[{"data":1,"prerenderedAt":220},["ShallowReactive",2],{"applicationData":3,"$fkwlUyiQPwbvEnPnNXgQqgueNX5L9SAFqa27CMDlm2Cc":98,"slug-kose-yazisi\u002Fdilsel-yetersizlik-ve-duygusal-yabancilasma":123,"content-kose-yazisi\u002Fdilsel-yetersizlik-ve-duygusal-yabancilasma":142,"$freIsOq-b7qwPAiaYWiNxd1vNCuAvZR1vs1COzjEJYDo":163},{"webSite":4,"company":84},{"navigationMenu":5,"pageSetting":79},[6,17,24,32,38,44,50,56,61,67,72],{"id":7,"companyId":8,"name":9,"pageId":10,"type":11,"parentId":12,"slug":13,"status":14,"sort":15,"parent":12,"items":16,"page":12},78,"98d1679c-1dc6-4c11-bfd5-c3e0cfebd8a3","Anasayfa",65,4,null,"home",true,0,[],{"id":18,"companyId":8,"name":19,"pageId":20,"type":21,"parentId":12,"slug":22,"status":14,"sort":15,"parent":12,"items":23,"page":12},79,"Gündem",66,5,"gundem",[],{"id":25,"companyId":8,"name":26,"pageId":27,"type":28,"parentId":12,"slug":29,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":31,"page":12},97,"News",81,1,"news",false,[],{"id":33,"companyId":8,"name":34,"pageId":35,"type":11,"parentId":12,"slug":36,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":37,"page":12},98,"Gazete",83,"gazete",[],{"id":39,"companyId":8,"name":40,"pageId":41,"type":28,"parentId":12,"slug":42,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":43,"page":12},99,"Kose yazisi",85,"kose-yazisi",[],{"id":45,"companyId":8,"name":46,"pageId":47,"type":11,"parentId":12,"slug":48,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":49,"page":12},100,"Kose Yazilari",84,"kose-yazilari",[],{"id":51,"companyId":8,"name":52,"pageId":53,"type":11,"parentId":12,"slug":54,"status":14,"sort":15,"parent":12,"items":55,"page":12},101,"Hakkımızda",87,"hakkimizda",[],{"id":57,"companyId":8,"name":58,"pageId":12,"type":11,"parentId":12,"slug":59,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":60,"page":12},102,"gizlilik politikasi","gizlilik-politikasi",[],{"id":62,"companyId":8,"name":63,"pageId":64,"type":11,"parentId":12,"slug":65,"status":14,"sort":11,"parent":12,"items":66,"page":12},80,"Yazarlar",86,"yazarlar",[],{"id":68,"companyId":8,"name":69,"pageId":12,"type":11,"parentId":12,"slug":70,"status":30,"sort":21,"parent":12,"items":71,"page":12},82,"Bize Ulasin","bize-ulasin",[],{"id":73,"companyId":8,"name":74,"pageId":75,"type":11,"parentId":12,"slug":76,"status":14,"sort":77,"parent":12,"items":78,"page":12},117,"Spor",94,"spor",12,[],{"id":80,"companyId":8,"headerStyle":81,"headerBackgroundImage":12,"headerColor":82,"headerShowBreadcrumb":12,"footerStyle":12,"footerBackgroundImage":12,"footerSilhouette":12,"footerColor":12,"footerTextColor":12,"headerTextColor":83,"navigationTransparent":12,"footerLogo":12,"isCustom":14,"theme":12,"imageFooterSilhouette":12,"imageFooterBackground":12,"imageHeaderBackground":12,"imageFooterLogo":12},10,"Curve","#244182","#FFFFFF",{"id":8,"name":85,"logo":86,"email":87,"address":12,"phone":12,"sector":15,"isActive":30,"clientId":88,"facebook":89,"instagram":90,"google":12,"tiktok":12,"whatsapp":12,"createDate":91,"uberEats":12,"countryCode":12,"timeZone":12,"ico":92,"image":93,"abn":97},"Dunya News","a969b849-86e0-48c5-8189-b1088515aaf0","sydney@dunya.com.au","85d1c39b-4d07-41a6-b839-31ebee84ce64","AustraliaTurkishNews","DunyaGazetesiAu","2025-10-24T15:43:53.939163","2bb55743-324b-488e-9649-10075a79652e.ico",{"id":86,"fileName":94,"fileType":95,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15,"createdDate":96,"companyId":8},"a969b849-86e0-48c5-8189-b1088515aaf0.png",".png","2026-07-12T14:44:37.898246","698 403 244",{"navigationMenu":99,"pageSetting":122},[100,102,104,106,108,110,112,114,116,118,120],{"id":7,"companyId":8,"name":9,"pageId":10,"type":11,"parentId":12,"slug":13,"status":14,"sort":15,"parent":12,"items":101,"page":12},[],{"id":18,"companyId":8,"name":19,"pageId":20,"type":21,"parentId":12,"slug":22,"status":14,"sort":15,"parent":12,"items":103,"page":12},[],{"id":25,"companyId":8,"name":26,"pageId":27,"type":28,"parentId":12,"slug":29,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":105,"page":12},[],{"id":33,"companyId":8,"name":34,"pageId":35,"type":11,"parentId":12,"slug":36,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":107,"page":12},[],{"id":39,"companyId":8,"name":40,"pageId":41,"type":28,"parentId":12,"slug":42,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":109,"page":12},[],{"id":45,"companyId":8,"name":46,"pageId":47,"type":11,"parentId":12,"slug":48,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":111,"page":12},[],{"id":51,"companyId":8,"name":52,"pageId":53,"type":11,"parentId":12,"slug":54,"status":14,"sort":15,"parent":12,"items":113,"page":12},[],{"id":57,"companyId":8,"name":58,"pageId":12,"type":11,"parentId":12,"slug":59,"status":30,"sort":15,"parent":12,"items":115,"page":12},[],{"id":62,"companyId":8,"name":63,"pageId":64,"type":11,"parentId":12,"slug":65,"status":14,"sort":11,"parent":12,"items":117,"page":12},[],{"id":68,"companyId":8,"name":69,"pageId":12,"type":11,"parentId":12,"slug":70,"status":30,"sort":21,"parent":12,"items":119,"page":12},[],{"id":73,"companyId":8,"name":74,"pageId":75,"type":11,"parentId":12,"slug":76,"status":14,"sort":77,"parent":12,"items":121,"page":12},[],{"id":80,"companyId":8,"headerStyle":81,"headerBackgroundImage":12,"headerColor":82,"headerShowBreadcrumb":12,"footerStyle":12,"footerBackgroundImage":12,"footerSilhouette":12,"footerColor":12,"footerTextColor":12,"headerTextColor":83,"navigationTransparent":12,"footerLogo":12,"isCustom":14,"theme":12,"imageFooterSilhouette":12,"imageFooterBackground":12,"imageHeaderBackground":12,"imageFooterLogo":12},{"pageData":124},{"id":41,"title":125,"seo":126,"type":130,"value":131,"hideBreadcrumb":30,"design":12,"headerDescription":12,"collections":132},"Kose Yazisi Detay",{"title":127,"description":128,"keywords":129,"hasData":30},"Dunya News - Australia's Turkish Newspaper","Australia's Turkish Newspaper","Turkish News, Turkish News Paper, Australia Turkish news paper",3,"",[133],{"element":134,"variant":135,"id":136,"props":137,"childs":141},"CustomUINews","DetailArticleView",527,[138],{"name":139,"value":140},"Data","Contents\u002F31",[],{"dynamicEntryValueId":21,"title":143,"slug":144,"description":145,"coverImageId":12,"viewCount":15,"createDate":146,"tag":12,"tags":147,"date":12,"sort":12,"categoryName":46,"categoryId":148,"totalCount":15,"author":149,"images":152,"files":162},"Dilsel Yetersizlik ve Duygusal Yabancılaşma","kose-yazisi\u002Fdilsel-yetersizlik-ve-duygusal-yabancilasma","\nDil, Kimlik ve Duygusal İyilik Hali: Avustralya’daki Türk Göçmenlerin Kültürel ve Dilsel Yabancılaşmasının Psikolojik Etkileri\n\n\n\nÖzet: \n\n\n\nDil ve kimlik arasındaki kopmaz bağ, göçmenlik deneyiminin merkezinde yer alır. Avustralya’ya yerleşen Türk göçmenler, yeni bir dile ve kültüre uyum sağlamaya çalışırken bir yandan da kendi anadilleri ve gelenekleriyle bağlarını korumaya çabalıyor. Bu süreçte yaşanan dilsel yetersizlik ve kültürel yabancılaşma, bireylerin psikolojik iyilik halini derinden etkiliyor. Bu makale, dil engelleri, sosyal çevre baskıları ve kültürel kimliğin ağırlığının Türk göçmenlerin duygusal dünyasında nasıl izler bıraktığını incelerken, ruh sağlığını korumaya yönelik çözüm önerileri de sunuyor.\n\n\n\nGiriş\n\n\n\nGöç etmek, bir insanın hayatında dil ve kimlik boyutunda bir fırtına estirir. Türkiye’den binlerce kilometre uzaktaki Avustralya’ya yerleşen Türkler, günlük hayatlarında yalnızca coğrafi değil, aynı zamanda dilsel ve kültürel bir mesafe ile karşı karşıya kalır. 1967 yılında Türkiye ile Avustralya arasında imzalanan göç anlaşmasının ardından, 1966-1971 yılları arasında Avustralya’daki Türkiye doğumlu nüfusun 2.500’den 11.589 kişiye çıktığı kaydedilmiştir; üstelik bu ilk göçmen kuşağı, Avustralya’ya yerleşen ilk geniş Müslüman topluluk olma özelliğini taşıyordu.\n\n\n\nYeni bir ülkede dil engeli ve kültürel farklılıklarla boğuşan bu insanlar için anadili, valize sığdırılamayan bir vatan parçası gibidir. Dil, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kişinin kimliğinin, mizah anlayışının ve dünyaya bakışının taşıyıcısıdır. Nitekim araştırmalar, göçmenlerde eski ve yeni kültür arasında kalma, gelenekleri kaybetme korkusu, sevdiklerinden ayrı olma ve yeni toplumda yabancılık çekme gibi etkenlerin benlik saygısını zedeleyip depresyon ve kaygı riskini artırdığını ortaya koyuyor. İşte bu nedenle, dilini yeterince kullanamamak veya kültürel olarak “dışarıda” kalmak, Türk göçmenlerin ruh halinde derin izler bırakabilmektedir.\n\n\n\nDilsel Yetersizlik ve Duygusal Yabancılaşma\n\n\n\nAvustralya’ya yeni gelen bir Türk için dilsel yetersizlik, günlük hayatın her anında hissedilen bir engeldir. İngilizceyi akıcı konuşamamak, basit bir market alışverişinden hastane randevusuna kadar pek çok durumda kendini ifade edememe kaygısı yaratır. Özellikle yetişkin yaşta göç eden ilk kuşak Türkler arasında İngilizce bilgisi yetersiz kalanlar oldukça fazladır. Örneğin, yalnızca Yeni Güney Galler eyaletinde evinde Türkçe konuşan yaklaşık 24 bin kişiden neredeyse beşte biri (%19) İngilizceyi iyi konuşamadığını belirtmektedir.\n\n\n\nYapılan bir araştırma, dil engelinin yarattığı bu durumun ciddi psikolojik etkileri olabileceğini gösteriyor: Memleket özlemiyle birleşen İngilizceye yeterince hâkim olamama ve yeni kültüre uyum güçlüğü, Türk göçmenler arasında yüksek düzeyde duygusal sıkıntıya yol açan başlıca etkenler arasında bulunmuştur. Dilini ifade edemeyen birey, zamanla içine kapanabilir ve çevresinden duygusal olarak kopuk hissetmeye başlayabilir. Kendini tam olarak anlatamamanın getirdiği hayal kırıklığı, özgüven kaybına ve değersizlik duygusuna zemin hazırlayabilir. Sonuçta kişi, etrafındaki dünyaya bir anlamda duvarın ardından bakıyormuş gibi, yalnız ve anlaşılmamış hissedebilir.\n\n\n\nDilsel yetersizlik sadece dış dünyaya uyumu zorlaştırmaz, aynı zamanda duyguların ifadesini de sekteye uğratır. Bir göçmen, sevinci veya hüznü anadilinde yaşar fakat bunları İngilizce ifade etmekte zorlanabilir; bu da duygusal paylaşımın önüne geçer. Örneğin, esprilerinin anlaşılmayacağı düşüncesiyle suskun kalmak veya derin üzüntülerini tercüme edememek, bireyde duygusal bir yabancılaşma yaratır. Avustralya toplumunda kendini “yabancı” ve yalnız hissetmek, birçok Türk göçmen için yaygın bir duygudur.\n\n\n\nKonuşacak çok şey olup da dili tutuluyormuş gibi hissetmek, bir süre sonra çevreye karşı duygusal mesafe koyma sonucunu doğurabilir. Bu durum, kişinin sadece Avustralyalılara değil, zaman zaman kendi ailesine ve çocuklarına karşı bile duygusal bir kopukluk yaşamasına neden olabilir (örneğin, İngilizce eğitim alan çocuklarıyla Türkçe iletişim kurmakta zorlanan ebeveynlerin tecrübe ettiği uçurum). Dil engelleri, göçmen bireyin iç dünyasını çevresine kapatmasına yol açarak yalnızlık hissini pekiştirir.\n\n\n\nHaftaya devam edecek…\n\n\n\nNurcan Kıral\n\n\n\n\n","2025-10-22T20:34:11",[],"37",{"name":150,"surname":151},"Nurcan","Kiral",[153,158],{"sort":15,"image":154},{"id":155,"fileName":156,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"2fa22e92-9d10-4a7a-9570-d7b936cb6c3c","75131-05.jpg","image\u002Fjpeg",{"sort":15,"image":159},{"id":160,"fileName":161,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"69c6ea73-bf5e-4cdc-a008-6c16facba6da","75133-dunya14.jpg",[],{"totalCount":164,"items":165},116,[166,180,200],{"dynamicEntryValueId":167,"title":168,"slug":169,"description":170,"coverImageId":171,"viewCount":15,"createDate":172,"tag":12,"tags":173,"date":12,"sort":12,"categoryName":46,"categoryId":148,"totalCount":15,"author":12,"images":174,"files":179},6,"  MEŞGUL ÇOCUKLAR","kose-yazisi\u002F-megul-cocuklar","Tesisatçı olma kursundan diplomasını yenice almış gencecik bir çocuk geldi bize. Güler yüzlü, saçı itinayla taranmış, traş olmuş, gülümserken dişleri pırıl pırıl tertemiz bir gençti. Onunla biraz işi hakkında konuştuk, çok ...","931648fe-686e-4dfd-858e-e94b8d20786c.jpg","2026-07-11T00:00:00",[],[175],{"sort":15,"image":176},{"id":177,"fileName":171,"fileType":178,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"931648fe-686e-4dfd-858e-e94b8d20786c",".jpg",[],{"dynamicEntryValueId":21,"title":181,"slug":182,"description":183,"coverImageId":184,"viewCount":15,"createDate":185,"tag":12,"tags":186,"date":12,"sort":187,"categoryName":46,"categoryId":148,"totalCount":15,"author":12,"images":188,"files":199},"Erich Fromm’un Sevgi Anlayışı Üzerine","kose-yazisi\u002Ferich-frommun-sevgi-anlay-zerine","RUHLAR NEDEN META HÂLİNE GELDİ?Erich Fromm’un Sevgi Anlayışı ÜzerineBazı kitaplar vardır; kapağını kapatırsınız ama içindeki sorular zihninizde yaşamaya devam eder. Bu hafta size düşünce dünyamda derin izler bırakan bir isimden bahsetmek istiyorum: Erich Fromm.İkinci üniversiteme geçiş yaptığım dönemde, intibak işlemleri için bölüm hocamla ilk kez tanışmıştım. Kısa sohbetimizin ardından bir süre sessizce beni dinledi. Sonra gülümseyerek şöyle dedi:“Bak kızım, seni Erich Fromm ile tanıştıracağım. Sanırım siz aynı soruların peşinden gidiyorsunuz.”O gün bu cümlenin yalnızca bir kitap tavsiyesi olmadığını, insan ilişkilerini, yalnızlığı ve modern hayatın görünmeyen gerilimlerini anlamaya çalışırken çok daha iyi kavrayacaktım. Yıllar sonra Fromm’un kitaplarına derinlemesine döndüğümde, hocamın neden özellikle bu ismi işaret ettiğini anladım.Çünkü onun sorduğu sorular, aslında benim de uzun zamandır peşinden gittiğim sorulardı:Neden kalabalıklar içinde yalnız hissediyoruz?Neden sevilmek istiyoruz ama sevmekte zorlanıyoruz?Neden ilişkiler kuruyoruz ama bağ kuramıyoruz?Ve belki de en önemlisi; sevgi gerçekten nedir?Bugün sevgi denildiğinde çoğumuzun aklına romantik duygular, anlık heyecanlar ve güçlü hisler geliyor. Oysa Erich Fromm için sevgi, bir duygu olmaktan çok daha fazlasıdır. Ona göre sevgi bir beceri, bir disiplin, bir emek ve bir sorumluluk biçimidir. Fromm’un en önemli eleştirilerinden biri şudur: İnsanlar sevmeyi öğrenmeye çalışmak yerine sevilmeye çalışırlar. Daha çekici görünmeye, daha başarılı olmaya ve daha fazla beğenilmeye odaklanırlar. Ancak sevmenin ne olduğu üzerine yeterince düşünmezler. Belki de bu yüzden modern insan sevgiyi bir karşılaşma olarak değil, bir ihtiyaç giderme biçimi olarak yaşamaya başlamıştır. Fromm’un verdiği meşhur örnek bunu oldukça yalın biçimde açıklar. Bir insan bir çiçeği sevdiğini söylüyorsa ama onu sulamıyorsa, o çiçeği gerçekten sevdiğini söyleyemeyiz. Çünkü sevgi yalnızca sözlerden ibaret değildir; ilgi ister, bakım ister, sorumluluk ister.Emek verilmeden sürdürülebilen hiçbir sevgi yoktur. Tam da bu noktada Fromm sevginin özünü şu cümleyle açıklar:“Sevgi, bir insanın yaşamına ve gelişimine duyulan etkin ilgidir.”Bu cümle, insan ilişkilerinin tamamını açıklayan güçlü bir tanımdır. Karşımızdakini anlamaya çalışmıyor, onun yaşam mücadelesine ilgi duymuyor ve onu yalnızca kendi ihtiyaçlarımızın bir uzantısı olarak görüyorsak, orada sevgiden çok sahip olma arzusu vardır. Çünkü sevgi; kullanmak değil tanımaktır, yönetmek değil anlamaktır, sahip olmak değil saygı duymaktır. Başarılı olmak için yıllarca eğitim alıyor, meslek ediniyor, teknoloji veya yabancı dil öğreniyoruz. Fakat sevmenin de öğrenilmesi gereken bir sanat olduğunu çoğu zaman unutuyoruz. Modern toplum bize üretmeyi, rekabet etmeyi ve kazanmayı öğretiyor; daha görünür olmayı ve daha hızlı yükselmeyi teşvik ediyor. Ancak bakım vermeyi, duygusal sorumluluk almayı ve bir ilişkiyi sürdürebilmenin sabrını öğretmiyor. Bu nedenle insanlar kariyerlerini mükemmel yönetebilirken ilişkilerini yönetemiyor, kendilerini geliştirirken bağlarını derinleştirmekte zorlanıyor. Belki de tam bu noktada yazının başlığındaki o can alıcı soruya geliyoruz: Ruhlar neden meta hâline geldi?Çünkü tüketim kültürünün mantığı yalnızca mağaza vitrinlerinde kalmadı; insan ilişkilerinin içine de yerleşti. İnsanlar artık birbirlerini tanımaya değil, değerlendirmeye; anlamaya değil, sınıflandırmaya yöneliyor. Karşımızdaki insanın hikâyesini merak etmekten çok, bize ne katacağını hesaplıyoruz. Böylece ilişkiler bir karşılaşmadan çok bir alışverişe benzemeye başlıyor.İnsanlar birbirlerini tanımaktan çok değerlendirmeye, anlamaktan çok tüketmeye yöneliyor. Bu nedenle dostluklar kolay kuruluyor ama zor derinleşiyor. İlişkiler hızlı başlıyor ama aynı hızla tükeniyor. Çünkü modern insan çoğu zaman karşısındaki kişiyi bir özne olarak görmekten çok, kendi ihtiyaçlarını karşılayacak bir nesneye dönüştürüyor.Bugün sosyal medya çağında yaşıyoruz. Birbirimize ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay, ancak birbirimizi anlamak belki de hiç olmadığı kadar zor. İletişim araçlarımız arttı ama bağlarımız güçlenmedi. Konuşmalarımız çoğaldı ama birbirimizi dinlemeyi unuttuk. Belki de çağımızın en büyük yalnızlığı sevgisizlik değildir. Asıl yalnızlık, insanın insanı bir özne olarak görmekten vazgeçmesidir. Çünkü bir insanı sevmek, ondan yararlanmak değil; onun varlığını kendi başına değerli görebilmektir. Erich Fromm’un düşünceleri bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Çünkü o bize sevginin romantik bir heyecandan ibaret olmadığını, emek vermeyi, sorumluluk almayı ve gerçekten görmeyi gerektirdiğini hatırlatıyor.Belki de çağımızın en büyük ihtiyacı daha fazla ilişki kurmak değil, yeniden sevmeyi öğrenmektir. Ve belki de insanı olgunlaştıran şey, sevilmekten çok sevebilmektir.","8875b403-01f6-4ba0-99f4-422df3485a2f.jpg","0001-01-01T00:00:00",[],2627,[189,192,196],{"sort":15,"image":190},{"id":191,"fileName":184,"fileType":178,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"8875b403-01f6-4ba0-99f4-422df3485a2f",{"sort":15,"image":193},{"id":194,"fileName":195,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"5b3c3170-f5b8-466c-bd65-79f7cf78f44a","82963-08a.jpg",{"sort":15,"image":197},{"id":198,"fileName":195,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"73dc7fab-b4b4-4409-b091-5b23e227349a",[],{"dynamicEntryValueId":11,"title":201,"slug":202,"description":203,"coverImageId":204,"viewCount":15,"createDate":205,"tag":12,"tags":206,"date":12,"sort":12,"categoryName":46,"categoryId":148,"totalCount":15,"author":12,"images":207,"files":219},"Melbourne’da Dayanışma Gecesi","news\u002Fmelbourneda-dayanisma-gecesi","\nMelbourne’da Dayanışma Gecesi: Gazze ve Suriyeli Aleviler İçin Umut\n\n\n\nMELBOURNE \u002F 6 Eylül 2025 –Avustralya Alevi toplumu, zulüm altındaki halklara destek olmak amacıyla anlamlı bir etkinlik düzenledi. Cumartesi akşamı Coburg North’taki Hallac-ı Mansur Cemevi’nde gerçekleştirilen Dayanışma Trivia Gecesi, Gazze’deki mağdur siviller ve Suriyeli Alevi topluluklar için yardım topladı.\n\n\n\n\n\n\n\nAvustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Avustralya Alevi Toplum Konseyi ve Dandenong Alevi Kültür Merkezi iş birliğiyle düzenlenen gecede, bilgi yarışması, müzik performansları ve bağış stantlarıyla dayanışma vurgusu öne çıktı.\n\n\n\nOrganizatörlerin açıklamasına göre, gecede elde edilen tüm gelir, Gazze’de yerinden edilmiş sivillere ve Suriyeli Alevi topluluklara insani ve tıbbi destek sağlayan kurumlar aracılığıyla gönderilecek.\n\n\n\n\n\n\n\nEtkinlik sonrası yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:“Bu program yalnızca bir gece değil; vicdanı olan herkesin buluştuğu bir duruştu. Adalet ve insan hakları mücadelesinin parçası olmaya devam edeceğiz.''\n","73606-20250906_193008.jpg","2025-09-07T21:02:07",[],[208,211,215],{"sort":15,"image":209},{"id":210,"fileName":204,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"e53975be-279a-4fa8-ba25-ec3b08a6ca97",{"sort":15,"image":212},{"id":213,"fileName":214,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"f58af009-fe15-4736-a256-5cc807acd01d","73607-20250906_195409.jpg",{"sort":15,"image":216},{"id":217,"fileName":218,"fileType":157,"altText":12,"height":15,"width":15,"sort":15},"85a317ca-9ef5-437d-bf41-df7e771e3564","73608-20250906_193406.jpg",[],1792291937807]