Federal Milletvekili Peter Khalil ile Röportaj – Mustafa YILMAZ ve Dilan BEKTAŞ
16 yaş altına sosyal medya erişiminin yasaklanmasıyla ilgili çok fazla tartışma var. Bir baba olarak sizin kişisel görüşünüz nedir?
Bu adımı çok destekliyorum. Bu kararı almamızın nedeni, 16 yaş altı çocuklara gerçek dünyada bağlantı kurmaları, dayanıklılık geliştirmeleri için zaman ve alan tanımak. Çünkü onlar hâlâ gelişim çağındalar. Kanıtlar, sosyal medyaya maruz kalmanın ve aşırı ekran süresinin, özellikle gelişim yıllarında, olumsuz etkileri olduğunu gösteriyor.
Sosyal medyanın faydaları da var elbette, ancak bu yaşlarda çocukların gerçek dünyada etkileşim kurmaları çok önemli. Bir nesil zaten sosyal medyanın en kötü yönlerine maruz kaldı. Hükümetin bu konuda düzenleme yapmasının zamanı çoktan geldi. Çocukların spor yapmasını, arkadaş edinmesini, yüz yüze iletişim kurmasını, daha dolu ve sağlıklı yaşamlar sürmesini istiyoruz.
Ebeveynlerin çocuklarının ekran süresini düzenlemede rolü ne olmalı? Bu konuda hükümet politikasıyla denge nasıl sağlanmalı?
En önemli rol ebeveynlerde. Her şey ailede başlıyor — bunda hiçbir şüphe yok. Biz kendi çocuklarımız için hafta içi ekran süresini sınırlıyoruz, ödevlerini yaptıklarından, spor yaptıklarından ve arkadaşlarıyla vakit geçirdiklerinden emin oluyoruz. Hafta sonları ise biraz daha fazla ekran süresi olabiliyor.
Her şey ölçüyle ilgili — herhangi bir şeyin fazlası da zararlı, azı da yetersiz. Ebeveynlerin bu dengeyi bulması gerekiyor. Ama bu zor, çünkü çocuklar her zaman daha fazla ekran süresi istiyor. Bu uygulamalar anlık tatmin, dopamin etkisi sağlıyor ve bağımlılık yapıyor.
Bazen çocukların canının sıkılması gerekir! Yaratıcılık ve hayal gücü o zaman gelişir. Doktorlar ve göz uzmanları da aşırı ekran süresinin göz yorgunluğu ve görme sorunlarına neden olduğunu belirtiyor.
Bu yüzden hükümetin sosyal medya erişimini sınırlama kararı, ebeveynlerin bu konuyu yönetmesine yardımcı olurken sosyal medya şirketlerini de sorumlu tutuyor. 16 yaş altı hesapları devre dışı bırakmazlarsa ciddi para cezalarıyla karşılaşacaklar.

Röportaj Peter Khalil’in seçim ofisinde gerçekleşti.
Çalışma hayatına ilk adımınızı nasıl attınız?
Bir temizlikçi olarak ve gece vardiyalarında bir benzin istasyonunda çalıştım. Bunlar aileme destek olmak için yaptığım erken dönem işlerdi. O dönem düzensiz saatler nedeniyle fazla mesai ücretleri (penalty rates) benim için çok önemliydi.
Bu yüzden hükümetimizin hafta sonu, gece ve resmi tatillerde çalışan 2,6 milyon Avustralyalının bu haklarını koruyan yasaları geçirmiş olmasından gurur duyuyorum. Bu erken dönem işler bana sıkı çalışmanın ve fedakârlığın değerini öğretti — bu benim için şekillendirici bir deneyimdi.
Bu erken deneyimler işçi haklarına bakışınızı nasıl etkiledi?
Çalışma haklarını ve koşullarını koruma konusundaki güçlü inancımı şekillendirdi — fazla mesai ücretleri, güvenlik standartları, adil maaş gibi.
Ayrıca son yıllarda daha fazla geçici (casual) çalışma biçimi gördük, bu da daha az güvence ve daha az hak anlamına geliyor. Bekar ebeveynler veya güvencesiz işlerde çalışanlar için bu belirsizlik çok zorlayıcı. Bu nedenle hükümet olarak geçici çalışanların haklarını koruyan ve iş güvencesini artıran yasalar çıkardık. Kendi deneyimlerim bu korumaların ne kadar hayati olduğunu bana öğretti.
Avustralya son zamanlarda göçmen karşıtı protestolara tanık oldu. Bu eylemlere katılanlara ne söylersiniz?
Her Avustralyalının demokratik bir protesto hakkı vardır. Ancak bu hakla birlikte bir sorumluluk da gelir — inanç, etnik köken veya cinsiyet üzerinden kimseye saldırı yapılamaz. Şiddet, taciz ve nefret söylemi kabul edilemez.
Protesto demokrasimizin bir parçasıdır ve biz bunu destekliyoruz. Ama saygılı bir şekilde yapılmalı. Her türlü ırkçılık ve nefret yalnızca ahlaka aykırı değil, aynı zamanda yasadışıdır.
Göçmen karşıtı tutumları ne besliyor sizce?
Çok fazla yanlış bilgi. Bazıları göçün iş kaybına veya konut sıkıntısına yol açtığını iddia ediyor, oysa göç ekonomik büyümeyi sağlar. Göçmenler çalışır, vergi öder, iş kurar ve büyük katkı sunar.
Bu, Avustralya’nın hikayesidir. Benim anne babam da Mısır’dan geldi, çok çalıştılar ve kardeşimle bana daha iyi bir yaşam sundular.
Parlamentoda da kalıcı yerleşim göçünü desteklediğimi ifade ettim çünkü geçici vizelerle kalıcı göç arasında büyük fark var. Kalıcı yerleşenler vatandaş olur, topluluklar kurar ve ülkemizi büyütür.
Avustralya’daki herkes, yerli halk hariç, bir yerden gelmiştir — ister İngiltere’den, ister Lübnan’dan, Çin’den ya da Vietnam’dan. Göçmenlik bu ülkeyi inşa etti. Odak noktamız göçü kısıtlamak değil, kalıcı ve yerleşik göçü desteklemek olmalı.
Son protestolardan sonra kendini hoş karşılanmamış hisseden yeni göçmenlere ne söylemek istersiniz?
Onlara şunu söylemek isterim: Avustralya’ya hoş geldiniz. Avustralyalıların çoğu çokkültürlülüğü benimsiyor.
Vatandaşlık törenlerinde insanlara söylüyorum: Avustralyalı olmak için kimliğinizden vazgeçmek zorunda değilsiniz. İster Lübnanlı, Çinli ya da Vietnamlı olun — Budist, Müslüman, Hristiyan veya inançsız — hepiniz Avustralya ailesinin bir parçasısınız.
Irkçı görüşlere sahip küçük bir azınlık olabilir, ama Avustralyalıların çoğu misafirperverdir. Göçmenler olağanüstü katkılar yaptı ve bu katkılar Avustralya’yı büyük kıldı.
Yakın zamanda Coburg’da bir İslami merkez açıldı. Bu neden topluluk açısından önemli bir gelişmeydi?
Evet, Nicholson Street’teki yeni merkez, harika bir gelişme. Yaklaşık bir milyon dolarlık fon sağlanmasına destek olmaktan gurur duydum.
Erken tasarımları gördüm, çok güzellerdi. Tamamlandığında ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum. Bu merkez sadece inançlı insanlar için değil, tüm topluluğun takdir edebileceği harika bir alan olacak.
Göçmenlerin Avustralya toplumuna katkılarını daha iyi nasıl kutlayabiliriz?
Onları destekleyerek. Yerleşim, eğitim, sağlık, konut ve kültürel ihtiyaçları konusunda yardımcı olarak.
Katkılarını kamusal olarak tanımak önemli, ama asıl olan saygıdır. Yeni göçmenleri gerçek politikalar ve fırsatlarla desteklemek, işte bu gerçek bir kutlamadır.
Bu insanlar bu ülkeyi inşa etmek için fedakârlıkta bulundular, biz de bunu onurlandırmalıyız.
Siyasete girmeden önce göçmen bir ailede büyümek hükümete bakışınızı nasıl şekillendirdi?
Çok derinden etkiledi. Biz, İşçi Partisi hükümetlerinin sağladığı sosyal konut, kaliteli eğitim ve ailem için istikrarlı işler sayesinde fırsatlar bulduk. Bu temeller hayatımızı değiştirdi.
Bu yüzden hükümet politikalarının hayatları dönüştürme gücüne inanıyorum. Bu destekler arasında en önemlisi eğitimdir; kapılar açar, fırsatlar yaratır ve insanların potansiyeline ulaşmasını sağlar.
Medya ortamında nasıl yön buluyorsunuz? Hangi haber kaynaklarına güveniyorsunuz?
Sadece Dünya!
(Gülüyor)… Ciddi söylüyorum, şu anda medya ortamı gerçekten zor. Çok fazla medya var ve çoğu tıklanma ve sansasyon üzerine kurulu. Bu nedenle sizin gibi yerel ve topluluk temelli yayınları ve SBS gibi kamu yayıncılarını desteklemek çok önemli; bunlar çok dilli, çeşitli bakış açıları sunuyor.
Ayrıca çevrimiçi yanlış bilgi sorunu da büyük. Hükümetler her yerde ifade özgürlüğüyle zararlı yanlış bilgiyi sınırlamak arasında denge kurmaya çalışıyor. Kolay değil. İfade özgürlüğünü bastırmak istemiyoruz, ama zararı da önlemek zorundayız.
Siyasete ilk girdiğinizden bu yana seçim bölgeniz nasıl değişti?
Sürekli değişiyor. Her birkaç yılda bir, sakinlerin yaklaşık %30’u taşınıyor. Nepal, Bangladeş, Pakistan ve başka yerlerden yeni göçmenleri ağırladık.
Aynı zamanda yaşlanan Yunan, İtalyan ve Türk toplulukları var; dolayısıyla onların yaşlı bakım gibi değişen ihtiyaçlarına da odaklanmak gerekiyor.
Wills, Avustralya’nın en kültürel çeşitliliğe sahip bölgelerinden biri olmaya devam ediyor; modern Avustralya’nın adeta bir mikro yansıması.
Ulusal güvenlikteki deneyiminizden Parlamento’da size en çok yardımcı olan beceri hangisi?
Tüm bilgilerin elinizde olmadığı durumlarda seçenekleri değerlendirme yeteneği. Çoğu zaman bireysel haklar ile kamu güvenliği gibi çıkarlar arasında denge kurmanız gerekiyor.
Bu yargı dengesini kurma becerisi, yasa yapım sürecine de yansıyor — harekete geçmeden önce konunun iki tarafını da anlamak önemli.
Son seçimde, İşçi Partisi seçmenleri arasında da popüler olan güçlü bir rakiple karşılaştınız. Bu zorluğu nasıl aştınız?
Her kampanya zorludur. Benim odak noktam topluluğa neleri başardığımızı ve daha neleri yapabileceğimizi göstermekti.
İşçi Partisi ile küçük partiler arasındaki temel fark, bizim icraat yapabilmemizdir. Diğerleri vaatlerde bulunabilir, ama hükümet kuramazlar. Ben yerine getirebileceğim taahhütlerde bulunurum — örneğin Türk İslam Merkezi için sağladığımız 1 milyon dolar gibi. İnsanlar bunu anlıyor ve saygı duyuyor.
Mısır’da tanınıyor musunuz?
(Gülerek) Kuzenlerim ve teyzelerim tanıyor! 2016’da ilk kez seçildiğimde, Mısır’ın ulusal gazetesi *Al-Ahram* birinci sayfada benimle ilgili haber yaptı — “Federal Parlamento’ya seçilen ilk Mısır kökenli Avustralyalı.” Bu benim için gurur verici bir andı.
Bir bakan olarak atanacak olsanız, hangi bakanlık sizin becerilerinize en uygun olurdu?
Aslında şu anda Savunma Bakan Yardımcısı olarak görev yapıyorum. Avustralya’nın ulusal çıkarlarına bu rolde hizmet etmek büyük bir onur.
Ama hayali bir portföy seçebilsem, Spor Bakanı olmayı isterdim — futbol, tenis, Matildas, Socceroos, AFL maçlarına gitmek harika olurdu! Ama eğlencenin ötesinde, spor politikası ciddi bir iştir; yerel ve topluluk temelli programları desteklemek çok önemli.
Başbakan bana bu görevi teklif ettiğinde, “Bu büyük onur için teşekkür ederim. Hükümet ve Avustralyalılar için çok çalışacağım.” dedim. Fark yaratabilmek büyük bir ayrıcalık.
Bizi ağırladığınız için teşekkür ederiz. Yerel haberciliğe verdiğiniz destek için de ayrıca.
Ben de teşekkür ederim.

Australian NewsJanuary 27, 2026Göç Avustralya’yı nasıl büyüttü
Australian NewsJanuary 27, 2026İLK KEZ ANLATIYOR Beş ay geçti
Australian NewsJanuary 11, 2026Diş Doktoru Ebru Öz Yeni Kliniğinde
Australian NewsDecember 23, 2025Avustralya’nın En Çok Satan Parfüm Markası
1
Bizim evde suçlu yoktu ama hedef biz olduk
2
On Visiting Türkiye
3
Topluma Çağrı: Bilgi Alın, Hakkınızı Kullanın
4
Doğru Firma Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?
5
“An Organisation Built for the Community”
6
“Burada İş Çok!” Diyerek Başlayan Yeni Hayat
7
HABER DOLU YENİ BİR SAYI DAHA
8
Hiçbir yere gitmeyen uçuşun biletleri tükendi
9
Çokkültürlü Toplumlara Dokunan Sessiz Kahraman
10
Evan MP “Yalnızca suç değil, cezasızlık da artıyor”
11
Diş Doktoru Ebru Öz Yeni Kliniğinde
12
”Her Çocuk Ana Diliyle Gurur Duymalı”
13
1 Milyon Dolarlık Eve ’50 Bin Dolar’ Yeterli
14
Elçilik Özel Vizesiyle Açılan Avustralya Kapısı
15
YENİ SAYI YAYINDA Her hafta farklı bir DÜNYA