“Adalet mülkün, hukuk da adaletin temelidir. Hukukun üstünlüğünün sağlanması bir ülkenin geleceğinin teminatıdır. Hukuk devletinin tesisi için yargı bağımsız olmalı. Bunun yanında hâkimin de erdemli olması gerekir. Bağımsız ve tarafsız bir yargının olmadığı yerde hukuk devleti yoktur.”
Bu sözler, CHP’nin Adalet Kurultayı’nın sonuç bildirgesinden değil. Açıklamayı yapan Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan. Pek güzel bir açıklama. Bizlerin de kaç zamandır altını çize çize hatırlatmaya çalıştığımız, hukuk birinci sınıfın ilk haftasını tamamlayan öğrencilerin dahi bildiği en temel ilkeler bunlar.
Peki Anayasa Mahkemesi, sayın başkanının açıklamalarına uygun davranmakta mıdır?
Anayasa Mahkemesi, içtihatını değiştirerek, OHAL KHK’lerini denetleme yetkisinden vazgeçmiştir. Böylelikle OHAL’le ilgisiz düzenlemelerin herhangi bir denetimden geçmeden kurallaşmasının önü açılmıştır.
Sayın Arslan, hâkimlerin erdemli olması gerektiğini söylemiş. Kim buna itiraz edebilir? Hâkimlerin erdemi tarafsız ve bağımsız olmalarına bağlı. Bunun yolu ise hâkim teminatından geçer. Şayet hâkim ve savcılar bu OHAL rejiminde bir gece yarısı görevden ihraç edilebiliyorsa, hâkim teminatından söz edilemez. Hâkim teminatı yoksa hâkimlerin bağımsız ve tarafsız davranması da beklenemez. Bunun yolunu ise OHAL KHK’lerini denetleme yetkisinden anayasaya aykırı bir şekilde feragat eden Sayın Arslan’ın başkanlık yaptığı Anayasa Mahkemesi açmıştır. Böylelikle Anayasa Mahkemesi, hâkimlerin erdemli davranmasının önüne demirden bir set çekmiştir.
Hâkim, siyasi irade tarafından her an işten çıkartabileceği kaygısı taşırsa, o iradenin hoşuna gidecek kararlar verir. Bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirir. Hukuk devleti işte böyle çöker. Tarafsızlığını ve bağımsızlığını yitiren hâkimler de üstüne topuk selamı veren, iradesi sakatlanmış birer otomata dönüşür. Hukuk jargonunu kullanmaları, objektif anlamda hâkim olarak değerlendirilmeleriyle sonuçlanmaz.
Danıştay Başkanı’nın dün medyada yer alan açıklamaları da bu durumu hepten ortaya koymaktadır. Başkan Zerrin Güngör, “yargı şimdiye kadar hiç bu kadar tarafsız ve bağımsız olmamıştı” demiş. Ardından da “CHP, Adalet Kurultayı’ndan sonra yayınladığı bildirgeyle ne yapmaya çalışıyor? Aslında ben biliyorum. Tek başlarına güçlü siyaset yapamadıkları için eskiden onların imdadına yargı yetişiyordu. Şimdi artık yargı bunu yapmıyor. O nedenle rahatsızlar” diye eklemiş.
Bu 12 Eylül Anayasa referandumundan önce cemaat çevreleri başta olmak üzere “evet” cephesinin ana gerekçesiydi.
Bir Danıştay başkanının bir siyasi partiyle doğrudan polemiğe girecek kadar pervasızlaşması, hâkimlerin tarafsız ya da bağımsız olmalarıyla değil ancak AKP’nin yargı kolları başkanı olmayı gönüllü kabul etmeleriyle açıklanır.
Anayasa Mahkemesi’nin Sayın Başkanı Zühtü Arslan’ın sözlerini tekrar hatırlayalım: “Bağımsız ve tarafsız bir yargının olmadığı yerde hukuk devleti yoktur.”

Avustralya GündemFebruary 17, 2026Merrylands’ta Bıçaklı Saldırı: 1 Ölü, 2 Yaralı
Avustralya GündemFebruary 16, 2026Akıbetleri ne olacak! 34 Avustralyalı kadın-çocuk
Avustralya GündemFebruary 16, 2026Genetiği Değiştirilmiş Domatese Avustralya’da Onay
Avustralya GündemFebruary 16, 2026Total Fire Ban: “Eyalet barut fıçısı”
1
“Müfredatta daha fazla çokkültürlü dil”
2
OKUL OTOBÜSÜ DEVRİLDİ Öğrenciler ağır yaralı
3
MH370 uçağını arama çalışmaları yeniden başlıyor
5
AN0M uygulaması üzerinden 55 kişiye gözaltı
6
YAŞIYOR MU! Aylar sonra kritik gelişme
7
Bizim evde suçlu yoktu ama hedef biz olduk
8
On Visiting Türkiye
9
Sydney’de bir kreş aniden kapatıldı!
10
Topluma Çağrı: Bilgi Alın, Hakkınızı Kullanın
11
ALACAKLISINIZ myGov hesabınızı kontrol edin
12
ÖLÜ BULUNDU Anne baba ve iki çocuk
13
Victoria’da 72 Saatlik Kabus: 9 Can Kaybı
14
Avustralya basketbolunda ilk! Irkçılığa Tutuklama!
15
Turist Saldırısında Coolaroo’dan Tutuklama