[{"data":1,"prerenderedAt":203},["ShallowReactive",2],{"$fMzp3RzxzjsErpL35dgHWQV_TRQ64Fe1MnqgMDgDA-JU":3,"applicationData":5,"$fN_Yhbw4YvAqIogeW9Um_qN-YuWmREeMJ7qZOg5a8AYI":97,"slug-kose-yazisi\u002Fdinnel-street-deki-ev":122,"content-kose-yazisi\u002Fdinnel-street-deki-ev":141,"$fSDDcmkInyECk3NAN08_xi825QB5lCD2j6K5qtC9pOVg":162},{"token":4},null,{"webSite":6,"company":83},{"navigationMenu":7,"pageSetting":78},[8,18,25,33,39,45,51,57,62,67,73],{"id":9,"companyId":10,"name":11,"pageId":12,"type":13,"parentId":4,"slug":14,"status":15,"sort":16,"parent":4,"items":17,"page":4},78,"98d1679c-1dc6-4c11-bfd5-c3e0cfebd8a3","Anasayfa",65,4,"home",true,0,[],{"id":19,"companyId":10,"name":20,"pageId":21,"type":22,"parentId":4,"slug":23,"status":15,"sort":16,"parent":4,"items":24,"page":4},79,"Gundem",66,5,"gundem",[],{"id":26,"companyId":10,"name":27,"pageId":28,"type":29,"parentId":4,"slug":30,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":32,"page":4},97,"News",81,1,"news",false,[],{"id":34,"companyId":10,"name":35,"pageId":36,"type":13,"parentId":4,"slug":37,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":38,"page":4},98,"Gazete",83,"gazete",[],{"id":40,"companyId":10,"name":41,"pageId":42,"type":29,"parentId":4,"slug":43,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":44,"page":4},99,"Kose yazisi",85,"kose-yazisi",[],{"id":46,"companyId":10,"name":47,"pageId":48,"type":13,"parentId":4,"slug":49,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":50,"page":4},100,"Kose Yazilari",84,"kose-yazilari",[],{"id":52,"companyId":10,"name":53,"pageId":54,"type":13,"parentId":4,"slug":55,"status":15,"sort":16,"parent":4,"items":56,"page":4},101,"Hakkimizda",87,"hakkimizda",[],{"id":58,"companyId":10,"name":59,"pageId":4,"type":13,"parentId":4,"slug":60,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":61,"page":4},102,"gizlilik politikasi","gizlilik-politikasi",[],{"id":28,"companyId":10,"name":63,"pageId":4,"type":13,"parentId":4,"slug":64,"status":31,"sort":65,"parent":4,"items":66,"page":4},"Spor","spor",2,[],{"id":68,"companyId":10,"name":69,"pageId":70,"type":13,"parentId":4,"slug":71,"status":15,"sort":13,"parent":4,"items":72,"page":4},80,"Yazarlar",86,"yazarlar",[],{"id":74,"companyId":10,"name":75,"pageId":4,"type":13,"parentId":4,"slug":76,"status":31,"sort":22,"parent":4,"items":77,"page":4},82,"Bize Ulasin","bize-ulasin",[],{"id":79,"companyId":10,"headerStyle":80,"headerBackgroundImage":4,"headerColor":81,"headerShowBreadcrumb":4,"footerStyle":4,"footerBackgroundImage":4,"footerSilhouette":4,"footerColor":4,"footerTextColor":4,"headerTextColor":82,"navigationTransparent":4,"footerLogo":4,"isCustom":15,"imageFooterSilhouette":4,"imageFooterBackground":4,"imageHeaderBackground":4,"imageFooterLogo":4},10,"Curve","#244182","#FFFFFF",{"id":10,"name":84,"logo":85,"email":86,"address":4,"phone":4,"sector":16,"isActive":31,"clientId":87,"facebook":88,"instagram":89,"google":4,"tiktok":4,"whatsapp":4,"createDate":90,"uberEats":4,"ico":91,"image":92,"abn":96},"Dunya News","a969b849-86e0-48c5-8189-b1088515aaf0","sydney@dunya.com.au","85d1c39b-4d07-41a6-b839-31ebee84ce64","AustraliaTurkishNews","DunyaGazetesiAu","2025-10-24T15:43:53.939163","2bb55743-324b-488e-9649-10075a79652e.ico",{"id":85,"fileName":93,"fileType":94,"altText":4,"height":16,"width":16,"sort":16,"createdDate":95,"companyId":10},"a969b849-86e0-48c5-8189-b1088515aaf0.png",".png","2026-07-12T14:44:37.898246","698 403 244",{"navigationMenu":98,"pageSetting":121},[99,101,103,105,107,109,111,113,115,117,119],{"id":9,"companyId":10,"name":11,"pageId":12,"type":13,"parentId":4,"slug":14,"status":15,"sort":16,"parent":4,"items":100,"page":4},[],{"id":19,"companyId":10,"name":20,"pageId":21,"type":22,"parentId":4,"slug":23,"status":15,"sort":16,"parent":4,"items":102,"page":4},[],{"id":26,"companyId":10,"name":27,"pageId":28,"type":29,"parentId":4,"slug":30,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":104,"page":4},[],{"id":34,"companyId":10,"name":35,"pageId":36,"type":13,"parentId":4,"slug":37,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":106,"page":4},[],{"id":40,"companyId":10,"name":41,"pageId":42,"type":29,"parentId":4,"slug":43,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":108,"page":4},[],{"id":46,"companyId":10,"name":47,"pageId":48,"type":13,"parentId":4,"slug":49,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":110,"page":4},[],{"id":52,"companyId":10,"name":53,"pageId":54,"type":13,"parentId":4,"slug":55,"status":15,"sort":16,"parent":4,"items":112,"page":4},[],{"id":58,"companyId":10,"name":59,"pageId":4,"type":13,"parentId":4,"slug":60,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":114,"page":4},[],{"id":28,"companyId":10,"name":63,"pageId":4,"type":13,"parentId":4,"slug":64,"status":31,"sort":65,"parent":4,"items":116,"page":4},[],{"id":68,"companyId":10,"name":69,"pageId":70,"type":13,"parentId":4,"slug":71,"status":15,"sort":13,"parent":4,"items":118,"page":4},[],{"id":74,"companyId":10,"name":75,"pageId":4,"type":13,"parentId":4,"slug":76,"status":31,"sort":22,"parent":4,"items":120,"page":4},[],{"id":79,"companyId":10,"headerStyle":80,"headerBackgroundImage":4,"headerColor":81,"headerShowBreadcrumb":4,"footerStyle":4,"footerBackgroundImage":4,"footerSilhouette":4,"footerColor":4,"footerTextColor":4,"headerTextColor":82,"navigationTransparent":4,"footerLogo":4,"isCustom":15,"imageFooterSilhouette":4,"imageFooterBackground":4,"imageHeaderBackground":4,"imageFooterLogo":4},{"pageData":123},{"id":42,"title":124,"seo":125,"type":129,"value":130,"hideBreadcrumb":31,"design":4,"headerDescription":4,"collections":131},"Kose Yazisi Detay",{"title":126,"description":127,"keywords":128,"hasData":31},"Dunya News - Australia's Turkish Newspaper","Australia's Turkish Newspaper","Turkish News, Turkish News Paper, Australia Turkish news paper",3,"",[132],{"element":133,"variant":134,"id":135,"props":136,"childs":140},"CustomUINews","DetailArticleView",527,[137],{"name":138,"value":139},"Data","Contents\u002F31",[],{"dynamicEntryValueId":142,"title":143,"slug":144,"description":145,"coverImageId":4,"viewCount":16,"createDate":146,"tag":4,"tags":147,"date":4,"sort":4,"categoryName":47,"categoryId":148,"totalCount":16,"author":149,"images":151,"files":161},6,"DINNEL STREET’DEKİ EV","kose-yazisi\u002Fdinnel-street-deki-ev","\nŞehre yakın bir semtte bulunan Dinnel Street otobüs durağına ve küçük alış-veriş yerlerine çok yakın bir konumdadır. Sokağın iki yanı uzun yıllar önce inşa edilmiş “housing commission home” dediğimiz evlerden sıralıdır. Eskiden devlet uzun vadeli kiralamalar için bu evlerin hepsini aynı modelde, tek katlı ve geniş bahçeli olarak yaptırmış. Düşük gelirli ailelere kiraya verilirmiş. Sonradan isteyenler satın almaya da başlamış. Bilhassa arka cephedeki geniş bahçeleri sayesinde çok ucuza satılan bu evler son yıllarda ikinci bir ev inşa etme imkanı sayesinde çok kıymetlendi haliyle.\n\n\n\n   Bir gün bize Dinnel sokağındaki bir evden davet geldi. Bir vakıf yeni almış ve orada gençler için programlar olacakmış dediler. Geçmiş gün bir tepsi tatlı yaptık, çocukları aldık, yeni evi tebrik etmeye gittik. Gittiğimizde genç çocukları olan başka aileler de vardı orada. Hepsi yakın mahalle ve semtlerden gelmiş tanımadığım insanlardı. Evi satın alan vakıf insanları bize BBQ yaptılar, ne güzel hep beraber yemek yerken yeni insanlarla tanıştık kaynaştık. Gençlerimize imanı yönde hizmet verecek olan bu evin hayırlara vesile olması hakkında hep beraber dua ve dileklerde bulunduk.  O günden sonra Dinnel sokağındaki ev hep hayatımızda oldu.\n\n\n\n   Eve ilkinde Rusya’da öğretmenlik yapmış bekar bir genç geldi yerleşti. İngilizcesi pek iyi değildi ama gençlerle arabalardan, futboldan, spordan her şey hakkında konuşabiliyordu, bu yüzden onu “abimiz” diye çok sevdiler. Abileri onlara Risale dersi anlattıktan sonra yakındaki ‘Comminity Centre’ de maç yapmaya götürüyordu. Haftada bir yapılan bu maçlar sayesinde farklı dilden ve dinden gençler de Dinnel sokağındaki sohbetlere katılmaya toplanmaya başladılar. Ne güzel günlerdi, gencecik delikanlılarımızın akşamları hava karardıktan sonra nerede ve kiminle olduklarını bilmek biz anne-babalar açısından çok huzur vericiydi. Birkaç yıl sonra bir talihsizlik oldu, çocukların abisi bir kasabın kızını sevdi, onunla evlenince evden ayrılmak durumu hasıl oldu. Ardından durumu idare etmek için gelen abiler onun kadar kabiliyetli ve aktif olamadıkları için gençler grubu dağıldı gitti.\n\n\n\n      O günden sonra Dinnel sokağındaki evin ziyaretçi tablosu biraz değişti. Bu sefer Avustralya’nın farklı şehirlerinden Melbourne’ye Üniversite okumaya gelen gençlere mekan oldu. O evden gelip giden talebelerin hemen hepsiyle tanışıklığımız hatıralarımız oldu. Hepsi Üniversiteden mezun olup çok seçkin meslekler edindiler. 2010 yıllarından itibaren memleketten okumaya gelenler çok oldu. Bir seferinde evdeki bütün sakinleri kahvaltıya çağırmıştık. Pırıl pırıl gençler istikballerini güzelleştirmek için kalkıp taa buralara gelmişlerdi. Bu talebeler Türkiye’deki seçkin üniversitelerden mezun olmuşlar buraya dil kursu yapmaya gelmişler. İçlerinde Askeriyeden ayrılıp gelenlerde çoktu. Tek tek dinlediğimizde hepsinin hüzünlü farklı hikayeleri vardı. Onlara çay dağıtırken “yemek işlerini nasıl hallediyorsunuz, pişirebiliyor musunuz?” diye sordum. Sırayla yemek yapıp yiyorlarmış, hatta birisini işaret ettiler bu arkadaş “yoğurt mayalayabiliyor” dediler ya beni şaşırttılar. Birkaç yıl sonra gençlerin bir kısmı Sydney şehrine göçtü. Hemen hepsi bura devletine iltica edip kaldılar. Kendi işlerini kurup Avustralyalı oldular. O evde kaldıkları müddetçe bazen yemek yollayıp bazen de eve davet ederek talebelerle irtibatımızı hiç kesmedik. Hatta her yıl Ramazan ayında önce Dinnel sokağındaki evin insanlarını iftara davet etmeye feci şekilde şartlanmıştık. Hepsi pırıl pırıl iyi aile terbiyesi almış dindar gençlerdi. \n\n\n\n Böylece alındığından itibaren Dinnel sokağındaki ev yıllarca hiç boş kalmadı, devamlı sakinleri sahipleri vardı. Farklı Müslüman ülkelerden talebeler de gelmeye devam ettiler. Ardından bu semtlerde oturan beylere akşamları Risale derslerinden sohbet toplantıları başladı. Belli günlerde beyler toplanıp çay içerek dersler yaparlar Kuran okurlardı. Seneler geçtikçe evin eskiyen eşyaları kapı önüne çıkarılırken bozulan tesisatları da düzenli olarak gönüllüler tarafından tamir edilip bakımı yapılıyor, çimler biçiliyordu. “Evleri ayakta tutan insan nefesidir, içinde insanı olmayan ev yıkılmaya başlar” derler. En son saçları ağarmış dul bir akademisyen amca o eve yerleşti. Eşim arada halini hatırını sorardı. Abiden gelen beklenmedik bir haberle çok şaşırdık. Perth’den bir talibi gelmiş, nikah memuru, imam ve pastalarıyla bir gün apansız bize geldiler, evlendiler ve bizi de şahit tuttular Dinnel sokağındaki evde biraz kaldıktan sonra Perth’e taşınıp gittiler. Ardından evi alanlar kimselere haber vermeden evi satılığa koyup satıp gittiler.  Bazen hiç ummadığım yerlerde selam veren insanlar çıkıyor karşımıza, hemen tanıyamıyorum, “Dinnel sokağında..” diye hatırlatıyorlar, Dinnel sokağından sadece tatlı hatıralar kaldı bize.               \n","2026-04-20T03:50:23",[],"37",{"name":150,"surname":4},"Pembegul Abla",[152,157],{"sort":16,"image":153},{"id":154,"fileName":155,"fileType":156,"altText":4,"height":16,"width":16,"sort":16},"24380c43-5ba2-49df-8a90-33b6e2b5bd91","81686-04.jpg","image\u002Fjpeg",{"sort":16,"image":158},{"id":159,"fileName":160,"fileType":156,"altText":4,"height":16,"width":16,"sort":16},"b3610383-1d37-4daf-9f8a-ec4bbb5630a7","81771-home-3150484_1280.jpg",[],{"totalCount":163,"items":164},18,[165,179,191],{"dynamicEntryValueId":142,"title":166,"slug":167,"description":168,"coverImageId":169,"viewCount":16,"createDate":170,"tag":4,"tags":171,"date":4,"sort":172,"categoryName":47,"categoryId":148,"totalCount":16,"author":4,"images":173,"files":178},"MEKTUP ARKADAŞLIĞI","kose-yazisi\u002Fmektup-arkadalii","\u003Cp>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;\u003Cstrong> &nbsp;&nbsp;İçimden hiçbir zaman atamadığım farklı hislerim var benim. Güzel ve pürüzsüz hatta ince yazan kalemleri çok seviyorum. Dünyanın bütün güzel yazan zarif kalemleri benim olsa hiç bıkmam. Çünkü bir gün yazacak kalemler biterse diye endişelerim, korkularım var benim. Bu yüzden çantamdaki birçok kalemin yanına, kalemlerim çalışmaz, bozulur bir şeyler olursa diye minicik bir de kurşun kalem saklarım. Olurda her an yazmak gerekirse kalemsiz kala kalmaktan çok korkarım yani. Güzel kalemlerle rüyalarımda da yazdığım olur.&nbsp; Çarşıya gittiğimde son çıkan süslü defterlere bakmadan geçmem, onlara güzel güzel yazmadan hayatta duramam. İçimden gelen bu yazma isteğinden dolayı, sağa sola, her takımdan insana güzelce yazılmış çok mektuplarım vardır benim. Gelene gidene neşeli, dualı, dilekli mektuplar yazıp vermeyi hiç ihmal etmem. Özel bir mektup almanın insanı sevindireceğine bütün kalbimle inanırım. Bu yüzden mektup yazmaktan hiç durmadım.&nbsp;&nbsp;\u003C\u002Fstrong>\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>&nbsp;&nbsp; Aklım erdiği andan itibaren babamla çok mektuplaşırdık. Biz İzmir’de okula giderken babam Berlin’de çalışıp bize para gönderirdi. Ayda bir babamdan çok güzel bir el yazısıyla yazılmış iki sayfalık mektuplar gelirdi, işinden gücünden, yaptığı yemeklerden anlattıktan sonra hepimize tek tek derslerimizi ihmal etmememiz hakkında nasihatler yazardı. Mektup bütün ev halkına hitap ederdi ama ben vazife addeder sevinsin için hemen babama cevap yazar yollardım. O yıllarda evlerde telefon bile yokken babam İzmir’e tatile geleceği tarihi ve saati mektupla yazar yollardı. Biz de o gün o saatte evin balkonunda onun gelmesini beklerdik. Babam titiz bir hesaplamayla saatinde gelirdi. Biz Melbourne’ye geldikten sonra da babamla mektuplaşmalarımız hiç durmadı. Bana Berlin’den “kızım, ressam olmak zor sanatlardandır, herkes yapamaz, ben annenle geçinmek suretiyle çok zor bir sanatı icra ediyorum, sanat yapıyorum. Kızım, annenle yine kavga ettik, ama biliyorsun kavga bizim evin süsüdür, sonra barışıyoruz..” gibi satırlarla başlardı babamın mektupları. Babamın hiçbir mektubunu cevapsız bırakmadım.\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>&nbsp;&nbsp;&nbsp; \u003Cstrong>Bir sevdiğimin olduğundan kimsenin haberi yoktu. O Ağrı Patnos’a yarım dönem öğretmenlik yapmaya gidecekti,\u003C\u002Fstrong> ben ona her hafta bir mektup yazacağım diye konuştuk. Ailemin birisiyle mektuplaştığımı bilmesini istemiyordum, bu yüzden o bana yazacaklarını bir deftere yazıp biriktirecek, İzmir’e geri geldiğinde okuyacağım diye anlaştık. Dereden tepeden uzun uzun mektuplar, gül desenli kartlar yazdım yolladım Patnos’a. Yaz tatilinde sevdiğim geri geldiğinde benim mektuplarıma yazdığı cevapların olduğu kalın bir defteri bana verdi, üç ayda giden mektuplarımın hepsine tafsilatlı cevaplar yazmış, okudum. Mektuplaşma sonrası güzel oldu, ailemden beni istedi, evlendik. Sonrasında eşimin Üniversiteden olan arkadaşlarının hepsine yazmak istediği mektupları onun ağzından yazıverdim, yolladık.\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dördüncü sınıfta okurken, okulumuz Dikili, Çandarlı ve Bergama ya gezi düzenlemişti. Bergama’da tarihi harabelerin arasında dolaşırken yanımda yaşlı bir karı-kocanın Almanca konuştuklarını duydum, onlara almanca “Gutentag” dedim. Sevinçle ve hayretle benimle Almanca konuşmaya başladılar. Geçmiş gün, hızlı hızlı baya konuştuk, anlaştık vee onlara Almancayı unutmamak için mektuplaşmayı teklif ettim. Hemen kabul ettiler, Herr Schedler ve hanımı Annelisa’ ya adresimi yazıp verdim. Bu aile ile uzun yıllar mektuplaştık. Onlar bana daktilo ile yazıyorlardı, bende el yazımla “wunderbar” mektuplaştık. Herr Schedler ve eşi iki ayda bir bana hediye paketi yollardı.&nbsp; Kocaman puzzle, kartlarla oynanan farklı bulmacalı oyunları göndermekten hiç durmadılar.\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir zaman Melbourne’ye yazar Hekimoğlu İsmail gelmişti. Eşim onun sohbetine gittiği bir zamanda bana onun kitaplarından getirdi. Hepsini severek okudum. Ondan öncesinde mektuplardan hariç yazmalarım hiç durmamıştı, defterlere yazmalarım devam ediyordu. Hekimoğlunun kitaplarını okuyunca, kitapların arkasında yazılı olan adrese bir mektup yazıp yolladım. Yazılarımdan birkaçını toparlayıp Hekimoğlu’na “sizce ben bir yerlerde yazmalı mıyım?” diye sordum. Hiç ummadığım bir zamanda bana Hekimoğlu’ndan sevindirici bir mektup geldi, özetle” yazmaktan hiç durma, yazdığın konular güzel…üslubun okutturuyor…” gibi beni teşvik edici satırlar yazılıydı. Hekimoğlu İsmail’in bende halen iki tane mektubu hatıradır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>&nbsp;&nbsp;\u003C\u002Fp>\u003Cp>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ne olursa olsun ben mektup yazmalarımdan hiç durmadım. Şahsına özel, zarif hitaplarla başlanan bir mektup önce alanı şaşırtır, çünkü bu her zaman beklenmedik bir şeydir, insana kendisini özel hissettirir, mutlu eder.&nbsp; Güzel dilek ve dualarda yazıldıktan sonra kişinin halini hatırını soran, ardından moral verici neşeli bir şeyler yazılı mektup, alanın bütün derdini gamını giderir, adeta tedavi eder. Sonuçta sevgi ve selamlarla süslenip, unutulmadığını ima eden, bir gün görüşmeyi dileyen mektup almak insanı sevindiricidir, moral vericidir. Ne şartlarda yazılırsa yazılsın üzerinde tarihi varsa mektuplar aynı zamanda saygılı, sevgili irtibatın, ilişkininde unutulmaz şahididir.\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>Pembegül Abla\u003C\u002Fp>","4e29c781-035e-44fc-94ce-7ddaaf7e9059.jpg","2026-07-16T23:25:34.326567",[],3506,[174],{"sort":16,"image":175},{"id":176,"fileName":169,"fileType":177,"altText":4,"height":16,"width":16,"sort":16},"4e29c781-035e-44fc-94ce-7ddaaf7e9059",".jpg",[],{"dynamicEntryValueId":79,"title":180,"slug":181,"description":182,"coverImageId":183,"viewCount":16,"createDate":184,"tag":4,"tags":185,"date":4,"sort":4,"categoryName":47,"categoryId":148,"totalCount":16,"author":4,"images":186,"files":190},"“Acaba ben de otistik olabilir miyim?”","kose-yazisi\u002Facaba-ben-de-otistik-olabilir-miyim","\n“Acaba Ben de Otistik Olabilir miyim?”\n\n\n\nYetişkinlikte Otizmi Keşfetmek\n\n\n\nSon yıllarda klinikte giderek daha sık aynı soruyla karşılaşıyorum:\n\n\n\n“Acaba ben de otistik olabilir miyim?”\n\n\n\nBu soruyu soranların çoğu, çocuklarına ya da torunlarına otizm tanısı konulduktan sonra kendi yaşamlarına farklı bir gözle bakmaya başlıyor. Yıllardır açıklayamadıkları bazı deneyimler, ilişkilerde yaşadıkları zorluklar ya da “hep farklı hissetme” hali bir anda anlam kazanmaya başlıyor.\n\n\n\nBu durum, otizmin yetişkinlikte ortaya çıktığı anlamına gelmiyor. Aslında değişen şey, otizmi anlama şeklimiz.\n\n\n\nGeçmişte otizm daha çok çocukluk döneminde görülen belirgin davranışlarla ilişkilendirilirdi. Bugün ise otizmin çok daha geniş bir yelpazede kendini gösterebildiğini biliyoruz. Bu nedenle birçok yetişkin, ilk kez kendi yaşam öyküsünü bu çerçevede değerlendirme fırsatı buluyor.\n\n\n\nYetişkinlerde otizm her zaman dışarıdan fark edilmez. Bir kişi iş ortamında son derece başarılı, sosyal ve uyumlu görünebilir. Ancak günün sonunda tamamen tükenmiş hissedebilir. Özellikle yoğun sosyal etkileşim gerektiren işlerde çalışan bireyler, günlerce süren bir “geri çekilme” ihtiyacı duyabilir.\n\n\n\nBazı otistik bireyler küçük günlük değişikliklerden bile zorlanabilir. Örneğin işe giderken kullanılan yolun değişmesi, planların son dakika iptal olması ya da beklenmedik bir telefon görüşmesi ciddi bir stres yaratabilir. Bazıları için ise kıyafet etiketleri, belirli kumaş dokuları, floresan ışıklar ya da kalabalık alışveriş ortamları fiziksel olarak bile rahatsız edici olabilir.\n\n\n\nSosyal ilişkilerde de farklılıklar görülebilir. Konuşmalar sırasında ne zaman söz alınacağı, karşı tarafın ne ima ettiği ya da sosyal “alt metinler” zorlayıcı olabilir. Bu nedenle bazı bireyler sohbetleri zihinsel olarak “prova etme”, konuşmaları önceden planlama ya da sosyal ortamlardan sonra yaşananları tekrar tekrar analiz etme eğiliminde olabilir.\n\n\n\nNe yazık ki bu özellikler çoğu zaman yanlış yorumlanır. Kişi “çok hassas”, “asosyal”, “soğuk”, “mesafeli” ya da “takıntılı” olarak etiketlenebilir. Oysa çoğu zaman bu durum kişilikle ilgili değildir. Beynin bilgiyi algılama, işleme ve çevreyle etkileşim kurma biçiminin farklı olmasından kaynaklanır.\n\n\n\nTanının gecikmesinin önemli nedenlerinden biri de maskelemedir. Birçok otistik birey, yıllar içinde göz teması kurmayı, uygun yüz ifadelerini kullanmayı, sosyal esprileri takip etmeyi ve “uygun” tepkiler vermeyi öğrenir. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda gibi görünür; ancak bunun arkasında yoğun bir zihinsel efor vardır. Bu durum zamanla kaygı, tükenmişlik ve “kendim gibi değilim” hissine yol açabilir.\n\n\n\nBu durum özellikle kadınlarda daha sık görülür. Çünkü birçok kadın, küçük yaşlardan itibaren sosyal davranışları gözlemleyerek uyum sağlamayı öğrenir. Bu nedenle yıllarca anksiyete, depresyon veya stres belirtileriyle destek alırken, altta yatan otizm hiç düşünülmeyebilir.\n\n\n\nOtizm tanısı almak kişiyi değiştirmez. Tanı yalnızca kişinin kendisini daha iyi anlamasına yardımcı olur. Pek çok yetişkin, değerlendirme sonrasında yıllardır kendisini suçladığı birçok durumun aslında nörogelişimsel farklılıklarla ilişkili olduğunu fark etmenin büyük bir rahatlama sağladığını ifade eder.\n\n\n\nElbette bu yazıda bahsedilen özelliklerden bazılarını kendinizde görmek, otizmli olduğunuz anlamına gelmez. Ancak bu deneyimler çocukluktan beri devam ediyorsa ve günlük yaşamı etkiliyorsa, deneyimli bir psikologdan değerlendirme almak faydalı olabilir.\n\n\n\nBazen insanların hayatını değiştiren şey bir tanı değildir. Kendilerini yıllar sonra ilk kez gerçekten anlamaya başlamalarıdır.\n\n\n\nDr Firdevs Tat (Klinik Psikolog ve Klinik Nöropsikolog)\n\n\n\nGROW Clinical Psychology\n","83015-10a.jpg","2026-07-12T04:16:49",[],[187],{"sort":16,"image":188},{"id":189,"fileName":183,"fileType":156,"altText":4,"height":16,"width":16,"sort":16},"ad55303a-2764-437e-b597-92b752b345b9",[],{"dynamicEntryValueId":142,"title":192,"slug":193,"description":194,"coverImageId":195,"viewCount":16,"createDate":196,"tag":4,"tags":197,"date":4,"sort":4,"categoryName":47,"categoryId":148,"totalCount":16,"author":4,"images":198,"files":202},"  MEŞGUL ÇOCUKLAR","kose-yazisi\u002F-megul-cocuklar","Tesisatçı olma kursundan diplomasını yenice almış gencecik bir çocuk geldi bize. Güler yüzlü, saçı itinayla taranmış, traş olmuş, gülümserken dişleri pırıl pırıl tertemiz bir gençti. Onunla biraz işi hakkında konuştuk, çok ...","931648fe-686e-4dfd-858e-e94b8d20786c.jpg","2026-07-11T00:00:00",[],[199],{"sort":16,"image":200},{"id":201,"fileName":195,"fileType":177,"altText":4,"height":16,"width":16,"sort":16},"931648fe-686e-4dfd-858e-e94b8d20786c",[],1784772756793]