman fark edilmez. Ama insanın düşünme biçimine, davranışlarına ve sosyal konumuna sürekli temas eder.
Dijital şiddet genellikle tekil olaylar üzerinden görünür olur. Bir linç, bir ifşa, bir alay dalgası. Ancak asıl etkisi bu anlardan değil, yarattığı sürekli baskı ikliminden kaynaklanır. Telefon cebimizdedir, ekran her an açıktır. İnsan dijital alandan tamamen çıkamaz. Ne söylediğini, nasıl göründüğünü ve nasıl algılanacağını sürekli düşünmek zorunda kalır. Bu durum zamanla sosyal bir yorgunluk üretir.
Bu baskının en yıpratıcı yönü, çelişkilerle işlemesidir. Sosyal bilimlerde “double bind” olarak adlandırılan bu durum, bireyin aynı anda birbiriyle çelişen beklentilere maruz kalması anlamına gelir. Dijital dünyada insanlara verilen mesajlar çoğu zaman şöyledir:
Bu beklentilerin ortak noktası açıktır: Hangi yolu seçersen seç, eleştirileceğini bilirsin. Konuşursan fazla konuşmuş olursun, susarsan duyarsız. Öne çıkarsan rahatsız edici, geri durursan silik. Kendin olursan risk alırsın, uyum sağlarsan kendinden vazgeçersin.
İşte dijital şiddetin sessiz yüzü tam olarak burada ortaya çıkar. İnsan doğrudan susturulmaz ama kilitlenir. Bir süre sonra ne düşündüğünü ifade etmekten çok, ne yaparsa daha az tepki çekeceğini hesaplamaya başlar. Bu durum düşünsel üretimi, yaratıcılığı ve cesareti zayıflatır.
Bu tablo çoğu zaman bireysel bir hassasiyet ya da psikolojik kırılganlık gibi yorumlanır. Oysa burada söz konusu olan bireyin iç dünyası değil, sosyal baskının biçim değiştirmiş hâlidir. Michel Foucault’nun yıllar önce işaret ettiği gibi modern toplumlarda baskı artık açık yasaklarla ya da zorlamayla işlemez. İnsanlara doğrudan “şunu yapma” denmez; “normal olan budur” mesajı sürekli dolaşımda tutulur.
Dijital dünyada bu normlar çok daha hızlı yayılır ve çok daha görünür hâle gelir. İnsanlar kimse bir şey demeden önce kendilerini denetler, törpüler ve sınırlar. Bu durum kişinin kendine yaptığı bir baskı gibi görünür. Oysa kaynağı birey değildir. Daha önce defalarca tanık olunan linçler, dışlanmalar ve itibarsızlaştırmalar bu davranışı öğretir. Birey, toplumsal tepkileri içselleştirir.
Bu nedenle dijital şiddeti yalnızca psikolojik bir mesele olarak ele almak eksik kalır. Burada söz konusu olan şey sosyal bir baskı düzenidir. Psikolojik etkiler üretir; kaygı, geri çekilme ve sessizlik yaratır. Ancak kökeni bireyin ruh hâlinde değil, onu çevreleyen sosyal iklimdedir.
Özellikle gençler için bu baskı daha ağır hissedilir. Kimlik henüz şekillenirken, sürekli yanlış yapma ihtimaliyle yaşamak insanı yorar. Kişi zamanla kendisi olmaya değil, kabul edilebilir olmaya odaklanır. Sessizlik burada bir tercih değil, bir korunma biçimine dönüşür.
Bu tabloyu tek bir merkeze ya da bilinçli bir plana bağlamak gerekmez. Dijital şiddet çoğu zaman hızın, görünürlük baskısının ve sürekli etkileşim beklentisinin doğal bir sonucudur. Kimse açıkça şiddet uygulamaz ama herkes baskıyı hisseder.
Bu yüzden dijital şiddeti yalnızca yaşanan olaylar üzerinden değil, içinde yaşadığımız genel iklim üzerinden düşünmek gerekir. Asıl mesele ne kadar konuştuğumuz değil, bu konuşmaların hangi koşullarda mümkün hâle geldiğidir.
Belki de bugün durup şunu fark etmek yeterlidir: Dijital dünyada insanlar susturuldukları için değil, her an yanlış yapma ihtimaliyle yaşadıkları için yoruluyor.

Avustralya GündemFebruary 11, 2026DİJİTAL ŞİDDETİN SESSİZ YÜZÜ
Avustralya GündemJanuary 25, 2026Kendi zihinsel topraklarımızı tanıyor muyuz?
Avustralya GündemDecember 23, 2025Terörün Hesaplayamadığı Refleks
Avustralya GündemDecember 14, 2025Çocuğun Ruhu Kırıldığında
1
“Müfredatta daha fazla çokkültürlü dil”
2
OKUL OTOBÜSÜ DEVRİLDİ Öğrenciler ağır yaralı
3
MH370 uçağını arama çalışmaları yeniden başlıyor
4
AN0M uygulaması üzerinden 55 kişiye gözaltı
5
YAŞIYOR MU! Aylar sonra kritik gelişme
6
Bizim evde suçlu yoktu ama hedef biz olduk
7
On Visiting Türkiye
8
Sydney’de bir kreş aniden kapatıldı!
9
Topluma Çağrı: Bilgi Alın, Hakkınızı Kullanın
10
ALACAKLISINIZ myGov hesabınızı kontrol edin
11
ÖLÜ BULUNDU Anne baba ve iki çocuk
12
Victoria’da 72 Saatlik Kabus: 9 Can Kaybı
13
Avustralya basketbolunda ilk! Irkçılığa Tutuklama!
14
Turist Saldırısında Coolaroo’dan Tutuklama
15
YENİ SAYI YAYINDA