HASTANE ZİYARETİ Seni uyandırmaya  kıyamadım

HASTANE ZİYARETİ Seni uyandırmaya kıyamadım

ABONE OL
Haziran 8, 2021 10:50
HASTANE ZİYARETİ Seni uyandırmaya  kıyamadım
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünyamızın her yerinden korona virüsüyle ilgili haberler hiç durmuyor. Her yerde bir mücadele, her yerde ölenler kalanlar ve aşı olanlar derken bu günlere geldik. 

Bu talihsiz günlerde çok önemli bir şey öğrendik. Sağlıkla ilgili çalışanların süper pahalı çeşitli sporculardan ne kadar daha çok ama çok kıymetli olduklarını anladık. Doktorların hemşirelerin ve adını sayamayacağım diğer sağlık çalışanlarının hepsinin karşılık beklemeden ne kadar mütevazi ve büyük gayretlerle insan hayatını kurtarmaya emek verdiklerini bu virüs salgınında daha çok öğrendik. Hastanelerin, pahalı lüks spor kulüplerinden daha önemli ve kıymetli olduğunu anladık. Belki ne alaka diyebilirsiniz ama bir kişiyi sporunu en güzel yaptı diye maddi manevi göklere çıkarırken belki bin kişiye faydası olan bir sağlık çalışanını çok takdir etmeyi, çok teşekkür etmeyi, iyi ki varsınız demeyi yeni fark ettim diyeyim. Bu zor günlerde adeta kelle koltukta çalışan bütün sağlık çalışanlarına: var olun, nur olun, çok sağlıklı yaşayın İnşaAllah, hepinize candan teşekkürlerimi sunarım demek istiyorum.

Hanidir, hasta bir ablamı ziyarete gitmek istiyordum. Ha bu gün ha şu gün derken günler geçti gitti. En sonunda bu gün her şeyi elimin tersiyle bir kenara ittim bu hastane ziyaretini kesinlikle yapmayı kafama koydum. Yanıma Yasin kitabımı aldım arabama atladığım gibi Sunshine hastanesine gittim. Arkadaşım en az iki yıldır kanserle mücadele ediyordu. Onu tanıyan ortak arkadaşlarıma sık sık sorup haberini alıyordum. “Çokça hastanede, bir giriyor, bir çıkıyor” derlerdi. Birazda bu yüzden çok sevaplı olan bu hasta ziyaretinde biraz ihmalkar davranmıştım.  

Hastanelerin pahalı, lüks spor kulüplerinden daha önemli ve kıymetli olduğunu anladık.

Pembegül Abla

Kafamda kendime kıza kıza hastanenin danışma yerine gittim. Onun bölümünde çalışanlar adını ezberlemişler, sisteme bakmadan hemen yerini bana gösterdiler. Yanına vardığımda perdesinin arkasından hışırtılı bir ses geliyordu, uyuduğunu anladım, ses yapmadım. Perdeyi usulca aralayıp yanına yaklaştım. Yatağının yanındaki sandalyeye iliştim. Kim bilir gece uyuyamamıştı da şimdi mışıl mışıl uyuyordu. Belki az sonra uyanır diye sessizce bekledim, uyanmadı. Başucunda Yasin kitabı ve gözlüğü vardı. Bir kutuda dolmalar gördüm, hiç ellenmedik.

Bir an gideyim mi kalayım mı diye düşündüm, karar veremedim. Belki uyanırsa diye beklerken ona ve bütün hastalara Allah için Yasin okumaya karar verdim. Şimdi uyutsam yanında taş çatlasın on beş-yirmi dakika kalabileceğim. Ben gittikten sonra belki tekrar uyuyamayacak, ablamın uykusuna yazık etmeyeyim diye düşündüm. Ben Yasin’i Şerifi fısıltıyla okurken genç bir delikanlı takır tukur perdeyi aralayıp yemeğini bıraktı gitti. Ablam hala uyanmadı. Böylece onu uyandırmamaya kesin kararlıydım. Çünkü aklıma bir sabah vakti onların evine gittiğim hatıram geldi.

HATIRA 

Bayanlar toplaşıp bu hastalık başlamadan önce bir zaman ablanın evinde erişte (makarna) yapacaktık. Sabah saat sekizden sonralarıydı ablanın kapısına ilk ben varmışım. Eşi abi kapı önlerindeydi. Hayırlı sabahlar dileyip ablayı sordum. Abi bana  “Bizim hanım uyuyor. Ben  sabahları o rahat uyusun diye hiç ses   yapmam, parmaklarımın ucuna basarak yürürüm ki rahatsız olmasın” dedi. Ben ablayla anlaştığımız için umursamadan “ama abla bizi sabah erkenden toplanalım diye tembihlemişti” diye konuşurken ablam gülerek içeriden çıktı geldi. Erişte yapacağımız garajın kapısını açtı. Bir sürü bayan güle eğlene ne güzel işler yapmıştık.

Hakkını helal et

İçimden abi ablamın uykusuna kıyamıyorsa bende kıymayayım dedim, ablamı uykusundan uyandırmaktan kesin vazgeçtim. Çantamdan kağıt kalem çıkardım ona bir not yazdım. “Ablacığım çok tatlı uyuyordun, seni uyandırmaya kıyamadım, Allah’tan sana ve bütün hastalara tez şifalar dilerim” yazıp başucuna koydum, yanından ayrıldım. Başucundaki notun cevabı bir kaç gün sonra geldi. Telefonda hastalarla fazla konuşulmuyor, bana “gelmişsin, hakkını helal et” dedi. Çok duygulandım,” ablacığım benden istediğin bir şey varsa haber ver lütfen” dedim, helalleştik. Allahualem, onun hep bir zaman sonra iyileşeceği ümidimi hiç bir zaman kaybetmedim. 

Mekanı cennet olsun ne güzel insandı.                       

Pembegül Abla  

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
rk
rk

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.