[{"data":1,"prerenderedAt":215},["ShallowReactive",2],{"applicationData":3,"$fkwlUyiQPwbvEnPnNXgQqgueNX5L9SAFqa27CMDlm2Cc":98,"slug-kose-yazisi\u002Foku-davetiye":123,"content-kose-yazisi\u002Foku-davetiye":142,"$freIsOq-b7qwPAiaYWiNxd1vNCuAvZR1vs1COzjEJYDo":159},{"webSite":4,"company":84},{"navigationMenu":5,"pageSetting":79},[6,17,24,32,38,44,50,56,61,67,72],{"id":7,"companyId":8,"name":9,"pageId":10,"type":11,"parentId":12,"slug":13,"status":14,"sort":15,"parent":12,"items":16,"page":12},78,"98d1679c-1dc6-4c11-bfd5-c3e0cfebd8a3","Anasayfa",65,4,null,"home",true,0,[],{"id":18,"companyId":8,"name":19,"pageId":20,"type":21,"parentId":12,"slug":22,"status":14,"sort":15,"parent":12,"items":23,"page":12},79,"Gündem",66,5,"gundem",[],{"id":25,"companyId":8,"name":26,"pageId":27,"type":28,"parentId":12,"slug":29,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":31,"page":12},97,"News",81,1,"news",false,[],{"id":33,"companyId":8,"name":34,"pageId":35,"type":11,"parentId":12,"slug":36,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":37,"page":12},98,"Gazete",83,"gazete",[],{"id":39,"companyId":8,"name":40,"pageId":41,"type":28,"parentId":12,"slug":42,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":43,"page":12},99,"Kose yazisi",85,"kose-yazisi",[],{"id":45,"companyId":8,"name":46,"pageId":47,"type":11,"parentId":12,"slug":48,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":49,"page":12},100,"Kose Yazilari",84,"kose-yazilari",[],{"id":51,"companyId":8,"name":52,"pageId":53,"type":11,"parentId":12,"slug":54,"status":14,"sort":15,"parent":12,"items":55,"page":12},101,"Hakkımızda",87,"hakkimizda",[],{"id":57,"companyId":8,"name":58,"pageId":12,"type":11,"parentId":12,"slug":59,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":60,"page":12},102,"gizlilik politikasi","gizlilik-politikasi",[],{"id":62,"companyId":8,"name":63,"pageId":64,"type":11,"parentId":12,"slug":65,"status":14,"sort":11,"parent":12,"items":66,"page":12},80,"Yazarlar",86,"yazarlar",[],{"id":68,"companyId":8,"name":69,"pageId":12,"type":11,"parentId":12,"slug":70,"status":30,"sort":21,"parent":12,"items":71,"page":12},82,"Bize Ulasin","bize-ulasin",[],{"id":73,"companyId":8,"name":74,"pageId":75,"type":11,"parentId":12,"slug":76,"status":14,"sort":77,"parent":12,"items":78,"page":12},117,"Spor",94,"spor",12,[],{"id":80,"companyId":8,"headerStyle":81,"headerBackgroundImage":12,"headerColor":82,"headerShowBreadcrumb":12,"footerStyle":12,"footerBackgroundImage":12,"footerSilhouette":12,"footerColor":12,"footerTextColor":12,"headerTextColor":83,"navigationTransparent":12,"footerLogo":12,"isCustom":14,"theme":12,"imageFooterSilhouette":12,"imageFooterBackground":12,"imageHeaderBackground":12,"imageFooterLogo":12},10,"Curve","#244182","#FFFFFF",{"id":8,"name":85,"logo":86,"email":87,"address":12,"phone":12,"sector":15,"isActive":30,"clientId":88,"facebook":89,"instagram":90,"google":12,"tiktok":12,"whatsapp":12,"createDate":91,"uberEats":12,"countryCode":12,"timeZone":12,"ico":92,"image":93,"abn":97},"Dunya News","a969b849-86e0-48c5-8189-b1088515aaf0","sydney@dunya.com.au","85d1c39b-4d07-41a6-b839-31ebee84ce64","AustraliaTurkishNews","DunyaGazetesiAu","2025-10-24T15:43:53.939163","2bb55743-324b-488e-9649-10075a79652e.ico",{"id":86,"fileName":94,"fileType":95,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15,"createdDate":96,"companyId":8},"a969b849-86e0-48c5-8189-b1088515aaf0.png",".png","2026-07-12T14:44:37.898246","698 403 244",{"navigationMenu":99,"pageSetting":122},[100,102,104,106,108,110,112,114,116,118,120],{"id":7,"companyId":8,"name":9,"pageId":10,"type":11,"parentId":12,"slug":13,"status":14,"sort":15,"parent":12,"items":101,"page":12},[],{"id":18,"companyId":8,"name":19,"pageId":20,"type":21,"parentId":12,"slug":22,"status":14,"sort":15,"parent":12,"items":103,"page":12},[],{"id":25,"companyId":8,"name":26,"pageId":27,"type":28,"parentId":12,"slug":29,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":105,"page":12},[],{"id":33,"companyId":8,"name":34,"pageId":35,"type":11,"parentId":12,"slug":36,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":107,"page":12},[],{"id":39,"companyId":8,"name":40,"pageId":41,"type":28,"parentId":12,"slug":42,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":109,"page":12},[],{"id":45,"companyId":8,"name":46,"pageId":47,"type":11,"parentId":12,"slug":48,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":111,"page":12},[],{"id":51,"companyId":8,"name":52,"pageId":53,"type":11,"parentId":12,"slug":54,"status":14,"sort":15,"parent":12,"items":113,"page":12},[],{"id":57,"companyId":8,"name":58,"pageId":12,"type":11,"parentId":12,"slug":59,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":115,"page":12},[],{"id":62,"companyId":8,"name":63,"pageId":64,"type":11,"parentId":12,"slug":65,"status":14,"sort":11,"parent":12,"items":117,"page":12},[],{"id":68,"companyId":8,"name":69,"pageId":12,"type":11,"parentId":12,"slug":70,"status":30,"sort":21,"parent":12,"items":119,"page":12},[],{"id":73,"companyId":8,"name":74,"pageId":75,"type":11,"parentId":12,"slug":76,"status":14,"sort":77,"parent":12,"items":121,"page":12},[],{"id":80,"companyId":8,"headerStyle":81,"headerBackgroundImage":12,"headerColor":82,"headerShowBreadcrumb":12,"footerStyle":12,"footerBackgroundImage":12,"footerSilhouette":12,"footerColor":12,"footerTextColor":12,"headerTextColor":83,"navigationTransparent":12,"footerLogo":12,"isCustom":14,"theme":12,"imageFooterSilhouette":12,"imageFooterBackground":12,"imageHeaderBackground":12,"imageFooterLogo":12},{"pageData":124},{"id":41,"title":125,"seo":126,"type":130,"value":131,"hideBreadcrumb":30,"design":12,"headerDescription":12,"collections":132},"Kose Yazisi Detay",{"title":127,"description":128,"keywords":129,"hasData":30},"Dunya News - Australia's Turkish Newspaper","Australia's Turkish Newspaper","Turkish News, Turkish News Paper, Australia Turkish news paper",3,"",[133],{"element":134,"variant":135,"id":136,"props":137,"childs":141},"CustomUINews","DetailArticleView",527,[138],{"name":139,"value":140},"Data","Contents\u002F31",[],{"dynamicEntryValueId":143,"title":144,"slug":145,"description":146,"coverImageId":12,"viewCount":15,"createDate":147,"tag":12,"tags":148,"date":12,"sort":12,"categoryName":46,"categoryId":149,"totalCount":15,"author":150,"images":152,"files":158},6,"OKU- DAVETİYE","kose-yazisi\u002Foku-davetiye","\nYılbaşı’na yaklaştıkça her yerden düğün davetiyesi gelmeye başladı. Memurlara, işçilere herkese tatillerin bolca olduğu güzelim yaz günlerinde gençler bir ihtimal evlenmek için bir sene önceden hazırlıklara başladılar. Acilen evlenen neredeyse hiç yok gibi, salon tutmalar, gelinlik, damatlık kıyafetler, çalgı, çengi, davetiyeler derken çeşitli telaşlarla o bir yılda hemen geçip gidiyor. Bu yazım vesilesiyle yeni evlenecek gençlerimizi şimdiden tebrik ediyorum, hepsine mutlu bir evlilik hayatı diliyorum.\n\n\n\n    Son zamanlarda Melbourne de düğünler için hazırlanan davetiyelerin şekli şemalı baya değişti, davetiyeler tanınmaz okunmaz hale geldi. Çünkü davetiye diye verilen karttan kâğıdı önce “scan” yapmak gerekiyor ki davet kimden, nerede, ne zaman okuyup öğrenesiniz. Hadi scan yapmayı bilen gençler yaptılar oldu, ya bilmeyenler ne olacak. Bizim köyde “oku” demek düğün davetiyesi demekti.  Biz eşimle evleneceğimizde (doğduğum köyde evlendik) Dinar’a gittik, şöyle pembe renkli, kalpli, ışıldak bir düğün davetiyesi seçip köylülerimize yetecek sayıda bastırdık, her eve dağıttırdık. Sen misin kâğıda davetiye bastırıp yollayan, köyün diline düştük. Efendim “bir kağıt parçasıyla düğüne davet mi olurmuş… köye yeni istillah (adet) mi çıkarmışız… bu ne biçim bir okuymuş…falan diye hoşnutsuzluklar oldu ama zamanla herkes zarfa konulmuş şık davetiyelere alıştı. Çocukluk yıllarımızda “oku”nun çok kımetli, önemli bir manası vardı. Düğün sahipleri çarşıdan bir çuval el havlusu ve renkli yazmalar alır bütün köye önem sırasına göre tek tek dağıtılırdı ve insanlara düğünün ne gün olacağı sözle söylenirdi, düğüne davet böyleydi. Ardından kız ve oğlan evi en yakınlara hala, teyze, amca, dayı gibi çok yakınlara düğüne davet için kumaş veya gömlek gibi şeyler alıp hediye ederlerdi. Bunlarda oku’dan sayılırdı. Herkes kumaşını elbise diktirir, beyler gömleğini giyer düğün havasına girerdi. En yakınlara bu tür hediyeler alınmaması düğünü protesto edip gitmemeye sebep olabilirdi. Yani eskiden kâğıttan davetiye kültürümüz yoktu. Şu anda köylülerimiz hem el havlusu veya yazma yani baş örtüsüyle hem de kağıda yazılmış süslü davetiyelerle davetlerini yaptıklarını gördüm. Herkes okusunu alınca filancanın düğününden hatıra diye saklar veya alıp kullanırdı. Şimdiki düğünler resepsiyonlarda çok pahalıya mal olduğu için genelde davetiyelerde çok ayıp şeyler yazılı. Hem düğüne çağırırlar hem de “bu davetiye bir kişiliktir” gibi sayı sınırı koyarlar, ailecek bu mutlu güne katılamazsınız.  Davetiyedeki bu rakam yüzünden bütün ev halkı her düğüne gidemez. Oysa köylük yerlerde düğüne gelecek insan sayısına asla bir sınırlama konmaz. Bilakis varsa bütün sülaleden herkes düğüne davetlidir. Halen bizzat şahit oldum, unutan varsa diye hoparlörden düğün bangır bangır bütün köye anons edilir.  Gezici aşçılar tutulur, kocaman kazanlarla bütün köye yetecek yemekler pişirilir, sofralar kurulur vee herkese çorbasından etlisinden, tatlısından, salata ve turşusundan bol bol dağıtılır. Öyle ki köyün düğün yemeklerinden köyün köpekleri dahi doyarlar. Yani düğün sahibi fazladan bir kişi gelecek diye hiç endişelenmez, kimseye sen gel diğerleri gelmesin demez yani, çok ayıp.\n\n\n\n    Melbourne de ki çoğu düğünler için dağıtılan davetiyelerin ayıplarından bir diğeride davetiyenin altında bir yerlere “sakın çocuk getirmeyin” yazarlar. Bana göre çok ayıp bir ibare. Buralarda herkesin akrabası yakını yokken böyle yazılı bir davetiyeyle adet yerini bulsun gibisinden dolaylı olarak “siz gelmeyin” dercesine çocuklu insanları haşince cezalandırırlar, ayrıştırırlar, çok utanç verici bir davet şekli. Çocuklar güzel elbiselerini giyip düğüne gitmeyi severler yani. Oysa okuyla gittiğimiz köy düğünlerine çocuklar, nineler, dedeler herkes davetlidir, herkes yemeğini yer, oynayanları seyreder veya oynarlar, takılarını takıp neşeyle evine giderler. Hele bir davetiyeni altına “hediye getirmeyiniz, para takınız” yazmışlar ya “pes” dedim. Parası olmayan düğüne gelmesini açıkça yazmışlar gibi geldi bana, çok ayıpladım.\n\n\n\n   Seksenli yıllarda Çankırı ilimizin bir köyünde görevliyiz. Kapıya bir köylü geldi, cebinden çıkardı elimize bir şeker verdi, devamı yok. Ne olduğunu neden olduğunu anlayamadık. Köylü gülerek “hafta sonu düğünümüz var, buyurun gelin, bu şeker düğün için” dedi. Meğer oraların davetiyesi de şeker dağıtarak oluyormuş, aldık kabul ettik.\n\n\n\n   Hep beraber mutluluğun paylaşıldığı, tebrik ve duaların yapıldığı güzelim düğünlerimizi de davetiyelere yazdıkları emirlerle icabet edilemez şekilde zor hale getirdiler diyecektim, ne dersiniz?                                \n\n\n\nPembegül Abla\n","2025-11-10T06:32:55",[],"37",{"name":151,"surname":12},"Pembegul Abla",[153],{"sort":15,"image":154},{"id":155,"fileName":156,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"ece781f6-f0ba-4be6-930f-bc755a84e31c","75776-05.jpg","image\u002Fjpeg",[],{"totalCount":160,"items":161},116,[162,175,195],{"dynamicEntryValueId":143,"title":163,"slug":164,"description":165,"coverImageId":166,"viewCount":15,"createDate":167,"tag":12,"tags":168,"date":12,"sort":12,"categoryName":46,"categoryId":149,"totalCount":15,"author":12,"images":169,"files":174},"  MEŞGUL ÇOCUKLAR","kose-yazisi\u002F-megul-cocuklar","Tesisatçı olma kursundan diplomasını yenice almış gencecik bir çocuk geldi bize. Güler yüzlü, saçı itinayla taranmış, traş olmuş, gülümserken dişleri pırıl pırıl tertemiz bir gençti. Onunla biraz işi hakkında konuştuk, çok ...","931648fe-686e-4dfd-858e-e94b8d20786c.jpg","2026-07-11T00:00:00",[],[170],{"sort":15,"image":171},{"id":172,"fileName":166,"fileType":173,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"931648fe-686e-4dfd-858e-e94b8d20786c",".jpg",[],{"dynamicEntryValueId":21,"title":176,"slug":177,"description":178,"coverImageId":179,"viewCount":15,"createDate":180,"tag":12,"tags":181,"date":12,"sort":182,"categoryName":46,"categoryId":149,"totalCount":15,"author":12,"images":183,"files":194},"Erich Fromm’un Sevgi Anlayışı Üzerine","kose-yazisi\u002Ferich-frommun-sevgi-anlay-zerine","RUHLAR NEDEN META HÂLİNE GELDİ?Erich Fromm’un Sevgi Anlayışı ÜzerineBazı kitaplar vardır; kapağını kapatırsınız ama içindeki sorular zihninizde yaşamaya devam eder. Bu hafta size düşünce dünyamda derin izler bırakan bir isimden bahsetmek istiyorum: Erich Fromm.İkinci üniversiteme geçiş yaptığım dönemde, intibak işlemleri için bölüm hocamla ilk kez tanışmıştım. Kısa sohbetimizin ardından bir süre sessizce beni dinledi. Sonra gülümseyerek şöyle dedi:“Bak kızım, seni Erich Fromm ile tanıştıracağım. Sanırım siz aynı soruların peşinden gidiyorsunuz.”O gün bu cümlenin yalnızca bir kitap tavsiyesi olmadığını, insan ilişkilerini, yalnızlığı ve modern hayatın görünmeyen gerilimlerini anlamaya çalışırken çok daha iyi kavrayacaktım. Yıllar sonra Fromm’un kitaplarına derinlemesine döndüğümde, hocamın neden özellikle bu ismi işaret ettiğini anladım.Çünkü onun sorduğu sorular, aslında benim de uzun zamandır peşinden gittiğim sorulardı:Neden kalabalıklar içinde yalnız hissediyoruz?Neden sevilmek istiyoruz ama sevmekte zorlanıyoruz?Neden ilişkiler kuruyoruz ama bağ kuramıyoruz?Ve belki de en önemlisi; sevgi gerçekten nedir?Bugün sevgi denildiğinde çoğumuzun aklına romantik duygular, anlık heyecanlar ve güçlü hisler geliyor. Oysa Erich Fromm için sevgi, bir duygu olmaktan çok daha fazlasıdır. Ona göre sevgi bir beceri, bir disiplin, bir emek ve bir sorumluluk biçimidir. Fromm’un en önemli eleştirilerinden biri şudur: İnsanlar sevmeyi öğrenmeye çalışmak yerine sevilmeye çalışırlar. Daha çekici görünmeye, daha başarılı olmaya ve daha fazla beğenilmeye odaklanırlar. Ancak sevmenin ne olduğu üzerine yeterince düşünmezler. Belki de bu yüzden modern insan sevgiyi bir karşılaşma olarak değil, bir ihtiyaç giderme biçimi olarak yaşamaya başlamıştır. Fromm’un verdiği meşhur örnek bunu oldukça yalın biçimde açıklar. Bir insan bir çiçeği sevdiğini söylüyorsa ama onu sulamıyorsa, o çiçeği gerçekten sevdiğini söyleyemeyiz. Çünkü sevgi yalnızca sözlerden ibaret değildir; ilgi ister, bakım ister, sorumluluk ister.Emek verilmeden sürdürülebilen hiçbir sevgi yoktur. Tam da bu noktada Fromm sevginin özünü şu cümleyle açıklar:“Sevgi, bir insanın yaşamına ve gelişimine duyulan etkin ilgidir.”Bu cümle, insan ilişkilerinin tamamını açıklayan güçlü bir tanımdır. Karşımızdakini anlamaya çalışmıyor, onun yaşam mücadelesine ilgi duymuyor ve onu yalnızca kendi ihtiyaçlarımızın bir uzantısı olarak görüyorsak, orada sevgiden çok sahip olma arzusu vardır. Çünkü sevgi; kullanmak değil tanımaktır, yönetmek değil anlamaktır, sahip olmak değil saygı duymaktır. Başarılı olmak için yıllarca eğitim alıyor, meslek ediniyor, teknoloji veya yabancı dil öğreniyoruz. Fakat sevmenin de öğrenilmesi gereken bir sanat olduğunu çoğu zaman unutuyoruz. Modern toplum bize üretmeyi, rekabet etmeyi ve kazanmayı öğretiyor; daha görünür olmayı ve daha hızlı yükselmeyi teşvik ediyor. Ancak bakım vermeyi, duygusal sorumluluk almayı ve bir ilişkiyi sürdürebilmenin sabrını öğretmiyor. Bu nedenle insanlar kariyerlerini mükemmel yönetebilirken ilişkilerini yönetemiyor, kendilerini geliştirirken bağlarını derinleştirmekte zorlanıyor. Belki de tam bu noktada yazının başlığındaki o can alıcı soruya geliyoruz: Ruhlar neden meta hâline geldi?Çünkü tüketim kültürünün mantığı yalnızca mağaza vitrinlerinde kalmadı; insan ilişkilerinin içine de yerleşti. İnsanlar artık birbirlerini tanımaya değil, değerlendirmeye; anlamaya değil, sınıflandırmaya yöneliyor. Karşımızdaki insanın hikâyesini merak etmekten çok, bize ne katacağını hesaplıyoruz. Böylece ilişkiler bir karşılaşmadan çok bir alışverişe benzemeye başlıyor.İnsanlar birbirlerini tanımaktan çok değerlendirmeye, anlamaktan çok tüketmeye yöneliyor. Bu nedenle dostluklar kolay kuruluyor ama zor derinleşiyor. İlişkiler hızlı başlıyor ama aynı hızla tükeniyor. Çünkü modern insan çoğu zaman karşısındaki kişiyi bir özne olarak görmekten çok, kendi ihtiyaçlarını karşılayacak bir nesneye dönüştürüyor.Bugün sosyal medya çağında yaşıyoruz. Birbirimize ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay, ancak birbirimizi anlamak belki de hiç olmadığı kadar zor. İletişim araçlarımız arttı ama bağlarımız güçlenmedi. Konuşmalarımız çoğaldı ama birbirimizi dinlemeyi unuttuk. Belki de çağımızın en büyük yalnızlığı sevgisizlik değildir. Asıl yalnızlık, insanın insanı bir özne olarak görmekten vazgeçmesidir. Çünkü bir insanı sevmek, ondan yararlanmak değil; onun varlığını kendi başına değerli görebilmektir. Erich Fromm’un düşünceleri bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Çünkü o bize sevginin romantik bir heyecandan ibaret olmadığını, emek vermeyi, sorumluluk almayı ve gerçekten görmeyi gerektirdiğini hatırlatıyor.Belki de çağımızın en büyük ihtiyacı daha fazla ilişki kurmak değil, yeniden sevmeyi öğrenmektir. Ve belki de insanı olgunlaştıran şey, sevilmekten çok sevebilmektir.","8875b403-01f6-4ba0-99f4-422df3485a2f.jpg","0001-01-01T00:00:00",[],2627,[184,187,191],{"sort":15,"image":185},{"id":186,"fileName":179,"fileType":173,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"8875b403-01f6-4ba0-99f4-422df3485a2f",{"sort":15,"image":188},{"id":189,"fileName":190,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"5b3c3170-f5b8-466c-bd65-79f7cf78f44a","82963-08a.jpg",{"sort":15,"image":192},{"id":193,"fileName":190,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"73dc7fab-b4b4-4409-b091-5b23e227349a",[],{"dynamicEntryValueId":11,"title":196,"slug":197,"description":198,"coverImageId":199,"viewCount":15,"createDate":200,"tag":12,"tags":201,"date":12,"sort":12,"categoryName":46,"categoryId":149,"totalCount":15,"author":12,"images":202,"files":214},"Melbourne’da Dayanışma Gecesi","news\u002Fmelbourneda-dayanisma-gecesi","\nMelbourne’da Dayanışma Gecesi: Gazze ve Suriyeli Aleviler İçin Umut\n\n\n\nMELBOURNE \u002F 6 Eylül 2025 –Avustralya Alevi toplumu, zulüm altındaki halklara destek olmak amacıyla anlamlı bir etkinlik düzenledi. Cumartesi akşamı Coburg North’taki Hallac-ı Mansur Cemevi’nde gerçekleştirilen Dayanışma Trivia Gecesi, Gazze’deki mağdur siviller ve Suriyeli Alevi topluluklar için yardım topladı.\n\n\n\n\n\n\n\nAvustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Avustralya Alevi Toplum Konseyi ve Dandenong Alevi Kültür Merkezi iş birliğiyle düzenlenen gecede, bilgi yarışması, müzik performansları ve bağış stantlarıyla dayanışma vurgusu öne çıktı.\n\n\n\nOrganizatörlerin açıklamasına göre, gecede elde edilen tüm gelir, Gazze’de yerinden edilmiş sivillere ve Suriyeli Alevi topluluklara insani ve tıbbi destek sağlayan kurumlar aracılığıyla gönderilecek.\n\n\n\n\n\n\n\nEtkinlik sonrası yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:“Bu program yalnızca bir gece değil; vicdanı olan herkesin buluştuğu bir duruştu. Adalet ve insan hakları mücadelesinin parçası olmaya devam edeceğiz.''\n","73606-20250906_193008.jpg","2025-09-07T21:02:07",[],[203,206,210],{"sort":15,"image":204},{"id":205,"fileName":199,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"e53975be-279a-4fa8-ba25-ec3b08a6ca97",{"sort":15,"image":207},{"id":208,"fileName":209,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"f58af009-fe15-4736-a256-5cc807acd01d","73607-20250906_195409.jpg",{"sort":15,"image":211},{"id":212,"fileName":213,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"85a317ca-9ef5-437d-bf41-df7e771e3564","73608-20250906_193406.jpg",[],1792291938649]