Fikri Sağlar – Nabi Şensoy, Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli diplomat!..

0
7

Geçtiğimiz hafta İzmir’de yeri doldurulamayacak değerli bir insanı yitirdik…

Eşim Serap’la ve onu tanıyan tüm dostlarıyla birlikte; iyi bir eşi, başarılı bir büyükelçiyi; gıptayla bakılan, uluslararası arenada ses olmuş, Türkiye’yi eksizsiz temsil etmiş bir diplomatı kaybettik. Kültür Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, aziz arkadaşım Gülgün Şensoy’un çok ama çok sevgili eşi Nabi Şensoy’u cuma günü İzmir’den sonsuz yolculuğuna uğurladık.

Okul arkadaşları, Dışişleri Bakanlığı’nda çalışan meslektaşları, birlikte görev yapmış bakanları, siyasiler, onu tanıyan ve seven yurttaşlar, dostları ile ailesi, hüzün içinde camide buluştuk.

Ve…

Yaşamın zor taraflarını ve de en sevdiği konusunu Fenerbahçe’yi her gün büyük bir mutlulukla paylaşan kardeşi Melih Şensoy’la birlikte Nabi Şensoy’u hüzün içinde toprağa verdik… Ülke bir değerli evladını daha kaybetti. Acımız yüreğimizi yakıyor…

Nabi Şensoy çok iyi bir insandı. Dost canlısıydı. Ailesine düşkündü.

Görev adamıydı. Yurtseverdi. Yeri geldiğinde sevecen bir halk adamıydı. Sakin, dikkatli, çalışkan, dünyayı takip eden, kıvrak zekâsıyla sorunları önceden sezen, ona göre önlemler alan, samimi ve nezaket kurallarını çok iyi bilen bir diplomattı. İyi bir entelektüel, birikimli bir sanatseverdi.

Sözünü sakınmadan söyler, kırmadan dökmeden karşısındakini ikna ederdi.Doğru bildiği ve haklı olduğu konularda taviz vermezdi…

En zor koşullarda bile verilen görevi yerine getirmek için büyük çaba gösterir, bunu yaparken bile insan ilişkisine saygı gösterirdi. Eşi Gülgün’e olan düşkünlüğü, birlikte yaptıkları hizmetler ABD’de ses getirmişti. Obama Ailesi’nin sevgisini kazanan Gülgün Şensoy arkasında iz bırakan bir sefire olmuş, Türkiye’yi Nabi Şensoy’la birlikte olağanüstü düzeyde temsil eden ender diplomat ailelerinden biri olmuşlardı…

Nabi Şensoy, 1980 sonrası ülkemize görkemli hizmetler yapmış bir büyükelçidir!..

Çok başarılı bir kariyeri vardır. Diplomasi tarihimizde ender rastlanan görevler yüklenmiştir. 1970 yılların sonlarına doğru Türkiye’nin Küba Büyükelçiliği’ni Nabi Şensoy kurmuştur. Yeni bir misyon yaratmak, Dışişleri Bakanlığı’nda çok önemsenen, aynı zamanda da çok zor bir görevdir.

Şensoy çok az kişiye verilen hizmetler üstlenmiştir. 1990’da İspanya Büyükelçisi olarak atanmıştır. 1995’de Siyaset Planlama Genel Müdürü, 1997’de Müsteşar Yardımcısı olmuştur. 1998’de ilişkilerimizin en fırtınalı döneminde Rusya Federasyonu Büyükelçisi olarak atanmıştır. 2006 Ocak ayında ise ABD Büyükelçisiolarak görevlendirilmiştir.

Görüldüğü gibi Şensoy’a; Madrid Büyükelçiliği sonrası dünyada da ender görülen ve de çok az sayıda başarılı Büyükelçiye nasip olan iki farklı kutup da görev yapma fırsatı tanınmıştır… Nabi Şensoy, hem Moskova hem de WashingtonBüyükelçiliği’nde bulunmuş, en kritik dönemde her iki ülkede de başarıyla ülkemizi temsil etmiş, ülkemizin haklarını savunmuş dostluklarımızı gelişmesine katkıda bulunmuştur…

Meslek yaşamı boyunca son derece başarılı işler yapan, diplomaside son dönemlerin parlayan yıldızı olan Nabi Şensoy, 9 Aralık 2009 günü Başbakan Erdoğan’ın Obamaile yaptığı baş başa görüşmeye Davutoğlu’nun alınmaması nedeniyle Dışişleri Bakanı’nın nezaketsiz davranışı sonrası görevinden istifa etmişti.

Ani istifanın gerekçesi ölümüne kadar Şensoy tarafından açıklanmamıştı. Sorumlubir diplomat olarak emekliliğinde de sessiz kaldı. Görev etiği gereği yaşananları o gün eşiyle bile paylaşmayan Şensoy’un istifası üzerine yalan yanlış çok şey yazıldı ve söylendi… Hepsi farklı ve yanlı görüşlerdi. İktidar goygoyculuğu arasında şerefli bir büyükelçinin neden böyle bir karar verdiği irdelenmedi bile!..

Oysa durum çok açıktı. Şensoy onurlu ve ahlaklı bir kişinin yapması gerekeni yapmıştı!.. Devlet umuru görmüş kişilikli bir davranışta bulunmuştu. O gün iktidarda olan şişmiş egolara haddini bildiren kararlı bir tavır sergilemişti. Sonradan görmelere(!) haddini bildirmişti. Hoş o gün durumu anlamak istemeyenler, bu gün doğruları yalanlamaya kalkacakları da açıktır. Oysa doğrular balçıkla sıvanamıyor!..

İşin gerçeği;

Önce şu iyi biline; Davutoğlu Nabi Şensoy’u kıskanmaktadır!. Şensoy, Turgut Özal’ınÖzel Kalem Müdürlüğü’nü yapmış eğitimli ve donanımlı bir diplomattır. Diplomaside en alttan en üst düzeye varan çalışma ortamı sayesinde uygulamadan gelen engin birikimi vardır!.. Davutoğlu, anlaşılmayan teorileri ile Şensoy’un yanında çok eksik kalmaktadır!..

Ayrıca bilgisi ve birikimi nedeniyle Şensoy, Abdullah Gül’ün de özel önem atfettiği bir diplomat olmuştur… Bu gerekçelerle Gül; başbakan Erdoğan’ın Faruk Loğoğlu’nun Washington’daki görev süresinin uzatılması talebine karşı çıkmış, Nabi Şensoy’u Washington’a büyükelçi olarak göndermişti…

Gelelim ABD’deki Obama/Erdoğan baş başa görüşmesine. ABD’ye gelmeden Başbakan Erdoğan, Obama ile baş başa görüşme talebinde bulunmuştur. Bu talebi duyan Davutoğlu görüşmede yer almayı Büyükelçi Şensoy’a bildirmiştir. Şensoy ABD nezdinde girişimde bulunmuş ancak doğrudan Başbakan Erdoğan tarafından ABD yetkililerine “yalnız görüşmek” isteğinin iletildiği bilgisiyle karşılaşmıştır. Yani Türkiye Başbakanı’nın, Dışişleri bakanı da dahil olmak üzere görüşmede kimseyi beraberinde istenmediği anlaşılmıştır!.. “Baş Başa Toplantı” başladığında ilk olarak önceden kararlaştırılan talimat gereği ABD Dışişleri Bakanı Clinton salonu terk etmiştir.Karşılıklılık esasına göre Davutoğlu da masadan kalkmak zorunda kalmıştır!..

Toplantıya alınmadığı için Davutoğlu’nun nezaket ve ahlak kurallarını aşan sözleri üzerine Şensoy, bizzat Başbakan’dan gelen kesin ve gizli talimat gereği Davutoğlu’na “sizi Başbakan istemedi” dememiş, katılmamasının sorumluluğunu üzerine almıştır!.. Daha sonra, Davutoğlu’nun kıskançlık krizi sonrası ettiği sözleri onuruna yedirmeyen Nabi Şensoy istifa etme büyüklüğünü göstermiştir.

Yıllar önce dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Baba Bush ile baş başa bir görüşme yapmıştı. O gün Özal’ın yanında sadece özel Kalemi Nabi Şensoy vardı. Özal’ın o toplantıya girmesini istemediği dönemin Dışişleri Bakanı Ali Bozer bu durum karşısında istifa etmişti… Dönemin Büyükelçisi değil!..

Yıllar sonra aynı muameleye muhatap olan Davutoğlu pişkince yerinde oturur, iktidarın nimetleri uğruna hiçbir şey olmamış gibi hareket edince, Özal olayını yaşayan Nabi Şensoy, sonradan görmelere ders verir gibi devlet adamlığının farkını göstermişti… Davutoğlu değil, kendisi Washington Büyükelçiliği’nden istifa etmişti!.. Ne mutlu ki O’na; dürüst, namuslu ve onurlu insanlar için örnek oldu!..

Nabi Şensoy şerefli insanlara çok anlamlı bir vasiyet bıraktı!..

“Dik duramayan, onurunu koruyamayanları bilin ki birileri, işi bitince buruşturup atarlar!..”

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu bırakın!
Lütfen isminizi girin