[{"data":1,"prerenderedAt":204},["ShallowReactive",2],{"$fMzp3RzxzjsErpL35dgHWQV_TRQ64Fe1MnqgMDgDA-JU":3,"applicationData":5,"$fN_Yhbw4YvAqIogeW9Um_qN-YuWmREeMJ7qZOg5a8AYI":97,"slug-kose-yazisi\u002Fbir-teyzemizin-bana-anlattigi-hayat-hikayesi":122,"content-kose-yazisi\u002Fbir-teyzemizin-bana-anlattigi-hayat-hikayesi":141,"$fSDDcmkInyECk3NAN08_xi825QB5lCD2j6K5qtC9pOVg":162},{"token":4},null,{"webSite":6,"company":83},{"navigationMenu":7,"pageSetting":78},[8,18,25,33,39,45,51,57,62,67,73],{"id":9,"companyId":10,"name":11,"pageId":12,"type":13,"parentId":4,"slug":14,"status":15,"sort":16,"parent":4,"items":17,"page":4},78,"98d1679c-1dc6-4c11-bfd5-c3e0cfebd8a3","Anasayfa",65,4,"home",true,0,[],{"id":19,"companyId":10,"name":20,"pageId":21,"type":22,"parentId":4,"slug":23,"status":15,"sort":16,"parent":4,"items":24,"page":4},79,"Gundem",66,5,"gundem",[],{"id":26,"companyId":10,"name":27,"pageId":28,"type":29,"parentId":4,"slug":30,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":32,"page":4},97,"News",81,1,"news",false,[],{"id":34,"companyId":10,"name":35,"pageId":36,"type":13,"parentId":4,"slug":37,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":38,"page":4},98,"Gazete",83,"gazete",[],{"id":40,"companyId":10,"name":41,"pageId":42,"type":29,"parentId":4,"slug":43,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":44,"page":4},99,"Kose yazisi",85,"kose-yazisi",[],{"id":46,"companyId":10,"name":47,"pageId":48,"type":13,"parentId":4,"slug":49,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":50,"page":4},100,"Kose Yazilari",84,"kose-yazilari",[],{"id":52,"companyId":10,"name":53,"pageId":54,"type":13,"parentId":4,"slug":55,"status":15,"sort":16,"parent":4,"items":56,"page":4},101,"Hakkimizda",87,"hakkimizda",[],{"id":58,"companyId":10,"name":59,"pageId":4,"type":13,"parentId":4,"slug":60,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":61,"page":4},102,"gizlilik politikasi","gizlilik-politikasi",[],{"id":28,"companyId":10,"name":63,"pageId":4,"type":13,"parentId":4,"slug":64,"status":31,"sort":65,"parent":4,"items":66,"page":4},"Spor","spor",2,[],{"id":68,"companyId":10,"name":69,"pageId":70,"type":13,"parentId":4,"slug":71,"status":15,"sort":13,"parent":4,"items":72,"page":4},80,"Yazarlar",86,"yazarlar",[],{"id":74,"companyId":10,"name":75,"pageId":4,"type":13,"parentId":4,"slug":76,"status":31,"sort":22,"parent":4,"items":77,"page":4},82,"Bize Ulasin","bize-ulasin",[],{"id":79,"companyId":10,"headerStyle":80,"headerBackgroundImage":4,"headerColor":81,"headerShowBreadcrumb":4,"footerStyle":4,"footerBackgroundImage":4,"footerSilhouette":4,"footerColor":4,"footerTextColor":4,"headerTextColor":82,"navigationTransparent":4,"footerLogo":4,"isCustom":15,"imageFooterSilhouette":4,"imageFooterBackground":4,"imageHeaderBackground":4,"imageFooterLogo":4},10,"Curve","#244182","#FFFFFF",{"id":10,"name":84,"logo":85,"email":86,"address":4,"phone":4,"sector":16,"isActive":31,"clientId":87,"facebook":88,"instagram":89,"google":4,"tiktok":4,"whatsapp":4,"createDate":90,"uberEats":4,"ico":91,"image":92,"abn":96},"Dunya News","a969b849-86e0-48c5-8189-b1088515aaf0","sydney@dunya.com.au","85d1c39b-4d07-41a6-b839-31ebee84ce64","AustraliaTurkishNews","DunyaGazetesiAu","2025-10-24T15:43:53.939163","2bb55743-324b-488e-9649-10075a79652e.ico",{"id":85,"fileName":93,"fileType":94,"altText":4,"height":16,"width":16,"sort":16,"createdDate":95,"companyId":10},"a969b849-86e0-48c5-8189-b1088515aaf0.png",".png","2026-07-12T14:44:37.898246","698 403 244",{"navigationMenu":98,"pageSetting":121},[99,101,103,105,107,109,111,113,115,117,119],{"id":9,"companyId":10,"name":11,"pageId":12,"type":13,"parentId":4,"slug":14,"status":15,"sort":16,"parent":4,"items":100,"page":4},[],{"id":19,"companyId":10,"name":20,"pageId":21,"type":22,"parentId":4,"slug":23,"status":15,"sort":16,"parent":4,"items":102,"page":4},[],{"id":26,"companyId":10,"name":27,"pageId":28,"type":29,"parentId":4,"slug":30,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":104,"page":4},[],{"id":34,"companyId":10,"name":35,"pageId":36,"type":13,"parentId":4,"slug":37,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":106,"page":4},[],{"id":40,"companyId":10,"name":41,"pageId":42,"type":29,"parentId":4,"slug":43,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":108,"page":4},[],{"id":46,"companyId":10,"name":47,"pageId":48,"type":13,"parentId":4,"slug":49,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":110,"page":4},[],{"id":52,"companyId":10,"name":53,"pageId":54,"type":13,"parentId":4,"slug":55,"status":15,"sort":16,"parent":4,"items":112,"page":4},[],{"id":58,"companyId":10,"name":59,"pageId":4,"type":13,"parentId":4,"slug":60,"status":31,"sort":16,"parent":4,"items":114,"page":4},[],{"id":28,"companyId":10,"name":63,"pageId":4,"type":13,"parentId":4,"slug":64,"status":31,"sort":65,"parent":4,"items":116,"page":4},[],{"id":68,"companyId":10,"name":69,"pageId":70,"type":13,"parentId":4,"slug":71,"status":15,"sort":13,"parent":4,"items":118,"page":4},[],{"id":74,"companyId":10,"name":75,"pageId":4,"type":13,"parentId":4,"slug":76,"status":31,"sort":22,"parent":4,"items":120,"page":4},[],{"id":79,"companyId":10,"headerStyle":80,"headerBackgroundImage":4,"headerColor":81,"headerShowBreadcrumb":4,"footerStyle":4,"footerBackgroundImage":4,"footerSilhouette":4,"footerColor":4,"footerTextColor":4,"headerTextColor":82,"navigationTransparent":4,"footerLogo":4,"isCustom":15,"imageFooterSilhouette":4,"imageFooterBackground":4,"imageHeaderBackground":4,"imageFooterLogo":4},{"pageData":123},{"id":42,"title":124,"seo":125,"type":129,"value":130,"hideBreadcrumb":31,"design":4,"headerDescription":4,"collections":131},"Kose Yazisi Detay",{"title":126,"description":127,"keywords":128,"hasData":31},"Dunya News - Australia's Turkish Newspaper","Australia's Turkish Newspaper","Turkish News, Turkish News Paper, Australia Turkish news paper",3,"",[132],{"element":133,"variant":134,"id":135,"props":136,"childs":140},"CustomUINews","DetailArticleView",527,[137],{"name":138,"value":139},"Data","Contents\u002F31",[],{"dynamicEntryValueId":22,"title":142,"slug":143,"description":144,"coverImageId":4,"viewCount":16,"createDate":145,"tag":4,"tags":146,"date":4,"sort":4,"categoryName":47,"categoryId":147,"totalCount":16,"author":148,"images":151,"files":161},"Bir teyzemizin bana anlattığı hayat hikâyesi","kose-yazisi\u002Fbir-teyzemizin-bana-anlattigi-hayat-hikayesi","\nGeçtiğimiz günlerde katıldığım Anneler Günü buluşması bana bir kez daha şunu düşündürdü: İnsan kaç yaşına gelirse gelsin, hâlâ görülmek, hatırlanmak, bir sofraya dahil edilmek ve değer görmek istiyor. Bazen bir şarkı, bazen bir gül, bazen de içten edilen bir sohbet insanın kalbine çok iyi gelebiliyor. O gün salona girdiğimde ilk hissettiğim şey sıcaklık oldu. Birbirini yıllardır tanıyan teyzeler yan yana oturmuş sohbet ediyor, yeni gelenler kısa sürede kaynaşıyor, herkes birbirine “hoş geldin” diyordu. Ortam öyle doğaldı ki bir şirket organizasyonundan çok, mahallede yapılan büyük bir aile buluşmasını andırıyordu.\n\n\n\nMasalarda kahkahalar vardı. Şarkılar çaldığında birlikte söyleyenler, yerinden kalkıp dans edenler oldu. Doğum günü kutlanan teyzelerimizin gözlerindeki mutluluğu görmek ise bambaşka bir duyguydu. Çekilişler yapıldı, hediyeler dağıtıldı, güller verildi. Belki küçük gibi görünen bu detaylar aslında çok büyük bir şeyi hatırlatıyordu: İnsan, yaş aldıkça yalnızca bakıma değil, ilgiye, görülmeye ve sevgiye de ihtiyaç duyuyor.\n\n\n\nBugün modern dünyada hep gençlik konuşuluyor. Gençlerin eğitimi, geleceği, psikolojisi… Elbette bunların hepsi çok önemli. Ama bir şeyi unutmamamız gerekiyor: Yaşlılarımız da bu toplumun hafızasıdır. Onlar yalnızca belli bir yaş grubunu değil, geçmişimizi, kültürümüzü, emeğimizi ve aile yapımızı taşıyan insanlardır. O gün tanıştığım kadınların çoğu yıllardır Avustralya’da yaşayan göçmen annelerdi. Kimisi çocuklarını burada büyütmüş, kimisi zorluklarla mücadele etmiş, kimisi yıllarca yalnız kalmış ama yine de ailesini ayakta tutmuştu. İçlerinden öğretmen yetiştiren de vardı, mühendis yetiştiren de, kendi işini kuran çocuklar büyüten de… Ama hepsinin ortak bir tarafı vardı: Hayata rağmen güçlü kalmaları.\n\n\n\nBir teyzemizin bana anlattığı hayat hikâyesi hâlâ aklımda. Gurbette yaşadığı zorlukları anlatırken bile en çok insanların birbirine nasıl davrandığından bahsetti. Çünkü belli bir yaştan sonra insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, anlayış görmek oluyor. Belki de günün en dikkat çekici tarafı buydu; insanlar yalnızca vakit geçirmiyor, gerçekten huzurlu hissediyordu. Uzun zamandır ilk kez bulunduğu ortamdan memnuniyetle bahseden, kendini yalnız hissetmediğini söyleyen bu kadar çok yaşlı insanı bir arada görmek benim için çok etkileyiciydi.\n\n\n\nYanımda oturan teyzelerden biri bana telefonundan fotoğraflar göstermeye başladı. Birlikte gittikleri pikniklerden, tekne turlarından, birlikte güldükleri anlardan bahsediyordu. “Biz sıkılmıyoruz, bizi gezmeye götürüyorlar” derken yüzündeki mutluluk gerçekten hissediliyordu. O an şunu düşündüm: İnsan kaç yaşına gelirse gelsin, hâlâ yeni anılar biriktirmek istiyor. Belki de yaşlılıkta en büyük ihtiyaçlardan biri, hayatın hâlâ devam ettiğini hissedebilmek.\n\n\n\nBu sıcak ortamın oluşmasında Rümeysa Hanım ve annesi Selma Hanım’ın yaklaşımının büyük etkisi olduğu hissediliyordu. Ancak dikkatimi çeken en önemli şeylerden biri de çalışanlarla yöneticiler arasındaki uyumdu. Ortamın sıcaklığı yalnızca misafirlere değil, çalışanların birbirine yaklaşımına da yansıyordu.\n\n\n\nÖzellikle genç çalışanların yaşlılarla kurduğu samimi iletişim bunun en güzel göstergesiydi. Yaprak’ın enerjisi, herkese aynı anda yetişmeye çalışması, yaşlılarla birlikte dans etmesi ve insanlarla kurduğu doğal bağ dikkat çekiciydi. Ancak bu yalnızca tek bir kişinin enerjisiyle açıklanabilecek bir durum değildi. Salondaki bütün çalışanlarda benzer bir içtenlik vardı. “Bir ihtiyacınız var mı?” cümlesi bile görev gereği söylenmiyor, gerçekten hissediliyordu.\n\n\n\nBelki de bir kurumun gerçek kültürü tam olarak burada ortaya çıkıyordu. Çünkü çalışan kendini değerli hissettiğinde, bunu insan ilişkilerine de yansıtıyor. İnsan odaklı yaklaşım yalnızca yaşlılara değil, çalışanlara da dokunduğunda ortaya çok farklı bir atmosfer çıkıyor.\n\n\n\nAvustralya’da yaşlılara yönelik sosyal alanların ve topluluk merkezlerinin desteklenmesi de bence çok kıymetli bir yaklaşım. Özellikle göçmen toplumlar için bu tür ortamlar yalnızca sosyal etkinlik değil, aynı zamanda aidiyet hissini koruyan önemli alanlara dönüşüyor. Bir toplumun gelişmişliği yalnızca ekonomik göstergelerle değil, yaşlı bireylerin sosyal hayatın içinde ne kadar tutulabildiğiyle de ölçülür.\n\n\n\nBugün şunu çok net görüyorum: Yaşlıları korumak yalnızca fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Onları sosyal hayatın içinde tutmak, birlikte gülebilecekleri ortamlar oluşturmak, hâlâ değerli olduklarını hissettirmek de gerekir. Çünkü sağlıklı yaşlanan insanlar, sağlıklı toplumların temelidir.\n\n\n\nBir toplumun gerçek kalitesi ise bence yaşlılarına gösterdiği saygıda saklıdır. Çünkü biz yeni nesilleri büyütürken aslında geçmişimizi de korumak zorundayız. Yaşlılarımız bizim hafızamızdır. Ve hafızasını kaybeden toplumlar zamanla birbirini de kaybetmeye başlar. O gün oradan ayrılırken içimde kalan en güçlü duygu şuydu: Bazı yerler yalnızca hizmet vermez, insana yeniden “ait hissetmeyi” de hatırlatır. Ve bence kendini sıcak, samimi ve değer gördüğü bir ortamda hissetmek isteyen herkesin yolu bir gün Rümeysa Hanım ve Sema Hanım gibi insanların kurduğu bu sofralardan geçmeli.\n\n\n\nVe son olarak, yıllardır gurbette hayat kurmaya çalışan bütün göçmen anneleri yürekten tebrik etmek istiyorum. Zorluklara rağmen ailelerini ayakta tutmaları, güçlü nesiller yetiştirmeleri ve hayata rağmen umutlarını korumaları gerçekten çok kıymetli. Onların mücadelesi yalnızca kendi hayatlarını değil, kendilerinden sonra gelen nesilleri de şekillendiriyor. Açıkçası onların varlığı benim gibi genç göçmen kadınlara da umut veriyor.\n\n\n\nTüm annelerimizin Anneler Günü kutlu olsun.🌸\n\n\n\n\n","2026-05-17T02:47:38",[],"37",{"name":149,"surname":150},"Nurcan","Kiral",[152,157],{"sort":16,"image":153},{"id":154,"fileName":155,"fileType":156,"altText":4,"height":16,"width":16,"sort":16},"75bf33a0-47a2-45b7-9c5f-f49261b8fdc4","82212-09.jpg","image\u002Fjpeg",{"sort":16,"image":158},{"id":159,"fileName":160,"fileType":156,"altText":4,"height":16,"width":16,"sort":16},"41fefba8-522c-44e4-80dd-9068fc276435","82213-dunya6-2.jpg",[],{"totalCount":163,"items":164},18,[165,180,192],{"dynamicEntryValueId":166,"title":167,"slug":168,"description":169,"coverImageId":170,"viewCount":16,"createDate":171,"tag":4,"tags":172,"date":4,"sort":173,"categoryName":47,"categoryId":147,"totalCount":16,"author":4,"images":174,"files":179},6,"MEKTUP ARKADAŞLIĞI","kose-yazisi\u002Fmektup-arkadalii","\u003Cp>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;\u003Cstrong> &nbsp;&nbsp;İçimden hiçbir zaman atamadığım farklı hislerim var benim. Güzel ve pürüzsüz hatta ince yazan kalemleri çok seviyorum. Dünyanın bütün güzel yazan zarif kalemleri benim olsa hiç bıkmam. Çünkü bir gün yazacak kalemler biterse diye endişelerim, korkularım var benim. Bu yüzden çantamdaki birçok kalemin yanına, kalemlerim çalışmaz, bozulur bir şeyler olursa diye minicik bir de kurşun kalem saklarım. Olurda her an yazmak gerekirse kalemsiz kala kalmaktan çok korkarım yani. Güzel kalemlerle rüyalarımda da yazdığım olur.&nbsp; Çarşıya gittiğimde son çıkan süslü defterlere bakmadan geçmem, onlara güzel güzel yazmadan hayatta duramam. İçimden gelen bu yazma isteğinden dolayı, sağa sola, her takımdan insana güzelce yazılmış çok mektuplarım vardır benim. Gelene gidene neşeli, dualı, dilekli mektuplar yazıp vermeyi hiç ihmal etmem. Özel bir mektup almanın insanı sevindireceğine bütün kalbimle inanırım. Bu yüzden mektup yazmaktan hiç durmadım.&nbsp;&nbsp;\u003C\u002Fstrong>\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>&nbsp;&nbsp; Aklım erdiği andan itibaren babamla çok mektuplaşırdık. Biz İzmir’de okula giderken babam Berlin’de çalışıp bize para gönderirdi. Ayda bir babamdan çok güzel bir el yazısıyla yazılmış iki sayfalık mektuplar gelirdi, işinden gücünden, yaptığı yemeklerden anlattıktan sonra hepimize tek tek derslerimizi ihmal etmememiz hakkında nasihatler yazardı. Mektup bütün ev halkına hitap ederdi ama ben vazife addeder sevinsin için hemen babama cevap yazar yollardım. O yıllarda evlerde telefon bile yokken babam İzmir’e tatile geleceği tarihi ve saati mektupla yazar yollardı. Biz de o gün o saatte evin balkonunda onun gelmesini beklerdik. Babam titiz bir hesaplamayla saatinde gelirdi. Biz Melbourne’ye geldikten sonra da babamla mektuplaşmalarımız hiç durmadı. Bana Berlin’den “kızım, ressam olmak zor sanatlardandır, herkes yapamaz, ben annenle geçinmek suretiyle çok zor bir sanatı icra ediyorum, sanat yapıyorum. Kızım, annenle yine kavga ettik, ama biliyorsun kavga bizim evin süsüdür, sonra barışıyoruz..” gibi satırlarla başlardı babamın mektupları. Babamın hiçbir mektubunu cevapsız bırakmadım.\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>&nbsp;&nbsp;&nbsp; \u003Cstrong>Bir sevdiğimin olduğundan kimsenin haberi yoktu. O Ağrı Patnos’a yarım dönem öğretmenlik yapmaya gidecekti,\u003C\u002Fstrong> ben ona her hafta bir mektup yazacağım diye konuştuk. Ailemin birisiyle mektuplaştığımı bilmesini istemiyordum, bu yüzden o bana yazacaklarını bir deftere yazıp biriktirecek, İzmir’e geri geldiğinde okuyacağım diye anlaştık. Dereden tepeden uzun uzun mektuplar, gül desenli kartlar yazdım yolladım Patnos’a. Yaz tatilinde sevdiğim geri geldiğinde benim mektuplarıma yazdığı cevapların olduğu kalın bir defteri bana verdi, üç ayda giden mektuplarımın hepsine tafsilatlı cevaplar yazmış, okudum. Mektuplaşma sonrası güzel oldu, ailemden beni istedi, evlendik. Sonrasında eşimin Üniversiteden olan arkadaşlarının hepsine yazmak istediği mektupları onun ağzından yazıverdim, yolladık.\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dördüncü sınıfta okurken, okulumuz Dikili, Çandarlı ve Bergama ya gezi düzenlemişti. Bergama’da tarihi harabelerin arasında dolaşırken yanımda yaşlı bir karı-kocanın Almanca konuştuklarını duydum, onlara almanca “Gutentag” dedim. Sevinçle ve hayretle benimle Almanca konuşmaya başladılar. Geçmiş gün, hızlı hızlı baya konuştuk, anlaştık vee onlara Almancayı unutmamak için mektuplaşmayı teklif ettim. Hemen kabul ettiler, Herr Schedler ve hanımı Annelisa’ ya adresimi yazıp verdim. Bu aile ile uzun yıllar mektuplaştık. Onlar bana daktilo ile yazıyorlardı, bende el yazımla “wunderbar” mektuplaştık. Herr Schedler ve eşi iki ayda bir bana hediye paketi yollardı.&nbsp; Kocaman puzzle, kartlarla oynanan farklı bulmacalı oyunları göndermekten hiç durmadılar.\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir zaman Melbourne’ye yazar Hekimoğlu İsmail gelmişti. Eşim onun sohbetine gittiği bir zamanda bana onun kitaplarından getirdi. Hepsini severek okudum. Ondan öncesinde mektuplardan hariç yazmalarım hiç durmamıştı, defterlere yazmalarım devam ediyordu. Hekimoğlunun kitaplarını okuyunca, kitapların arkasında yazılı olan adrese bir mektup yazıp yolladım. Yazılarımdan birkaçını toparlayıp Hekimoğlu’na “sizce ben bir yerlerde yazmalı mıyım?” diye sordum. Hiç ummadığım bir zamanda bana Hekimoğlu’ndan sevindirici bir mektup geldi, özetle” yazmaktan hiç durma, yazdığın konular güzel…üslubun okutturuyor…” gibi beni teşvik edici satırlar yazılıydı. Hekimoğlu İsmail’in bende halen iki tane mektubu hatıradır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>&nbsp;&nbsp;\u003C\u002Fp>\u003Cp>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ne olursa olsun ben mektup yazmalarımdan hiç durmadım. Şahsına özel, zarif hitaplarla başlanan bir mektup önce alanı şaşırtır, çünkü bu her zaman beklenmedik bir şeydir, insana kendisini özel hissettirir, mutlu eder.&nbsp; Güzel dilek ve dualarda yazıldıktan sonra kişinin halini hatırını soran, ardından moral verici neşeli bir şeyler yazılı mektup, alanın bütün derdini gamını giderir, adeta tedavi eder. Sonuçta sevgi ve selamlarla süslenip, unutulmadığını ima eden, bir gün görüşmeyi dileyen mektup almak insanı sevindiricidir, moral vericidir. Ne şartlarda yazılırsa yazılsın üzerinde tarihi varsa mektuplar aynı zamanda saygılı, sevgili irtibatın, ilişkininde unutulmaz şahididir.\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>\u003C\u002Fp>\u003Cp>Pembegül Abla\u003C\u002Fp>","4e29c781-035e-44fc-94ce-7ddaaf7e9059.jpg","2026-07-16T23:25:34.326567",[],3506,[175],{"sort":16,"image":176},{"id":177,"fileName":170,"fileType":178,"altText":4,"height":16,"width":16,"sort":16},"4e29c781-035e-44fc-94ce-7ddaaf7e9059",".jpg",[],{"dynamicEntryValueId":79,"title":181,"slug":182,"description":183,"coverImageId":184,"viewCount":16,"createDate":185,"tag":4,"tags":186,"date":4,"sort":4,"categoryName":47,"categoryId":147,"totalCount":16,"author":4,"images":187,"files":191},"“Acaba ben de otistik olabilir miyim?”","kose-yazisi\u002Facaba-ben-de-otistik-olabilir-miyim","\n“Acaba Ben de Otistik Olabilir miyim?”\n\n\n\nYetişkinlikte Otizmi Keşfetmek\n\n\n\nSon yıllarda klinikte giderek daha sık aynı soruyla karşılaşıyorum:\n\n\n\n“Acaba ben de otistik olabilir miyim?”\n\n\n\nBu soruyu soranların çoğu, çocuklarına ya da torunlarına otizm tanısı konulduktan sonra kendi yaşamlarına farklı bir gözle bakmaya başlıyor. Yıllardır açıklayamadıkları bazı deneyimler, ilişkilerde yaşadıkları zorluklar ya da “hep farklı hissetme” hali bir anda anlam kazanmaya başlıyor.\n\n\n\nBu durum, otizmin yetişkinlikte ortaya çıktığı anlamına gelmiyor. Aslında değişen şey, otizmi anlama şeklimiz.\n\n\n\nGeçmişte otizm daha çok çocukluk döneminde görülen belirgin davranışlarla ilişkilendirilirdi. Bugün ise otizmin çok daha geniş bir yelpazede kendini gösterebildiğini biliyoruz. Bu nedenle birçok yetişkin, ilk kez kendi yaşam öyküsünü bu çerçevede değerlendirme fırsatı buluyor.\n\n\n\nYetişkinlerde otizm her zaman dışarıdan fark edilmez. Bir kişi iş ortamında son derece başarılı, sosyal ve uyumlu görünebilir. Ancak günün sonunda tamamen tükenmiş hissedebilir. Özellikle yoğun sosyal etkileşim gerektiren işlerde çalışan bireyler, günlerce süren bir “geri çekilme” ihtiyacı duyabilir.\n\n\n\nBazı otistik bireyler küçük günlük değişikliklerden bile zorlanabilir. Örneğin işe giderken kullanılan yolun değişmesi, planların son dakika iptal olması ya da beklenmedik bir telefon görüşmesi ciddi bir stres yaratabilir. Bazıları için ise kıyafet etiketleri, belirli kumaş dokuları, floresan ışıklar ya da kalabalık alışveriş ortamları fiziksel olarak bile rahatsız edici olabilir.\n\n\n\nSosyal ilişkilerde de farklılıklar görülebilir. Konuşmalar sırasında ne zaman söz alınacağı, karşı tarafın ne ima ettiği ya da sosyal “alt metinler” zorlayıcı olabilir. Bu nedenle bazı bireyler sohbetleri zihinsel olarak “prova etme”, konuşmaları önceden planlama ya da sosyal ortamlardan sonra yaşananları tekrar tekrar analiz etme eğiliminde olabilir.\n\n\n\nNe yazık ki bu özellikler çoğu zaman yanlış yorumlanır. Kişi “çok hassas”, “asosyal”, “soğuk”, “mesafeli” ya da “takıntılı” olarak etiketlenebilir. Oysa çoğu zaman bu durum kişilikle ilgili değildir. Beynin bilgiyi algılama, işleme ve çevreyle etkileşim kurma biçiminin farklı olmasından kaynaklanır.\n\n\n\nTanının gecikmesinin önemli nedenlerinden biri de maskelemedir. Birçok otistik birey, yıllar içinde göz teması kurmayı, uygun yüz ifadelerini kullanmayı, sosyal esprileri takip etmeyi ve “uygun” tepkiler vermeyi öğrenir. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda gibi görünür; ancak bunun arkasında yoğun bir zihinsel efor vardır. Bu durum zamanla kaygı, tükenmişlik ve “kendim gibi değilim” hissine yol açabilir.\n\n\n\nBu durum özellikle kadınlarda daha sık görülür. Çünkü birçok kadın, küçük yaşlardan itibaren sosyal davranışları gözlemleyerek uyum sağlamayı öğrenir. Bu nedenle yıllarca anksiyete, depresyon veya stres belirtileriyle destek alırken, altta yatan otizm hiç düşünülmeyebilir.\n\n\n\nOtizm tanısı almak kişiyi değiştirmez. Tanı yalnızca kişinin kendisini daha iyi anlamasına yardımcı olur. Pek çok yetişkin, değerlendirme sonrasında yıllardır kendisini suçladığı birçok durumun aslında nörogelişimsel farklılıklarla ilişkili olduğunu fark etmenin büyük bir rahatlama sağladığını ifade eder.\n\n\n\nElbette bu yazıda bahsedilen özelliklerden bazılarını kendinizde görmek, otizmli olduğunuz anlamına gelmez. Ancak bu deneyimler çocukluktan beri devam ediyorsa ve günlük yaşamı etkiliyorsa, deneyimli bir psikologdan değerlendirme almak faydalı olabilir.\n\n\n\nBazen insanların hayatını değiştiren şey bir tanı değildir. Kendilerini yıllar sonra ilk kez gerçekten anlamaya başlamalarıdır.\n\n\n\nDr Firdevs Tat (Klinik Psikolog ve Klinik Nöropsikolog)\n\n\n\nGROW Clinical Psychology\n","83015-10a.jpg","2026-07-12T04:16:49",[],[188],{"sort":16,"image":189},{"id":190,"fileName":184,"fileType":156,"altText":4,"height":16,"width":16,"sort":16},"ad55303a-2764-437e-b597-92b752b345b9",[],{"dynamicEntryValueId":166,"title":193,"slug":194,"description":195,"coverImageId":196,"viewCount":16,"createDate":197,"tag":4,"tags":198,"date":4,"sort":4,"categoryName":47,"categoryId":147,"totalCount":16,"author":4,"images":199,"files":203},"  MEŞGUL ÇOCUKLAR","kose-yazisi\u002F-megul-cocuklar","Tesisatçı olma kursundan diplomasını yenice almış gencecik bir çocuk geldi bize. Güler yüzlü, saçı itinayla taranmış, traş olmuş, gülümserken dişleri pırıl pırıl tertemiz bir gençti. Onunla biraz işi hakkında konuştuk, çok ...","931648fe-686e-4dfd-858e-e94b8d20786c.jpg","2026-07-11T00:00:00",[],[200],{"sort":16,"image":201},{"id":202,"fileName":196,"fileType":178,"altText":4,"height":16,"width":16,"sort":16},"931648fe-686e-4dfd-858e-e94b8d20786c",[],1784772755756]